|
|
06 Mayıs 2008 Salı 08:40
|
Politika
|
Hükümet, FAİZ DIŞI FAZLA HEDEFİNİ düşürdü... Peki ama neden?
MUHALEFET DİYOR Kİ: Yerel seçimler için para harcayacaklar; bu yüzden...
Muhalefet partileri faiz dışı fazla oranının düşürüldüğü programı 'seçim yatırımı' olarak nitelendiriyor. CHP'li Hamzaçebi'ye göre hükümet enflasyonla mücadeleden vazgeçti. MHP'li Günal da 'Hükümet krizi ciddiye almıyor' dedi.
Radikal gazetesinden AHMET KIVANÇ'ın haberi:
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan Orta Vadeli Mali Çerçeve (OVMÇ), iktisat kökenli muhalefet milletvekillerince 'seçim yatırımı' olarak nitelendirildi.
Hükümet hafta sonu açıklanan OVMÇ ile, 2008 yılı için daha önce yüzde 4.2 olarak öngörülen faiz dışı fazla (FDF) hedefini yüzde 3.5'e çekti. Hükümet buna bağlı olarak sosyal sigorta primlerinde yapılacak 5 puanlık indirimle gelirleri azaltırken, İşsizlik Sigortası Fonun'ndan GAP'a 1.4 milyar YTL, genç ve kadın istihdamına 1 milyar YTL ve işgücü eğitimine de 300 milyon YTL kaynak aktararak harcamaları artırma kararını uygulamaya koydu. Sigorta primindeki 5 puanlık indirimin bu yılki maliyeti 1 milyar YTL, Özelleştirme Fonu'ndan bu yıl GAP'a aktarılacak tutar ise 1 milyar YTL. Bu düzenlemelerin 2008 yılı için gider artırıcı ve gelir azaltıcı toplam etkisi 4.7 milyar YTL'ye ulaşıyor. Mahalli idarelere yapılacak kaynak aktarımları buna dahil değil.
Dünya piyasalarında yaşanan krizin Türkiye'yi de etkisi altına alarak enflasyon ve faizde artışa yol açtığı dönemde uygulanan politikaları değerlendiren muhalefet partilerine mensup iktisat kökenli milletvekilleri, söz konusu harcamaların seçim yatırımı olduğu görüşünde birleşti.
CHP'li Akif Hamzaçebi, hükümetin bu açıklamayla Orta Vadeli Mali Planı (OVMP) rafa kaldırdığını kabullendiğini vurgulayarak, "Ortada plan kalmadı" dedi.
'Hedefler tutmuyor'
Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya (GSYH) oranının eski milli gelire göre de yeni milli gelire göre de düştüğünü ifade eden Hamzaçebi, gelirlerin GSYH'ye oranının 2002 yılına göre 1.4 puan düştüğünü, bunun da 10 milyar YTL anlamına geldiğini kaydetti. Hükümetin gelirde performans artırıcı önlemler almak yerine bunu bir kenara bırakıp tasarrufları azaltarak harcamaları artırma yolunu seçtiğine dikkat çeken Hamzaçebi, şöyle konuştu:
"Hükümet enflasyonla mücadeleyi bir kenara bırakmıştır. Zaten enflasyon hedeflemesine geçtiğimizden bu yana, hedefler tutmuyor. Bundan sonra da tutma şansı kalmamıştır. Hükümet yeniden yüzde 10'un üzerinde enflasyonu göze alarak harcamaları artırma politikasına yönelmiştir."
'Tasarruf sorunu var'
"Harcamanın kalitesini iyileştireceklerini söylüyorlar. Harcamanın kalitesi tabii ki önemli. Ama faiz dışı fazlanın kalitesi de önemli" diyen Hamzaçebi, şöyle konuştu: "Faiz dışı fazlanın kalitesinin iyi olması, bu fazlanın önemli ölçüde gelir önlemlerinden kaynaklanmış olmasına bağlı. Türkiye'nin vergi yükü son milli gelir hesaplarıyla yüzde 17.8'e düştü. Eski hesaplarla iyi vergi topladığımızı zannediyorduk, çünkü yüzde 24'lerde görünüyordu. Hükümetin kişi başına gelir performansı iyi değil. Vergi gelirlerinde AB ülkelerinin 10 puan altındayız. İşin gelir tarafına dokunmayıp tasarrufu azaltıyoruz. Ekonomimizde zaten tasarruf sorunu var. 1987-2000 döneminin tasarruf oranı, 2000-2007 döneminden çok daha yüksekti." Harcamanın kalitesinin iyi olacağı kanaatinde de olmadığını ifade eden Akif Hamzaçebi, kaynakların seçim için gelişi güzel harcanacağını savundu. Gelecek sene yapılacak yerel seçimler ve kapatma davasının AKP üzerinde yarattığı olumsuz etki dolayısıyla hükümetin psikolojisinin iyi olmadığını belirten Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümet önümüzdeki yerel seçimde iyi sonuç alamayacağını düşünüyor. O nedenle bir seçim ekonomisi uygulama eğilimine girdi. Dünyadakive Türkiye'deki konjonktür çok önemli değil onlar için. Alınan bu kararların faturası enflasyon ve istikrarsızlık olarak çıkacaktır, faizler. yükselecektir. Piyasalar yanlış yapmaz, bunu görüp önlemini mutlaka alacaktır."
'İkinci seçim etkisi olur'
DSP'li Harun Öztürk ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hükümet borçların azaldığını iddia etse de halen bütçenin dörtte biri faiz ödemelerine gidiyor. Hazine her yıl 100 milyar YTL tutarında borç anapara ve faiz ödemesini çevirmeye çalışıyor. Türkiye küresel krize böyle bir açıkla yakalandı. Makul bir yönetimden beklenen, bizim iç dengelerimizin de çok hassas olduğu bir dönemde gelen küresel kriz üzerinde yoğunlaşmasıydı. Hükümet bunun üzerinde yoğunlaşmadığı gibi bir yandan Türkiye'yi gerecek siyasi tartışmalara girdi, şimdi de ekonomiyi canlandırmak için seçim öncesinde harcamaları artırmaya yöneldi. Harcamaların sağlam finansman kaynakları da görünmüyor. Geçen yılki seçimin etkilerinden kurtulamamışken, ikinci seçimin etkilerini yaşamak durumunda kalacağız."
'Fon işçinin parası'
MHP'li Mehmet Günal'ın konuyla ilgili değerlendirmeleri ise şöyle: "Ekonomide hiç bir hedefimiz tutmadı. Enflasyon yüzde 4 dedik, Merkez Bankası yüzde 9.3 diyor; büyüme tutmadı, bütçe tutmadı. Şimdi tutmayan hedeflere uygun yeni bir çerçeve çiziyorlar. Dedikleri şu, 'seçim arefesinde harcama yapacağız.' Beldes, Köydes ile mahalli idarelere aktarılan kaynakları artıracaklar, İşsizlik Fonunu harcayacaklar. Sanki İşsizlik Fonu kamu fonuymuş gibi. Kamu fonu değil ki o, işçinin emaneten verdiği bir para. Hükümet hiç bir şeyi ciddiye almıyor, dünyada yaşanan krizi de ciddiye almıyor. IMF ile ne yapacakları hala belli değil."
'Daha düşük büyüyor'
Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu ise hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Mali Çerçeve'nin (OVMÇ) seçim yatırımının yanı sıra ekonomideki durgunluğu aşma arayışından da kaynaklandığını söyledi. Hükümet her ne kadar ekonomide durgunluk yok dese de çeyrekler itibarıyla Türk ekonomisinin 2004 yılından bu yana giderek daha düşük oranda büyüdüğüne dikkat çeken Erol Katırcıoğlu, özetle şu görüşleri dile getirdi:
'Arayıştalar'
"Muhtemelen ekonomi önümüzdeki dönemde daha da küçülecek. Hükümetin talebi artıran politikalarla üretimin tekrar artırılmasını sağlama arayışında olduğu görülüyor. Enflasyon alanında yaşanan artış büyük ölçüde dünyadaki petrol ve gıda fiyatlarından kaynaklandığı için bunu topluma daha kolay açıklayabileceklerini düşünüyorlar."
Seçim ekonomisi
Katırcıoğlu, AKP hakkında Anayasa Mahkemesi'ne açılan kapatma davasının da enflasyon rakamlarını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Muhalefet milletvekilleri gibi bu programın seçim ekonomisi uygulaması olabileceğini belirten Erol Katırcıoğlu, "Sıkı politikaların gerektiği bir dönemde tersi yöne yönelinmiş olması, bir tür seçim ekonomisi ortaya çıkıyor izlenimi uyandırıyor" diye konuştu.
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|