Nethaber Haber Key Odemeleri

Key Odemeleri, Keyodemeleri

türk net en son haber 21 Ağustos 2008Güncelleme: 21.08.2008 23:52 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Rus Turistler
Hırsızlık Haberleri
Terör
İnternet Cafeler
İnternet Suçları
İnternet
Kate Moss
Intel
Bilgisayar Üreticileri
Kayseri Haberleri
Add to Google

25 Nisan 2008 Cuma 11:09 Politika

BU YAZININ BAŞLIĞI, 'ERDOĞAN'A ÖVGÜ'... Ne Adnan Menderes... Ne Mesut Yılmaz... Ne Turgut Özal... Ne Tansu Çiller... Ne Necmettin Erbakan...

"Medya" denilen belalı alanda... Tayyip Erdoğan kadar başarılı olamadı... NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ'sünü AHMET HAKAN, Hürriyet gazetesindeki köşesinde şöyle yazıyor:

Erdoğan’a övgü

Ahmet HAKAN

ADNAN Menderes’in tarzı şöyleydi:

"Tahsisat-ı mesture"den bazı gazetelere "yemleme" yaparak yandaş matbuat yaratmaya çalışırdı...

"Muhterem yazarım... Al şu parayı da davamızı millete anlat... Gazan mübarek olsun" der ve zarfı yazarın cebine usulca ve çaktırmadan yerleştirirdi...

Dünyamız henüz küreselleşmemişti...

"Matbuat" henüz "medya" olmamıştı...

Dolayısıyla...

"Basın İlan Kurumu"nun ilanlarını dağıtırken biraz kayırmacı davranmak...

Ya da...

"Kağıt tahsisi" yaparken yandaşa selam çakmak...

Yeter de artardı bile...

* * *

Turgut Özal’ın tarzı şöyleydi:

Kendisine yakın zengin ve "asil" bir işadamına...

"Sağlam" olup olmadığına bakmaksızın...

Gazete satın aldırtırdı...

Üç buçuk parti düzenini, üç buçuk gazete düzenine çevirmek için çok çaba sarf etmiştir "rahmetli"...

Ancak...

Şöyle bir talihsizlik oldu:

Zücaciye dükkanına giren fil, her yeri dağıtmak yerine...

Kendini dağıttı...

Böylece...

"Rahmetli", evladına ait televizyon kanalıyla yetinmek zorunda kalıverdi...

* * *

Mesut Yılmaz’ın tarzı şöyleydi:

Medya denilen oyuncak ile oynamaya can atar...

Ancak...

Yüzüne gözüne bulaştırırdı...

Bu konuda sadece "İhale, fesat, Korkmaz, vücut kimyası, Türkbank" gibi sözcükleri anımsamak yeterlidir sanırım...

Düşünün:

İşin içinde olup olmadığı ya da ne kadar olduğu bile tam belli değilken...

Onca başbakanlar arasında bir tek o, "Yandaş medya yaratma çabası"ndan Yüce Divan’da yargılanmıştır...

Yani o denli acemilik yapmıştır ki...

Medya ile oynarken dört başı mamur bir tarza sahip olmadığı anlaşılmıştır...

* * *

Necmettin Erbakan’ın tarzı şöyleydi:

Kulakları çınlasın hocamız, her alanda olduğu gibi medya alanında da acayip hayalciydi...

Milli Gazete’nin büyüyüp bir dev olacağını düşünür ve bu gazete aracılığıyla "yeni bir dünya" kurulacağına inanırdı...

Bu yüzden...

Düzen bozulsa da, ortalık karışsa da...

O hiç aldırmaz...

En önemli teşkilat toplantılarında, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş parti temsilcilerine öncelikle şu soruyu sorardı:

"Sizin ilde geçen ay kaç Milli Gazete satıldı?"

Bilmiyorum, eskiden "Milli Görüşçü" olup da şimdi AKP’de politika yapanlardan kaçı Hoca’nın bu tarihi sorusuna muhatap olmak nedeniyle uyuz olmuştur...

Neyse...

Artık Fatih yeğenimiz bayrağı devraldığına göre, o soracaktır koca koca adamlara "Kaç Milli Gazete sattın?" diye...

* * *

Tansu Çiller’in tarzı şöyleydi...

Daha doğrusu...

Özer Bey’in tarzı şöyleydi:

Evde sabah kahvaltı masasında gazeteleri şöyle bir tarardı...

Bakardı o gün kim Çiller’e düşmanlık yapmış...

Hop, hemen eldeki dandik televizyon kanalının "altyazı" sistemini harekete geçirip, aleyhte yazanlara yanıt verirdi...

Televizyonculuk oynayan, bir türlü büyümemiş, afacan, yaramaz ve fırlama oğlan çocuğu psikolojisi...

Hemen söyleyelim:

Özer Bey’in altyazı ile yanıt verme yöntemi, o dönemlerde epey işe yaramış, medyanın anlı şanlı birçok kalemini acayip sinir etmiştir...

* * *

Ne Adnan Menderes... Ne Mesut Yılmaz... Ne Turgut Özal... Ne Tansu Çiller... Ne Necmettin Erbakan...

"Medya" denilen belalı alanda...

Tayyip Erdoğan kadar başarılı olamadı...

Hiçbiri olayı, "Tereyağından kıl çekme kıvamı"na getiremedi...

Katar’a yapılmış onca seyahatin ardından Katar’dan sermaye bulunması...

Damadın başta bulunduğu şirketin ihalede tek kalması...

Kamu bankalarından kredi ayarlanması...

Ve bütün bunların gayet normal bir işlem gibi algılanması...

Hiçbirine ama hiçbirine nasip olmadı...

Uzun lafın kısası:

Şu Tayyip Erdoğan, gerçekten çok ballı adam...

İlgili Başlıklar:
Medya (240 haber)
Ahmet Hakan (32 haber)
Recep Tayyip Erdoğan (345 haber)






Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün başkanlığında İstanbul'da yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi.

CHP, fındık taban fiyatının bir an önce açıklanmasını ve fiyatın da 5,7 YTL’nin altında olmamasını istedi.

CHP Genel Başkanı Baykal'ın başkanlığında çalışmalarını tamamlayan CHP MYK'da 4 komisyon kuruldu ve yerel seçimlerle ilgili olarak görev dağılımı yapıldı.

Cumhurbaşkanı Gül'ün, Erbakan'ın kayıp trilyon davasından aldığı ev hapsi cezasını affetmesini 'çifte standart' diye yorumlamak Cumhurbaşkanlığını yıpratma amacı taşıyormuş.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün başkanlığında İstanbul'da toplandı.

DTP, Türkiye'nin madalya beklediği sporcuların başarısızlık sebeplerinin araştırılması ve gerekli politikaların oluşturulması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY