türk net en son haber 12 Ekim 2008Güncelleme: 12.10.2008 16:37 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Murat Karayalçın
Melih Gökçek
Televizyon Dünyası
Vergi
Fernando Alonso
Formula 1
Temizlik Malzemeleri Endüstrisi
Gürcistan
ABD Kökenli Mortgage Krizi
Uluslararası Kriz
Add to Google

06 Mayıs 2008 Salı 15:44 Politika

AKP’nin ön savunmasının tam metni

AKP’nin hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne sunulan ön savunma metnine NTV ulaştı.

Yaklaşık 98 sayfalık metinde “Açıkladığımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiç bir zaman olmadı bundan sonrada olmayacaktır” deniyor. Ön savunma metninde üniter devlet, laik devlet, demokratik devlet vurgusu yapılıyor ve bunların AK Parti’nin temel siyasi misyonu olduğu belirtiliyor.

TAM METİN İÇİN TIKLAYIN


"BAŞÖRTÜSÜ DÜZENLEMESİ 411 MİLLETVEKİLİNİN OYUYLA KABUL EDİLMİŞTİR"

- "PARLAMENTODA DAHA ÖNCE BU KONUDA İKİ KEZ DÜZENLEME YAPILMIŞ ANCAK DÖNEMİN İKTİDAR PARTİSİ HAKKINDA BİR KAPATMA DAVASI AÇILMAMIŞTIR"

- BAYKAL, DEMİREL, YILMAZ, ÇİLLER VE BAHÇELİ'NİN BAŞÖRTÜSÜ SERBESTİSİNE YÖNELİK AÇIKLAMALARI SAVUNMADA YER ALDI

- AK PARTİ'DEN BAŞSAVCI'YA 'MUHALEFET DİLİYLE KONUŞUYOR' SUÇLAMASI

- "SİYASİ MUHALEFET GÖREVİNİN AÇIK YA DA ÖRTÜLÜ ŞEKİLDE YARGI TARAFINDAN ÜSTLENİLDİĞİ ÜLKELERDE DEMOKRASİ BÜYÜK BİR TEHDİT ALTINDADIR"

AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu ön savunma metninde üniversitelerde başörtüsü serbestliğinin bireysel özerkliğin ve özgürlüğün gereği olduğuna işaret edilerek, "Yükseköğretim kurumlarında başörtüsü serbestliğinin laiklikle ilişkilendirilmesi, kavramsal ve ampirik olarak doğru değildir. Parlamentodaki oylamada söz konusu Anayasa değişikliklerinin 411 oyla kabul edilmesi, AK Parti'ye mensup milletvekilleri dışındaki diğer partilere mensup milletvekillerinin de bu değişikliğe olumlu
oy verdiklerini göstermektedir. Bir Anayasa değişikliği teklifine bizzat Anayasanın kendisi tarafından bu konuda münhasıran yetkilendirilen milletvekillerinin imza atmalarının Anayasaya aykırı olarak nitelendirilmesi asla düşünülemez" denildi.
Savunmada, parlamentoda 1988 ve 1990 yıllarında bu konuda iki kez düzenleme yapıldığı ancak bu düzenlemelerden dolayı dönemin iktidar partisi hakkında bir kapatma davası açılmadığı da vurgulandı.

'EN İRONİK DAVA'

AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu 108 sayfalık ön savunma metninde davanın hukuki değil siyasi bir dava olduğuna vurgu yapıldı. Savunmada, "Bu dava tüm zamanların en ironik davasıdır. Kuruluşundan itibaren gece gündüz çayışarak Türkiye'yi Avrupa Birliği'nin tam üyesi yapmak için uğraşan, ülkeyi demokratik ve laik bir Avrupa'nın parçası haline getirmek için adımları atan ve atmakta olan bir siyasi harekete 'laiklik aleyhine fiillerin odağı' olmakla suçlamak akla, mantığa ve gerçeğe aykırıdır"
denildi. İddianamede ısrar 'AKP' denilmesinin siyasi bir tavrın göstergesi olduğuna dikkat çekilen savunmada, iddianamenin önyargıların egemen olduğu bir siyasi bildiri niteliği taşıdığı kaydedildi. AK Parti hakkında açılan davada sunulan deliller arasında laikliğe aykırı herhangi bir eylem bulunmadığına vungu yapılan savunmada, 'laikliğe aykırı eylemler' olarak sıralanan hususların, laikliğe aykırı bir nitelik taşımadığı bildirildi. Bu durumda iddianame ile kurgulanan tezin bütünüyle çöktüğü dile getirilen
savunmada, "İddianamede partilerin Anayasa'ya aykırı eylemleri olarak nitelendirilen beyan ve faaliyetlerinin neredeyse tamamı, aykırılık oluşturmak bir yana insan haklarına bağlı demokrat bir partinin savunması gereken düşünce ve politikalardan oluşmaktadır" denildi.

'İDDİANAME KURGUSAL BİR METİN'

Savunmada, AK Parti hakkında düzenlenen iddianame, hukuki bir metin olmaktan ziyade, ülkenin gerçeklerini ve iktidar partisinin icraatlarını görmezlikten gelerek, korku ve vehimlerden hareketle geleceğe yönelik spekülatif öngörülere yer veren kurgusal bir metin niteliğinde olduğu kaydedildi. Muhalif siyasi partilerin iktidarları yıpratmak için bu tür yollara başvurmalarının anlaşılabileceği ancak hukukun sanal değerlendirmelere değil, somut gerçekliklere, belge ve bulgulara dayanmak zorunda olduğu ifade
edilen savunmada, iddianameye yönelik şu eleştiriler yöneltildi: "Özellikle, sonuçları bakımından son derece ağır yaptırımlar içeren siyasi parti kapatma davalarında doğruluğu bile araştırılmaksızın gazete kupürlerinden seçilerek bir araya getirilen ve her siyasi görüşten insanların söyleyebileceği sözlerle bir takım kurguların temellendirilmeye çalışılması son derece tehlikelidir. Bu tehlike, söz konusu siyasi parti yasama çoğunluğuna sahip ve yürütme görevini üstlenen iktidar partisi ise daha da vahim bir
boyuta ulaşmaktadır. İktidar partileri, yasama faaliyetleri ve yürütme icraatları üzerinden devlet yetkileri kullanan, dolayısıyla meşruiyetini anayasal ve yasal mekanizmalarla sağlamış olan örgütlerdir. Tam da bu nedenle siyasi parti kapatma yaptırımına mevzuatlarında yer veren demokratik ülkelerin hiçbirinde iktidar partisinin kapatılmasına yönelik dava açılmamıştır. Hatta birçok ülke bakımından böyle bir dava açmak mümkün bile değildir." Savunmada, iktidar partisinin kapatılmasının, yasama ve yürütme
organlarını felç ederek çalışamaz hale getirebilecek bir girişim olduğu kaydedildi.

'YARGI MUHALEFET ARACI DEĞİL'

AK Parti'nin Türkiye'de hak ve özgürlükler alanını genişleterek demokrasiyi pekiştirmek için kurulmuş ve iktidar olmuş bir siyasi parti olduğu, iktidara geldiği 2002 yılından bu yana da bu hedefi gerçekleştirmek, bu ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak için tüm gücüyle çalıştığı hatırlatıldı. Başsavcı'nın tarafsız bir söylem kullanması, iddia ve ithamlarını hukukla sınırlı tutması gerektiği belirtilen savcunmada, "Halbuki iddianame siyasi ve ideolojik bir tercihi yansıtmakta, bu haliyle
hukuki bir metin olmaktan ziyade önyargıların egemen olduğu bir siyasi bildiri niteliği taşımaktadır. Partimize iktidar olduğu tarihten beri bazı marjinal siyasi partiler, gazete ve dergiler kanalıyla yöneltilen bu tür eleştirilerin aynen iddianamede yer alması hukuk adına üzüntü ve kaygı vericidir" denildi. Demokrasilerde iktidarlara yönelik muhalefetin siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, medya ve aydınlar tarafından yapılabileceğine işaret edilen savunma metninde, "Yargı kurumları ise hiçbir zaman
siyasi muhalefetin aracı olarak kullanılamaz, kullanılmamalıdır. Aksi takdirde, siyasi görüşler karşısında tarafsız olması gereken yargının siyasallaşması sürecine girilecektir. Bu da hukuk devleti ve demokrasinin altını oyacak bir tehlikeyi beraberinde getirecektir. Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri yargı tarafsızlığıdır. Yargının tarafsızlığını kaybederek belli bir siyasi düşüncenin sözcüsü haline geldiğine dair en küçük bir kuşku bile adalete olan güveni ve dolayısıyla hukuk devleti anlayışını
zedeleyecektir. Bu durum her şeyden önce yargıyı yıpratacaktır. Dolayısıyla en başta yargı mensuplarının bu sonucu doğuracak söylem ve eylemlerden kaçınmaları gerekmektedir. Diğer yandan, yargının siyasallaşması beraberinde demokratik siyasetin alanının daraltılması sonucunu doğuracaktır. Siyasi muhalefet görevinin açık ya da örtülü şekilde yargı tarafından üstlenildiği, yargının siyasete müdahale ettiği ve siyaseten alınması gereken kararları almaya başladığı ülkelerde demokrasi büyük bir tehdit
altındadır. Siyasetin yargısallaşması olarak bilinen bu durum, demokratik rejimi "hakimler yönetimi" anlamına gelen jüristokratik bir rejime dönüştürecektir. Bu nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dâhil, tüm yargı kurumlarının demokratik bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimize "hakimler yönetimi" görüntüsü verecek her türlü giriºimden kaç?nmas? gerekmektedir" eleºtirisi yöneltildi.

İlgili Başlıklar:
AKPye Kapatma Davası (316 haber)






GÖKÇEK, 'PARTİM BENİ ADAY GÖSTERSİN, DÖRDÜNCÜ KEZ ANKARA'YI ALAYIM' DEDİ: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "Murat Karayalçın'ın CHP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağın

HAMDOLSUN BİZE NASİP OLDU diyen Tayyip Erdoğan yeni MEDENİYET tarifini de böyle yaptı: Yol demek, medeniyet demektir

VE ELEŞTİRİLERDEN ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI YAŞAR BÜYÜKANIT DA NASİBİNİ ALDI

MHP, GÖREVDEKİ BİR GENELKURMAY BAŞKANI TARAFINDAN İLK KEZ ZİYARET EDİLİYOR

ANKARA 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz’a ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarının “kaydın gerçekliği tespit edilmeden” yayınlayan Kanal 7 televizyonunu kusurlu buldu.

Manisa'da halka hitap eden CHP Genel Başkanı Baykal, şikayet ettikleri halde yine de AKP'ye oy verildiği imasında bulunarak böyle dedi...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam