türk net en son haber 7 Eylül 2008Güncelleme: 07.09.2008 11:29 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Sağlık Haberleri
Formula 1
Tayyip Erdoğanın Sözleri
Aydın Doğan
Ermenistan
Milli Takım ve Milli Maçlar
Emre Belözoğlu
Fatih Terim
Acun Ilıcalı
Televizyon Dünyası
Add to Google

06 Mayıs 2008 Salı 15:46 Politika

Tayyip Erdoğan diyor ki: 1 Mayıs'ı Taksim'de yapalım diyen arkadaşlar bugüne kadar hiç bir başbakanla görüşebilmişler mi?

TAYYİP ERDOĞAN'A GÖRE İLK GÖRÜŞEBİLDİKLERİ BAŞBAKAN, KENDİSİ...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs olaylarının faturasının polise kesilmesine tepki göstererek, "Kim bu polis? Uzaydan mı geldi bunlar? Bunlar, bu ülke insanını ayırt etmeksizin hepsinin can güvenliğinden sorumlu olan polis evladımız, polis kardeşlerimiz değil mi?" dedi.

AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuşma yapan Başbakan Erdoğan, 1 Mayıs'ta İstanbul'da yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün 58 ilde 93 etkinlikle kutlandığını hatırlatan Erdoğan, 58 ilde kutlamaların bir şenlik ve kardeşlik ikliminde geçtiğini, kısmen Ankara'da ve bunun yanında İstanbul'da yaşananların, bugünün anlamına ters bir durum ortaya çıkardığını ifade etti. 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili bir izin sorununun hiçbir yerde yaşanmadığına işaret eden
Erdoğan, "Kim yasalarca belirlenen gösteri alanlarında kutlama yapmak isterse izin verilmiş, her türlü kolaylık sağlanmıştır. Kimse halkımızı bu noktada aldatmaya kalkmasın. Demokratik bir hukuk devletinde her şey yasalarla belirlenmiştir. 'Ben istediğim yerde istediğimi yaparım' mantığı, legal kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin hiçbir zaman amacı olamaz. Demokratik kuruluşların hiçbir zaman amacı olamaz. 'İstediğim yerde istediğimi yaparım' anlayışı illegal örgütlerin, yeraltı örgütlerinin işidir.
Bunu bir tespit olarak söylüyorum" diye konuştu.

Yasalara aykırı olarak keyfi bir şekilde ortaya konan emrivakilerin gereksiz gerilimler yaşanmasına sebep olduğuna işaret eden Erdoğan, sorunun izin verip vermeme sorunu olmadığını, izin kapsamı alanlara yönelik bir zorlama ve hukuksuzluk içine girilmesi sorunu olduğunu söyledi. İstanbul'da yaşanan arızi olayların 1 Mayıs'ın anlamına ve ruhuna aykırı sonuçlar doğurduğunu hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu:

"Barış içinde, kardeşlik içinde, huzur içinde, dayanışma içinde, davulla, zurnayla, halaylarla kutlanması gereken 1 Mayıs ne hazindir ki o yanlış manzaraları ortaya çıkarmıştır. 2008 1 Mayısında Taksim ve civarında kimler vardı? Çatışmayı sendikal mücadele zanneden bazı sendikacılar vardı. Rol çalma telaşıyla kalabalığa karışan bazı siyasetçiler vardı. 1 Mayıs'ı istismar etmek isteyen illegal örgütler vardı. İstismarcılar vardı, felaket tellalları vardı. Türkiye'nin manzarasını karartmaya çalışan odaklar
vardı. O gün, Taksim ve civarında olmayan özellikle bir kesim vardı. Emekçi kardeşlerim, işçi kardeşlerim, çalışanlar, emeğiyle geçinenler o gün orada kısmen vardı. Nitekim taş ve sopalarla çatışmaya gelen, yasadışı eylem sebebiyle gözaltına alınanların çoğu işçi ve emekçi değildi. Güvenlik güçleriyle çatışan, elindeki torbalarda taş getirip polise taş ve molotofkokteyli fırlatanlar, camı çerçeveyi indiren, araçlara, dükkanlara zarar verenler arasında işçi yoktu, emekçi yoktu."


1 Mayıs'ta Ankara Sıhhiye'de gerçekleştirilen izinli gösteride de legal örgütlerin arasına karışan illegal örgütleri gördüklerini belirten Erdoğan, Sıhhiye'yi ne hale getirdiklerine tanık olduklarını ifade etti. Bir sendikanın Tandoğan'da 1 Mayıs kutlaması yaptığını belirten Erdoğan, "Orda niye bir olay olmadı. Niçin medya Tandoğan'daki kutlamaları gündeme getirmiyordu da Sıhhiye'yi, Taksim'i gündeme getiriyordu. Onlar işçi değil miydi? Neden onları gündeme getirmelidir? Onlara da koydukları isim şuydu.

