|
|
01 Nisan 2008 Salı 07:22
|
Politika
|
AKP'nin geleceği bu iki senaryoda
1 - Kapatma davasından kurtulmak için gerekirse referandumu göze alıp Anayasa değişikliği yapmaya çalışmak... 2 - Savcının 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma' iddiasını çürütmek için mahkemede kendini savunmak
RADİKAL GAZETESİ, DAVA SONRASI SENARYOLARINI MANŞETİNE TAŞIDI:
İlk cephe düştü
Anayasa Mahkemesi AKP hakkındaki kapatma davasını dün Cumhurbaşkanı Gül'ü de kapsama alarak kabul etti. Karar, AKP'nin 'İddianame dava açılmadan reddedilmeli' tezini boşa çıkarınca, parti dava sürecinde izleyeceği stratejileri tekrar masaya yatırdı.
Hâkim görüş
Bugün bir karara varması beklenen AKP yönetiminin üzerinde duracağı öncelikli seçenek, anayasal değişiklikler. Buna göre, Anayasa'nın 68 ve 69. maddelerinde yer alan 'laiklik karşıtı odak olma' fiilinin tanımı değiştirilerek parti kapatma zorlaştırılacak.
'Kaos' eleştirisi
AKP değişikliği yaparken, referandumu da göze alacak. Sadece 'şiddet, ırkçılık, şiddeti övme' koşuluyla parti kapatmayı mümkün kılan Venedik Kriterleri'nin benimsenmesi de gündemde. Bu girişime, muhalefet partileri 'Kaos olur' diye sert eleştiriler getiriyor.
Fire endişesi
AKP'nin önündeki bir yol da, zayıf bir ihtimal olarak görülmekle birlikte mahkemede savunma yapılması. 20 kadar milletvekilinin anayasa değişikliğine karşı çıktıkları biliniyor. Fire endişesi AKP'yi bu yola da sokabilir.
Anayasa Mahkemesi'nin hakkındaki kapatma istemli iddianameyi kabul etmesinin ardından AKP iki zor seçenekle karşı karşıya kaldı. Ya Anayasa'yı değiştirerek davanın düşmesi için formül oluşturmaya girişecek, ya da 'laiklik karşıtı odak' olduğuna dair delilleri çürütmek için savunma yapacak.
Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasını kabul etmesi, 'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 'vatana ihanet dışında bir suçla yargılanamayacağı' ve 'dosyada tekzipli haberlere yer verilmesi' gibi gerekçelerle iddianamenin reddedilebileceği hesapları yapan AKP'de kafaları karıştırdı. Mahkemenin bu kararının ardından AKP'nin önünde iki seçenek bulunuyor. Bunlardan birincisi Anayasa'nın 'odak olma'yı düzenleyen 68 ve 69'uncu maddelerinin ilgili fıkralarında değişiklik yapılarak parti kapatmanın zorlaştırılması ve bir geçici madde ekleyerek süren davaların da düşürülmesinin sağlanması. Bu seçenek, MHP'yle uzlaşma sağlanamaması halinde bir referandumun da göze alınmasını gerektiriyor. AKP'de ön plana çıkan formüllerse şöyle: Yapılacak değişiklikle siyasi partilerin kapatılması, Venedik Kriterleri kapsamında sadece şiddet, ırkçılık, şiddeti övme ve buna bulaşma durumunda mümkün olacak. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı dava açmadan önce ilgili partiyi uyaracak; uyarının gerekleri yerine getirilmediği takdirde parti hakkında dava açılabilecek. Siyasi partilerin üyeleri suç işlemeleri ve bunun mahkeme tarafından tespit edilmesi halinde o kişiler eylemlerinden dolayı sorumlu olacaklar; siyasi partiler sorumlu olmayacak.
AKP'nin karşısında bulunan diğer seçenekse AKP'nin bu girişimlerden vazgeçerek, laiklik, cumhuriyet ve demokrasi vurgusu üzerinden iddianameye karşı hukuki ve gerekirse siyasi bir savunma hazırlamak.
AKP kapatma davası açılınca tutum belirlemek amacıyla bir komisyon oluşturmuştu. Bu toplantılarda savunma seçeneği de ele alındı. Ancak, davanın açılmasından bu yana yürütülen çalışmalar ve kulislere sızan bilgiler, cumhurbaşkanlığı seçimindeki 367 kararını ve Anayasa Mahkemesi'nin başka kararlarını gözeten AKP'nin, Anayasa değişikliği yaparak yanıt vereceğini gösteriyor.
Çiçek'ten 'savunma' mesajı
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek ise dünkü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra şöyle dedi: "Hep beraber bu süreci göreceğiz. Biz kendi işimize bakıyoruz. Bu iş mahkemenin işidir. Parti olarak da, kendimiz için ne söylenmesi gerekiyorsa, uluslararası hukuk açısından, kendi hukukumuz açısından, ortaya konulan iddialar açısından, mahkemeye bildireceğiz." AKP, izleyeceği yolu, bugün basına kapalı olarak yapılabileceği belirtilen TBMM Grubu'nun ardından Başbakan Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanacak MYK'da belirleyecek. AKP'de aralarında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da bulunduğu 20'ye yakın vekilin anayasa değişikliğini doğru bulmadıkları biliniyor. Anayasa değişikliği oylamalarında referandum sınırı olan 330'un altında kalma tehlikesini de gözeten AKP sadece parti kapatmayı zorlaştırmak yerine daha geniş bir demokratikleşme paketi de hazırlayabilir.
Dışişleri Bakanlığı kaynakları, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn'in açıklamalarının gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, memleketi Antalya'da sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uzun sürenin ardından denize girdi.
Pamukoğlu, bir süredir hazırlığını yaptığı 'Hak ve Eşitlik Partisi'ni kurdu.
Kabineye yeni başmüzakereci ve kadın bakan geliyor
HÜRRİYET GAZETESİ BU HABERİ MANŞET YAPTI
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, memleketi Antalya'da sabah erken saatlerde denizde yüzdü.
|