|
|
13 Mayıs 2008 Salı 12:17
|
Politika
|
Hükümet 'Merkez'i kapıda bekletti, 'ağaç etti'
Bakanlar Kurulu toplantısına brifing için davet edilen Durmuş Yılmaz başkanlığındaki Merkez Bankası ekibi, beş saat kapıda bekledi
RADİKAL gazetesinin haberi:
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, hükümet ile arasında soğuk rüzgârlar esmesinin ardından Bakanlar Kurulu’na gelerek ekonomik göstergeler hakkında bilgi verdi. Fakat hükümet üyeleri toplantılarına davet ettikleri Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve ekibini çağırdıkları saatten beş saat sonra içeri aldı. Buna gerekçe olarak toplantının uzaması gösterilse de Merkez Bankası ekibi beş saat beklemiş oldu.
‘Merkez’i yasa gereği çağırdık’
Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cemil Çiçek, Durmuş Yılmaz’ın ilgili yasa gereği altı ayda bir yapılan bilgilendirmenin gerçekleştiğini söyledi. Çiçek, “Bilindiği üzere dünyada bir ekonomik kriz yaşanıyor. Bunların beraberinde getirdiği birçok ekonomik sıkıntılar var. Uluslararası gelişmeler, bunun Türkiye’deki yansımaları, para politikası, Türkiye’nin ekonomik görünümü ile ilgili olarak kapsamlı bir sunum yapılmış, bakanlar da fikirlerini söylemiştir” dedi. Türkiye’nın yaptığı köklü reformlar nedeniyle dünyadaki bütün olumsuz gelişmelere rağmen “en az etkilenen ülkelerin başında geldiğini” savunan Çiçek, “Konunun yakından takip edilmesi, her fırsatta göstergelerin mercek altında tutulması ve sık sık gelişmeler dikkate alınarak ekonominin değerlendirmelere tabi tutulması sürecin en az hasarla atlatılması bakımından önemli olacaktır” dedi.
‘Herkes görevini yapıyor’
Cemil Çiçek, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’la bazı bakanlar arasında yaşanan görüş ayrılığı konusundaki soruya ise, “Herkes kendi görevini yapıyor. Başkan’ın konumu belli. Biz hükümet olarak görevimizi yapıyoruz. Zaman zaman fikirlerimiz farklı olabilir ama bu bir ayrışma anlamına gelmez.
Bir taraftan fikir istiyoruz, herkes düşündüğünü söylesin, diyoruz ertesi gün o kurumda bir çatışma, ayrışma tarzında insanları konuştuğuna pişman eder bir tavrın içerisine giriyoruz. Sonuçta bir karara varıldıktan sonra bu hepimizin kararıdır. Merkez Bankası ile hükümet arasında her hangi bir olumsuz durum söz konusu değil. Herkes görevini yapıyor” karşılığını verdi.
Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Merkez?Bankası’nın faiz artırımı yapıp yapmayacağıyla ilgili bir soruya ise bu sorunun muhatabının Merkez Bankası olduğunu, dolayısıyla bir şey söyleyemeyeceğini ifade etti.
‘İhale ilan süreleri kısalacak’
Hükümet, kamu ihalelerinde iptal davaları nedeniyle devletin zarara uğradığı gerekçesiyle Kamu İhale Kanunu’nda değişikliğe gitme kararı aldı. “Hem sağlıklı, güvenilir İhale Kanunu’na ihtiyaç var hem de işlerin uzamaması gerekmektedir” diyen hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, ihale sürecini uzatmamak için yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Çiçek, bazı ihalelerin yargıya götürülmesi nedeniyle yargı kararları dikkate alınarak bu kanunun yeni baştan düzenlendiğini vurguladı. Çiçek, şunları söyledi:
“Düzenlemeyle ihale ve ilan süreleri kısalacak. İhaleyi kaybeden kuruluşların haklı olsunlar veya olmasınlar. Bir kısım kuruluşlar ihaleyi kaybettikten sonra haklı olsun yada olmasın gelişigüzel şikâyetleri Kamu İhale Kurumu’na götürmekte, böylece hem o hizmetin süresi uzamaktadır, yatırımın başlaması gecikmekte, hem de fiyat artışları nedeni devlet zarara girmektedir.
Bu şikâyetleri önleyecek ve süreci hızlandıracak düzenlemeler getirilmiştir. Ayrıca Kamu İhale Kurumu, şikâyet edilen hususları dikkate alarak değerlendirme yapacaktır. Sağlık ve güvenlik konularında İhale Kanunu kapsamı dışında alımlar yapılabilecektir.”
Toplantıda ayrıca Türkiye’de tarım alanlarında önemli değişikliklere imkân veren Toprak Koruma Kanunu da görüşüldü.
MB: Vergiyi artırma harcamayı kıs
Durmuş Yılmaz, hükümete, küresel krizden az etkilenmek için ekonomik programın kararlılıkla sürdürülmesi, mali disiplinden ödün verilmemesi ve reform sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi uyarısında bulundu. Yılmaz, Bakanlar Kurulu’na yaptığı 107 sayfalık sunumda, küresel finans sisteminde yaşanan dalgalanmanın bir analizini yaparak, bunun Türkiye ekonomisi üzerindeki mevcut ve olası etkilerini değerlendirdi.
Yılmaz, bütçede sıkılaştırma gereği ortaya çıkması durumunda, bu ihtiyacın dolaylı vergi artışlarıyla değil, öncelikle harcama kısıcı önlemlerle karşılanması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, bu yola başvurulmaması durumunda enflasyon ve para politikası görünümünün de değişebileceği uyarısında bulundu.
‘Dört risk var’
Yılmaz, küresel sistemde önümüzdeki döneme ilişkin başlıca dört risk bulunduğunu belirterek, bunları şöyle sıraladı: “ABD ekonomisinde resesyon ve dünya ekonomisinde öngörülenden daha şiddetli bir yavaşlama, emtia ve konut fiyatlarında yaşanabilecek büyük çaplı dalgalanmalar, finansal kuruluşların zayıflamış durumda olan sermaye yapılarının yarattığı kırılganlıklar, fon kaynaklarına erişimin güçleşmesi.”
Durmuş Yılmaz son dönemde risk algılamalarında yaşanan bozulmayla birlikte Türkiye’de yerleşik bankaların yurtdışında borçlanıp YTL cinsi kredi verme eğiliminde biz azalma olduğunu da söyledi. MB’nin, enflasyondaki orta vadeli düşüşü tehdit etmediği sürece piyasalardaki geçici dalgalanmalara politika faizleri aracılığıyla tepki vermeyeceğini bildirdi.
Rahşan Ecevit, DSP'yi merkez sağa açmayı planlıyor. Ancak Zeki Sezer, bu açılıma DİRENİYOR. Parti içi çatışma büyüyor: Partinin yönetimi ile partinin vekilleri KARŞI KARŞIYA
İşe alacağı adamları seçerken kullandığı bazı kriterleri anlatan Rahmi Koç’a Başbakan Erdoğan hayli sert laflarla saldırdı, diyor SERDAR TURGUT Akşam gazetesindeki köşesinde ve şöyle DEVAM ediyor:
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Demokrasilerde hiçbir iktidar ebedi değildir. Yeni bir değişim döneminin eşiğindeyiz'' dedi.
AKP’nin sözlü savunmasını sunan Çiçek mahkeme heyetine Mesut Yılmaz’ın bir sözünü örnek gösterirken ‘merhum başbakanlarımızdan birinin dediği gibi’ ifadesini kullandı. Yılmaz, ‘devletçi zihniyetin mil
Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ın ölüm haberini alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ile birlikte hemen Bodrum’a gitti.
Eski Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, ülkede varolan gerginliğin sona erdirilmesi için yeni bir genel seçime ihtiyaç duyulduğunu belirterek, ''Bana da yeniden siyaset gözüküyor.'' dedi.
|