Onlar AK Parti yanlısı. Bu kadar çirkin bir anlayış olabilir mi? Demek ki kavga gürültü yoksa onlar AK Parti yanlısı, kavga gürültü varsa AK Parti karşıtı. Bu, bu demek. İzmir'de niye yoktu, Van'da niye yoktu. Aynı sendika mıydı onlar? Hayır, orada da diğer sendikalar kutlamalar yaptı. Gayet güzel geçti. Hesap başka. İstanbul halkının günlük yaşantısını olumsuz etkileyerek, halkımıza zarar vererek, her türlü teyakkuza imkan hazırlayarak propagandalarını daha kalıcı kılabilmek için bu yola başvuruyorlar.
Yapılan iş budur" şeklinde konuştu.

Erdoğan, 1 Mayıs öncesinde önce görevlendirdiği bakanların sendika başkanlarıyla görüştüğünü, daha sonra kendisinin bu sendikaların yöneticilerini kabul ettiğini hatırlattı. Bugüne kadar bunlarla hiçbir Başbakan'ın görüşmediğine işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Kendilerine ricada bulunduk. Gelin şu Taksim meydanına 100-200 kişiyle çiçeğinizi koyun, ondan sonra da mitinginizi ilan edilmiş alanlar hangisiyse gelin orda yapın. Hatta gerekirse ben de bakan arkadaşlarımı, milletvekili arkadaşlarımı göndereyim. El ele, bir emek ve dayanışma günü kutlanmış olsun. Hep söyledikleri şu olmuştur, 'Siz 1 saat müsaade edeceksiniz, bir 1 saatte Taksim'de bu işi bitireceğiz'. Sen 30-35 bin kişiyi Dolmabahçe'den yürüyüşe geçirsen, bir saatte onları Taksim Meydanı'na
çıkaramazsın. Biz bu işlerin içinden geldik. Bunların öyle bir kitlesi de yok ki. Gördünüz 500 kişi, bin kişi Şişli meydanında toplayamadılar, ondan sonra da dediler ki 'iptal ettik'. Önde resmi olan sendikanın pankartı, arkasında illegal olan örgütlerin pankartı. Halkım tabii hangisi legaldir, hangisi illegaldir bilemez ki. Bunların da isimlerini biz bu beyefendilere verdik. Hepsi de o gün o yürüyüşün içinde bulundular. Maskelileri gördünüz. İyi niyette maskeye ne gerek var. Torbaların içinde taşlar,
molotofkokteylleri. Taş sopa hepsi ortada. Ama bütün fatura kime kesiliyor, polise. Kim bu polis. Uzaydan mı geldi bunlar. Bunlar, bu ülke insanını ayırt etmeksizin hepsinin can güvenliğinden sorumlu olan polis evladımız, polis kardeşlerimiz değil mi? Nedir polise olan bu düşmanlık. Hatalar olabilir, yanlışlar olabilir ama böyle bir süreç başladığında orada bazı şeyler şirazesinden çıkıyor. Ona zemini hazırlayanlar, kimse hırsıza sormuyor, onu sorguya çekmiyor. Onun yanlışı nedir demiyor. Kime yükleniyor,
polise. Her zaman yaptıkları şey bu."


Başbakan Erdoğan, buna rağmen yanlışların üzerine gittiklerini, İçişleri Bakanlığı'nın gerekli araştırmalarını, soruşturmalarını yine yaptığını ifade etti. 1 Mayıs olayının, İstanbul halkının yaşam düzenini bozmaya yönelik atılmış bir adım olduğunu kaydeden Erdoğan, "Dürüst olanlar Kazlıçeşme'ye giderdi, Çağlayan'a giderdi. Ama dürüst davranmadılar. Sadece kamu düzenini bozmayı kendi kaybolmuş itibarlarını kazanmak zannettiler ama aldandılar" dedi.

'Burada böyle bir müsaade verilemez miydi?' gibi sorular sorulduğunu hatırlatan Erdoğan, "Kusura bakmasınlar, eğer burada böyle bir süreç başlamış olsaydı bütün sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin Taksim Meydanı'nda toplantı yapma hakkı doğardı" diye konuştu.

Malum sendikanın, İnönü Stadı'nda maç seyredenlerin maçlardan sonra gelip orada eğlenmelerini kendisine gerekçe gösterdiğine işaret eden Erdoğan, diğer sivil toplum örgütlerinin de '1 Mayıs'ta filanca geldi burada gösteri yaptı ben niye yapamayayım?' diyebileceğini anlattı. Erdoğan, "Ondan sonra Taksim Meydanı her gün mitinglerin yapıldığı bir meydan haline döner ki artık oranın bütün cazibesi ortadan kalkar. kusura bakmasınlar" ifadelerini kullandı.

Taksim Meydanı'nı böyle bir kutlama meydanı olmaktan AK Parti iktidarının çıkarmadığını belirten Erdoğan, 1977 sonrasında Ecevit'in Başbakan, Deniz Baykal'ın da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu iktidar döneminde Taksim Meydanı'nın bu tür mitinglerin yasaklandığı meydan haline geldiğini bildirdi. Erdoğan, devletin belli alanlarını korumak, kutsallaştırmak gibi bir amaçlarının olmadığını, amaçlarının hukuku korumak, vatandaşın güven ve emniyetini sağlamak, halkın zarar görmesini engellemek olduğunu
ifade etti. Kimsenin keyfiliği ve hukuksuzluğu demokratik bir tavır gibi gösteremeyeceğini dile getiren Erdoğan, 1977 ve sonrasındaki 1 Mayıslarda meydana gelen olayların, tahriklerin Türk milletinin derin hafızasında yer ettiğini söyledi. Bu acıları geride bırakmak, 1 Mayıs'ı normalleştirmek için bu yıl da eldeki fırsatın heba edildiğini söyleyen Erdoğan, 2008 1 Mayısının yine çatışmacı tavırlar nedeniyle marjinal örgütlerin gölgesinde kaldığını belirtti. Çatışma, gerginlik ve kavga üzerinde bina edilmiş
bir sendikal anlayışın bütün dünyada tedavülden kalktığını belirten Erdoğan, artık böyle bir sendikal anlayış olmadığını vurguladı. Türkiye'deki bazı sendikaların mikrofonların, kameraların önünde poz verip, faili oldukları eylemlerin faturasını hükümete kestiklerine dikkat çeken Erdoğan şunları kaydetti:

"Yaptıkları iş bu. Böyle anlayış olur mu? Bu çağdışı anlayış 1970'lerde kaldı. O yıllara dönüp baksınlar. AK Parti karşıtı olsun da ne olursa olsun. 1977'den beri bu ülkede 1 Mayıs'lara Taksim kapalı değil miydi? O günden bugüne 21 hükümet geldi geçti. Bugüne kadar bu iş hiç gündeme gelmedi, şimdi gündeme getiriliyor. Çünkü AK Parti iktidarı iş başında. Bunun iktidarına gölge düşürmek lazım. Yapılan iş bu. Gelen hükümetlerin içinde CHP oldu, DSP oldu, SHP oldu. Bunlar niçin Taksim'i miting alanına
dönüştürmediler. Neden bunun önünü açmadılar. Başımızı iki elimizin arasına alıp halkımızla bütün olarak bu işi ciddi düşünmemiz lazım. AK Parti iktidarı hiçbir zaman işçinin, emekçinin karşısında olmamıştır. 50. hükümette SHP iktidarda. Kadıköy'de izinli miting yapılıyor. Kadıköy'de araçlar yakılıyor, bütün işyerleri, cam çerçeve indiriliyor. Adeta dehşet manzaralarıyla İstanbul halkı karşı karşıya kalıyor. Kürsüler terör örgütü mensupları tarafından işgal ediliyor. Legal örgüt mensupları kaçıp
gidiyor. Bunu bildikleri halde 'biz kontrol altına alırız' diyorlar. Alamazsın. Eğer emniyet teşkilatı bu kadar bir ekiple oraya gitmeyi zaruret gördüyse bunu kontrol altına alabilmenin gereği bu olduğu için bunu yaptı. O dönemlerde yaşanan olaylar bu dönemlerle mukayese edildiğinde bu denli de gelişmiş değildi. Şimdi olaylar çok daha farklı. Biz bütün bunlara karşı işçimizin o anlamlı gününü kutlamaya çevirme gayretinde olduğumuz için Emek ve Dayanışma günü ilan ettik. Çatışmanın, gerginliğin tarafı
olmayacağız dedik. İşimize bakacağız dedik, Yine bakmaya devam edeceğiz."

İlgili Başlıklar:
Çalışan Dünyası (114 haber)
Sendikalar (51 haber)
Tayyip Erdoğanın Grup Konuşmaları (61 haber)
1 Mayıs Kutlamaları (90 haber)






‘Almanya’daki Deniz Feneri yolsuzluğu iddianamesinde adının geçtiği’ haberlerine çok kızan Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan’a yüklendi.

AK Parti'nin, 2004 yerel seçimlerinde CHP'ye kaptırdığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Bakanlığı için, Türk sinemasının yıldızı Hülya Koçyiğit'i düşündüğü dedikoduları gündeme bombo gibi düştü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan ile bu akşam Dünya Kupası grup eleme maçı oynayacak A Milli Futbol Takımı kafilesini ziyaret etti.

ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras Türkiye’nin Ermenistan ile oynayacağı maçı izlemek üzere dün Erivan’a gitti.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam