|
|
26 Nisan 2008 Cumartesi 14:25
|
Politika
|
Baykal der ki: CAMİLER, EZANLAR ÖZGÜR OLACAK AMA TÜRKİYE LAİK BİR CUMHURİYET OLMAYA DEVAM EDECEK
CHP 32. OLAĞAN KURULTAYI...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de yeni bir siyaset projesi ortaya koymaya ve Türkiye'nin yeniden hem laikliğin, hem Cumhuriyet'in, hem demokrasinin yaşandığı bir ülke olduğunu dünyaya göstermeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Türkiye'nin bu projesinin aksamaması gerektiğini ifade eden Baykal, "Türkiye İslamiyet'in en güzel yaşandığı ülke olmaya devam edecek. Camiler özgür olacak, ezanlar özgür olacak. Hepimiz inancımızla iftihar edeceğiz ama devletimiz laik bir Cumhuriyet olmaya devam edecek" dedi.
CHP 32. Olağan Kurultayı, Atatürk Spor Salonu'nda başladı. Kurultayın açış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Baykal, dışarıdan bakan insanların bu Genel Kurul'u, yasaların gerektirdiği bir bürokratik formaliteyi yerine getirmek için biraraya gelmiş bir insanlar topluluğu diye değerlendirilebileceklerini belirtti. Baykal, "Herkesin şunu çok daha iyi anlamasını sağlamak istiyorum. Siz kimsiniz? Burada ne arıyorsunuz? Bunların çok doğru anlaşılmasına ihtiyaç var. Hiç şüphe yok ki siz, Türkiye'ye sahip çıkmak için buradasınız. Buraya bir formaliteyi yerine getirmek için değil Türkiye'nin sahipsiz olmadığını herkese göstermek için geldiniz. Siz Türkiye'ye bir başka sahip çıkıyorsunuz çünkü siz Türkiye'nin nasıl kurulduğunu herkesten daha iyi biliyorsunuz. Bugün burada biraraya gelenler Türkiye Cumhuriyeti diye ortada olan ne varsa onun ortaya çıkması için varını, yoğunu, hayatını, tüm varlığını ortaya koymuş olan insanlardır. Siz kendi eserinize sahip çıkmak için buradasınız. Onun için sizin burada alacağınız kararların, CHP'ye vereceğiniz istikametin özel bir anlamı ve önemi vardır" diye konuştu.
Türkiye'nin bir yol ayrımında olduğunu söyleyen Baykal, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi bakımdan bir yol ayrımına geldiğinin çok açık ve net olduğunu bildirdi. Önümüzdeki dönemin nasıl gelişeceğinin, CHP'nin atacağı adımlara, alacağı kararlara her zamankinden daha çok bağlı hale geldiğini savunan Baykal, geleceğe yönelik ne yapılması gerektiğini el birliğiyle kararlaştırmaları gerektiğini vurguladı. Türk siyasetinin bir krizin içine girdiğini öne süren Baykal, krizin somut göstergelerinin ortada olduğunu söyledi. İktidardaki partinin Anayasa Mahkemesi'nin yüksek bir yargı organı olarak alacağı bekler noktada olduğunu dile getiren Baykal, bunun bir kriz hali olduğunu söyledi. Dışardan ve içerden Türkiye'ye bakanların Türkiye'nin yarın nasıl olacağı konusundaki belirsizliği özellikle vurguladıklarını anlatan Baykal, şöyle konuştu:
"Türkiye yarın nasıl bir ülke olacak. Laik bir Cumhuriyet olarak devam mı edecek yoksa ılımlı bir İslam devletine mi dönüşecek. Yabancı çevreler, 'Türkiye hem laik hem demokratik olamayacak, anlaşıldı' demeye başlamışlardır. Bize laiklikle demokrasi arasında bir tercih yapma çağrısında bulunmaya başlamışlardır. Bu bizim 80 yıllık geçmişimizde ulaşmayı amaçladığımız nokta değildir. Bunu doğal karşılamak mümkün değildir. Türkiye böyle gidemez. Böyle giderse, siyasi sisteminin temellerinden bazılarını feda etmek zorunda kalırsa bu geleceğin Türkiye'sinin çok karanlık olması anlamına gelir."
Türkiye'nin bu noktaya göz göre göre geldiğini kaydeden Baykal, Türkiye'de siyasetin bu yol ayrımı noktasından çekilip çıkartılması, hedefi belli, yolu belli, açık, net bir siyaset zeminine getirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin yeni bir siyaset zeminine doğru sürüklenmek istendiğini öne süren Baykal, bu siyaset zemininin Türkiye için gelecekte pek çok sorunu beraberinde getireceğini söyledi. Baykal, "O nedenle siyaset zeminimizi kaptırmak istemiyoruz. Atatürk Cumhuriyeti'nin, laik Cumhuriyet'in temellerinin bozulmasına seyirci kalmak istemiyoruz" dedi.
Buraya nasıl gelindiğini, hangi hazırlıklar yapıldığını, Tevhid-i Tedrisat Kanunu fiilen boşaltılarak eğitim birliği anlayışının dışında bir eğitimin devlet olanaklarıyla nasıl yıllarca insanlara aktarıldığını iyi bildiklerini anlatan Baykal, bir siyaset projesi ortaya koymaya ve bu tabloyu değiştirip Türkiye'nin yeniden hem laikliğin, hem Cumhuriyet'in, hem demokrasinin yaşandığı, hem de halkın dürüst, Türkiye'nin en iyi, en örnek insanları olarak inançlarını, dinini, mezheplerini özgürce yaşayabildiği bir ülke olduğunu dünyaya göstermelerine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Baykal, şunları söyledi:
"Türkiye'nin bu projesi aksamamalıdır. Bu projede ayaklardan birisi çökmemelidir. Türkiye'de insanların ezici çoğunluğu inançlarını İslami bir anlayış içinde tabi ki yaşayacaklar. İnançlarını özgürce ortaya koyacaklar. İslamiyet'in en güzel yaşandığı ülke olmaya Türkiye devam edecek. Camiler özgür olacak, ezanlar özgür olacak. Herkes çoluğuna çocuğuna dinini, imanını öğretecek. Herkes inancını ramazanında, kurbanında özgürce yaşayacak. Hepimiz inancımızla iftihar edeceğiz ama devletimiz laik bir Cumhuriyet olmaya devam edecek. Bu konuyu mutlaka çözmemiz lazım. Türkiye bu konuyu laiklikten vazgeçerek çözemez. 'Çoğunluk, milli irade, Parlamento'daki oy çokluğu, o oy çokluğuna yön veren siyasi kadrolar Türkiye'nin 80 yıllık tarihiyle bırakın hesaplaşıversinler, yüzde 47 oyla biz istediğimizi yaparız deyiversinler, meydanı bunlara bırakıverin, bu demokrasinin icabıdır' diyenlere hayır diyoruz hayır."
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|