|
|
20 Mart 2008 Perşembe 13:55
|
Politika
|
'Ergenekon sözümün arkasındayım'
GÜNAY, KAPATMA DAVASININ ERGENEKON'U PERDELEMESİNE İŞARET ETMİŞTİ
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AK Parti hakkındaki kapatma istemiyle açılan davanın ardından yaptığı açıklamalarda, ''sadece Türkiye'nin iyiye gittiği bir ortamda, böyle bir müdahalenin, böyle bir hukuki girişimin Türkiye için bir talihsizlik olduğunu çeşitli boyutlarıyla anlatmaya çalıştığını'' belirterek, ''Yani söylediğim; Türkiye'nin daha üzerine gitmesi gereken gündemler varken yapay gündemlerin arkasına takılmayalım'' dedi.
Günay, Nevruz nedeniyle Türksoy heyetini kabulünün ardından gazetecilerin, AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgili sorularını yanıtladı.
Bakan Günay, bir gazetecinin, ''Davanın açılmasının ardından ilk siz konuştunuz ve Ergenekon çetesiyle ilgili ilişkilendirmeye işarette bulundunuz. Bu tartışmaları bitirmek adına bir şey söyleyecek misiniz?'' sorusu üzerine, ''Ben bu tartışmaları bitirdim. Bugün bir bayram eşiğindeyiz, bu bayramda kendi bakanlığımla ilgili bir görev yapıyorum'' dedi. Bakanlık binasında görev yaparken, siyasi konulara girmemeyi tercih ettiğini söyleyen Günay, ''Ben sadece Türkiye'nin iyiye gittiği bir ortamda, böyle bir müdahalenin, böyle bir hukuki girişimin Türkiye için bir talihsizlik olduğunu çeşitli boyutlarıyla anlatmaya çalıştım. Ancak bugün bayram. Bırakın bayram tadında kalsın'' diye konuştu.
''Talihsizlik sözünü biraz açar mısınız?'' sorusuna Günay, ''Açmam, burası yeri değil'' yanıtını verdi.
-''KIRIKSIZ BİR ÇİZGİ ÜZERİNDE İLERİYE...''-
Bir televizyon programında katıldığı canlı yayında, konuyu bütün boyutlarıyla yorumladığını ifade eden Günay, şöyle konuştu:
''Yani söylediğim; Türkiye'nin daha üzerine gitmesi gereken gündemler varken yapay gündemlerin arkasına takılmayalım. Dikkatimizi olması gereken alanlara yoğunlaştırmaya çalışalım. Bu, Türkiye için hukuk devletini inşa etmek, demokrasiyi sağlıklı kılmak. Elbette laiklik temelinde, çünkü laiklik düşünce özgürlüğünün olmazsa olmaz koşullarından birisidir. Bizim birinci sorunumuzdur. Bunu yapmak için de Türkiye'nin her alanda kırıksız bir çizgi üzerinde iyiye, ileriye gitmesi gerekiyor. Ekonominin iyileşmesi gerekiyor, ekonomi iyileşince demokrasi, demokrasi iyileşince ekonomi iyiye gidiyor.''
Türkiye'nin 2002 yılından bu yana her alanda ileriye gittiğini, bunun göstergelerinin de ortada olduğunu belirten Günay, kendilerinin de yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.
Turizmde büyük bir atılımın yaşandığını, kültür alanında her geçen gün yeni projelerin gündeme geldiğini belirten Günay, ''(Demokrasimize sahip çıkalım. Talihsiz tartışmalara mahkum olmayalım. Bu, Türkiye için bir zaman kaybıdır, gündem kaymasıdır) demek istedim. Hala da bunu söylüyorum. Ama bence bugün bayram her şey tadında kalsın. Türkiye bütün bu sıkıntıları geride bırakacaktır, meraklanmayın'' diye konuştu.
Bütün dertlerinin, Türkiye'nin dünden daha iyi yaşaması olduğunu söyleyen Günay, Balkanlardan Asya ortalarına kadar yayılan coğrafyada birçok insanın yüreğinde, derinlerde bir yerde bir bölge devlet olan Türkiye özleminin bulunduğunu söyledi.
Bakan Ertuğrul Günay ne demişti? Günay, Türkiye'nin çok ciddi bir ivme yakaladığını ancak Türkiye'nin ayakları üzerinde durmasından çok hoşlanmayan bir konjonktürün olabileceğine dikkat çekti. Türkiye'de başı açık ve başı kapalı olanların yan yana yürüdüğünü dile getiren Günay şunları dedi: "Türkiye'de inananla inanmayan iç içe yaşıyor. Türkiye'de böyle bir demokratikleşme, çoğulculaşma, süreci işliyordu. Fakat sürekli olarak bunu baltalamaya çalışan bir takım mekanizmalar var. Bu mekanizmalar seçimler öncesinde de oldu. Seçimlerden sonra da. Yakın tarihte Türkiye'de yapılmış darbelere övgülü cümlelerle örnek göstermeye çalışan ne yazık ki hukuk insanlarımız çıktı. Bütün bunlar belli çevrelerde bir telkin yaratıyor. Belli makamlarda bulunan insanları etkiliyor. Bir kişi bir kağıdı imzalıyor ama mesela ben bana gelen bir kağıdı benden önce kaç kişi imzalamış bakıyorum. Şimdi Yargıtay Başsavcısı'nın herhangi bir önemli görev adamının önüne de bir takım haberler kupürler dosyalar geliyor. Bu kararlar hepimizi etkiliyor. Benim kastettiğim buydu. Türkiye'nin ileriye gitmesinden rahatsız olan bazı çevreler ne yazık ki etkili bir takım yerlere kadar bu telkinlerini etkili hale getirebiliyorlar. İşçi, işveren, emekçi, siyasetteki aklı başında çevrelerin hepsi bunun Türkiye'ye yarar getirmediğini söylüyor. O zaman herkesin adım atarken, imza atarken öneri açıklarken bütün bunlara daha dikkatli bakması gerekiyor. Türkiye'nin istikrarı demokrasisine katkı mı yapıyoruz. Yoksa çıkmaz bir yolu bir kez daha tekrar mı etmeye çalışıyoruz. Ben çıkmaz bir yolun bir kere daha denenmiş olmasında üzüntü kaygı duyduğumu dile getirdim ve ne yazık ki etkilerin önemli yerlere kadar sızmış olmasından üzüntü duydum."
SABIKASI SAY SAY BİTMİYOR da onun ifadesi
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, göreve gelişinin birinci yıldönümünde NTV’nin sorularını yanıtladı. İŞTE SÖYLEDİĞİ ALTI ÇİZİLESİ SÖZLER:
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nı Org. Koşaner'e devreden Org. Başbuğ, 'Terör örgütünün durumundan Türkiye'nin nasıl istifade edebileceği üzerinde dikkatle durulmalıdır' dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt, 'Kuzey Irak’ta bombalandık. Bu kadar tedirgin olmadım. Tutuklanma ihtimalini bile düşünüyorum' dedi.
Sezer, yeni Anayasa değişikliği gibi girişimlerle yeni toplumsal gerilimler ve siyasal tartışmalar üretmek yerine, gerçek gündeme dönülmesini istedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Bağış, yaptığı açıklamada, 'CHP'nin Türkiye'de içinde bulunduğu çıkmazın her geçen gün daha da üzüntü verici boyutlara ulaştığını' savundu.
|