|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba 00:47
|
Politika
|
Tayyip Erdoğan'ın dedikleri: Baykal sürrealist, gerçeküstü zihin dünyasında; dünya sizin halinizi ayıplıyor, uyanın artık
Çocuklar gibi sızlanma işine bak, biraz ciddi ol
Erdoğan Baykal’a verdi veriştirdi: Baykal fantastik, gerçeküstü zihin dünyasında. Kafanızı daha ne kadar kuma sokulu tutacaksınız. Dünya sizin halinizi ayıplıyor, uyanın artık. Bizim seni utandırma gibi bir gayretimiz yok, ama bakıyorum sende de hiç sıkılma yok!
Başbakan Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal’a en zor dönemlerde bile Atatürk’ün Meclis’i kapatmadığını hatırlatarak “Dünya, Türkiye’yi değil, sizin halinizi ayıplıyor, uyanın artık. Bize gerçekçi bir muhalefet lazım” diye konuştu. Erdoğan, AKP grubunda şunları söyledi:
ATATÜRK’Ü İYİ OKUYUN: 88 yıl önce, Atatürk ve dava arkadaşlarının tereddütsüz benimsediği milli egemenlik ilkesinin içi, çıkar mücadeleleri adına boşaltılıyor. Heyecana kapılıp, ‘Biz laikliği millet oyuyla mı getirdik’ diyenler çıkabiliyor. Onlara Atatürk’ü, inkılap tarihimizi yeniden okumalarını tavsiye ediyorum. Atatürk, en zor zamanlarında bile TBMM’yi devre dışı bırakmadı.
KAYNAKLARI KİRLETMEYİN: Bazı muhalefet partilerinin gerçekçilik zemininden uzaklaşmasını, halkla buluşabilecekleri mecraları yakalayamamalarına bağlıyorum. Muhalefet ne yazık ki her konuda bir ret cephesi haline gelmiştir. Su içme ihtimali olan her kuyuya, zehir atma gayretidir bu. Yalnız, milletin su kaynaklarını kirletmeye çalışanların, kendilerine sormaları gereken basit bir soru var; o su kaynakları yarın, onlara da lazım olmayacak mı?
BAYKAL SÜRREALİST: Kanaatimce muhalefet, milletle barıştıktan sonra gerçekler dünyasıyla da artık barışmalıdır. Vehimler dünyasından çıkma zamanı gelmiştir. Umutsuzluğun ittiği bu fantastik dünya, muhalefet partilerinin kendilerine değil, memlekete zarar vermektedir. Ben hoşgörülerine sığınarak bu durumu, resim sanatındaki sürrealist akımlara benzetiyorum. Özellikle ana muhalefet partisinin, neredeyse tamamen sürrealist, yani gerçeküstücü bir siyaset çizgisine kaydığını görüyoruz.
HEP SENİ Mİ YALANLAYACAĞIZ: Baykal bizim kapatma davasını ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’e şikayet ettiğimizi iddia ediyor. Baykal, kendisine bile yakışmayan bu iftirayı ilk ortaya attığında ABD sefareti kendi bakımlarından, Başbakanlık da yazılı bir açıklamayla bizim açımızdan bu iddiayı resmen yalanladı. ABD Büyükelçisi, bizzat bunun doğru olmadığını söyledi. Peki, Baykal tezviratı (yalan dolan) bıraktı mı? Hayır... Şimdi, ‘Bizzat Başbakan yalanlasın’ diyor. Peki ben yalanlıyorum, inanacak mısın? Başka işimiz yok, dönüp dönüp seni mi yalanlayacağız Sayın Baykal. İddia sahibi sensin, çık ispatla. Biraz hukukçuluğun da var galiba. Sana düşer bu iş. Yapamaz ki...
DÜNYA SİZİ AYIPLIYOR: Bazı arkadaşlarımızın Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi’ne Türkiye’yi şikayet ettiğini iddia ettiler. Meclis Başkanı bu iddiayı yalanlıyor, bildiriye imza koyanlar yalanlıyor, ilgili arkadaşlarımız yalanlıyor. Ana muhalefet aynı iddia üzerinden konuşmaya devam ediyor. Neresinden bakarsanız bakın, akla ziyan bir tartışma. Yani size göre, birileri özellikle gidip söylemese, sizin tabirinizle şikayet etmese, dünyada hiç kimsenin Türkiye’de olup bitenden, AK Parti’ye açılan kapatma davasından haberi olmayacak? Şimdi dünyadan gelen seslerin, içinde bulunduğumuz üzücü durumun sorumlusu biz miyiz, siz misiniz? Bunu da mı göremeyecek kadar var, görmeyen gözleriniz. Kulaklarınız da var ama duymayan kulaklarınız. Ağzınız var ama hakikati söylemeyen diliniz. Bu kadar mı gerçekler dünyasına yabancılaştınız? Kafanızı daha ne kadar kuma gömülü tutacaksınız? Dünya, Türkiye’yi değil, sizin halinizi ayıplıyor, uyanın artık.
GERÇEKÇİ MUHALEFET İSTİYORUZ: Türkiye’nin acilen milletle, gerçeklerle, dünyayla barışık bir muhalefete ihtiyacı var. Bunun ilanını buradan yapıyorum. Bize gerçekçi bir muhalefet lazım.
LAİKLİK MİLLETE MAL OLDU
1937’de laiklik ilkesi, TBMM’de görüşülüp oylanarak Anayasa’ya girmiştir. Bugün hala Atatürk’ün arkasına saklanarak milleti, milletin iradesini, laikliğe tehdit olarak görenleri anlamak mümkün değildir. Atatürk’e de, Cumhuriyet’e de, laikliğe de yapılacak en büyük haksızlık, bu anti-demokratik yaklaşım tarzıdır. Rahat olun, size rağmen laikliğin güvencesi millettir.
İŞİNE BAK, CİDDİ OL BİRAZ
BİZİM seni utandırmak gibi özel bir gayretimiz yok. Ama bakıyorum, sende de hiç sıkılma yok. Burada oyun oynamıyoruz, Sayın Baykal... Müsamere de yapmıyoruz. Ne istediğini bilmeyen çocuklar gibi, sızlanmayı bırak artık. İşine bak, ciddi ol biraz, ciddi... Tezviratı da bırak. Ülkeye bir faydan olsun.
‘Ayak takımı’ kavgası
ERDOĞAN, sendikaların 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama isteğine grupta ilginç bir karşılık verdi: “Bu ülkede hukukun üstünlüğü varsa, herkesin uyması gerekmektedir. Ben iktidar partisi olarak buna uyuyorsam, sivil toplum örgütü olarak siz de buna uyacaksınız. Ayakların başları yönettiği bir yerde kıyamet kopar.”
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de Başbakan’ın açıklamalarını “Ayak takımının cevabını 1 Mayıs’ta alacaksınız” sözleriyle değerlendirdi. Çelebi, “Anlayışınızı bu kadar açık ve net ifade edişinizi bizler ayak takımı olarak gördük. Merdi Kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler. Sayın Başbakan, ayak takımı kararlı. Yüz binlerin cevabını 1 Mayıs’ta göreceksiniz” dedi.
BAŞBAKAN anayasa değişikliği çalışmaları konusunda 50’şerli gruplar halinde vekilleri AKP Genel Merkezi’nde toplamaya başladı. Bugün Anayasa Mahkemesi’ne sunulacak savunma ile ilgili brifing alacak.
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, ''Seçim startını Hakkari'den veriyoruz'' dedi.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, ayağı uğurlu gelmediği için Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in bir daha Ardahan'a gelmemesini ve istifa etmesini istedi.
Otağtepe'deki evlerinde birçok kez Başbakan ağırlayan Canan Barlas, bunun da bir raconu olduğunu söylüyor. İşin en önemli noktası, başbakandan özel talepte bulunacak ya da onu kızdıracak insanları ort
EMİNE AYNA: Kürtler Müslümanlığı Erdoğan’dan öğrenmedi
DSP lideri Sezer: 'İnançlara saygılı laiklik' derken bize 'irticacı' diyenler şimdi çarşaftan medet umar hale geldi
Erdoğan video paylaşım sitesi Youtube’dan söz açılınca, "Ben giriyorum, siz de girin" dedi.
|