|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba 10:10
|
Politika
|
Deniz Baykal'ın 'Tayyip Erdoğan'ın görüştüğü işadamından' kimi kast ettiği belli oldu: Hüsnü Özyeğin
VATAN GAZETESİ KONUYU MANŞETİNE TAŞIDI
Geniş imkanları olan bir işadamına ‘ihaleye girme’ diye telkinde bulunuldu
Sabah-atv’nin Çalık Grubu’na satışına yönelik olarak Başbakan Erdoğan hakkında verilen gensoru dün reddedilirken görüşmelere CHP Lideri Deniz Baykal’ın iddiası damgasını vurdu. Baykal “Sayın Başbakan ihale öncesi 14 Kasım 2007’de bu işe talip iddialı bir işadamı ile görüştü mü görüşmedi mi. Bu görüşmede işadamına ihaleye ilgi duymaktan vazgeç telkininde bulundu mu bulunmadı mı” diye sordu
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, “Sabah-atv satışının önyeterlilik süresinin bitiminden önce, 14 Kasım 2007’de bu işe talip, büyük harcama yapmış iddialı işadamıyla başbaşa görüştünüz mü?” diye sordu.
Baykal, TBMM Genel Kurulu’nda, CHP’nin, ATV-Sabah’ın Çalık Grubu’na satışı ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasıyla ilgili görüşmelerde, partisi adına söz aldı ve gündeme damgasını vuran iddiayı ortaya attı. TMSF’nin, belirlediği takvim çerçevesinde satışın gerçekleştiğini anımsatan Baykal, TMSF’ye yönelik olarak dünya ve Türkiye çapında, bu alanda iddialı, kapkaç olmayan pek çok firmanın, yakından ilgi gösterdiğini belirtti.
Baykal, dünya çapındaki basın kuruluşlarının Sabah-atv’ye sahip çıkmak istediğini, Türkiye’de güvenilir, saygın pek çok işadamının ilgi gösterdiğini, hazırlık ve harcama yaptığını anlattı.
CHP Genel Başkanı Baykal, 5’ten fazlası yabancı olmak üzere, 10 kadar ciddi firmanın, bu konuyla ilgili harcama yaptığını ifade etti. Önyeterlilik alma süresinin, yoğun talep olduğu gerekçesiyle uzatılmasından sonra, önyeterlilik almak için başvuran firma sayısının 3’e indiğini anımsatan Baykal, bu 3 firmanın 2’sinin de daha sonra vazgeçtiğini kaydetti.
Başbakan devreye girdi
Sürecin, açıklanması gerektiğini dile getiren Baykal, Erdoğan’ın, konuya ilgi gösteren önemli kişiler, işadamları, yabancı yatırımcılarla birebir temas kurduğunu ileri sürdü. Başbakan Erdoğan’a, “Konuştuğunuz işadamlarına, ’Bu işten vazgeçin’ dediniz mi? Herhangi bir işadamına, Sabah-atv alımı konusunda, ilgi duymaktan vazgeçme telkini yaptınız mı yapmadınız mı?” sorusunu yönelten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir devlet ihalesinde, bir Başbakan’ın, ihaleye ilgi gösteren işadamlarıyla birebir görüşmeler yapması, bazılarına, ’Sen katılma’demesi, sadece siyasi, ahlaki değil, hukuki olarak da önem taşır. Önyeterlilik başvurusu 19 Kasım’da sona erdi. Sayın Başbakan, 14 Kasım 2007’de saat 22.55’de Prag’a hareket etmeden önce, Esenboğa Havaalanı VIP Salonu’nda, bu işe talip bir işadamıyla baş başa görüştünüz mü görüşmediniz mi? Bu konuda talip olduğu bilinen, bunun için büyük harcama yapmış, geniş imkanları olan, iddialı işadamıyla görüşme yaptınız mı yapmadınız mı? Bunun cevabını Başbakan’dan duymak isterdim. Bu kadar somut soruya, Başbakan’ın doğru cevap vereceğini umut ediyorum. Müdahaleler sonucu, ilgilenen firmalar ilgisini kaybetti.”
Para hazır dediler ama...
Baykal, Erdoğan’ın damadının yöneticisi olduğu Çalık Grubu’nun 1.1 milyar dolarla Sabah-atv’yi satın almasından sonra, “Para hazır” denildiğini ancak kredi ihtiyacının doğduğunu ifade etti.
Halkbank ve Vakıfbank’tan, Çalık Grubu’na verilen kredinin koşullarıyla ilgili eleştirilerde de bulunan Deniz Baykal, Koç, Sabancı, Eczacıbaşı dahil, Türkiye’de daha önce bu koşullarla 750 milyon dolar kredi almış kuruluş olmadığını söyledi.
CHP lideri Deniz Baykal “Kimin parasını kime veriyorsunuz? Devletin parasını, bir avuç insana veriyorsunuz. Yapılan iş nedir? Devletin malı satılıyor. Neyle satılıyor? Devletin parasıyla satılıyor. Kime satılıyor? Damada satılıyor. Türkiye, bunu kabul etmez. Bu, demokrasiye sığmaz. Bu, hukuka sığmaz. Bu, ahlaka sığmaz. Bu, ceza yasalarına sığmaz” diye konuştu.
O işadamı Hüsnü Özyeğin Başkent kulisleri, gensoru görüşmelerine damgasını vuran işadamının kim olduğuna odaklandı.
Deniz Baykal’ın bir kurmayı VATAN’a “O işadamı Hüsnü Özyeğin” dedi. CHP’lilerden alınan bilgiye göre olay şöyle gelişti: FİBA Holding’in patronu Hüsnü Özyeğin ve oğlu Murat Özyeğin 14 Kasım 2007’de özel uçakla Ankara’ya geldi. Başbakan Erdoğan, baba-oğul Özyeğinlerle Prag’a hareketinden önce Esenboğa Havaalanı’nda görüştü. 22.30’da başlayan görüşme yaklaşık 15 dakika sürdü. Özyeğin ve oğlu, ihale için şartname almış olmalarına rağmen ihaleye teklif vermedi. Özyeğin, Başbakan ile aralarında geçen diyalogu yakın çevresine anlattı. Özyeğin’in anlattıkları bir süre sonra Baykal’ın da kulağına geldi. Baykal, bizzat Özyeğin’le konuşarak gelen duyumların teyidini aldı, ardından Başbakan hakkında gensoru önergesi hazırlanması için talimat verdi.
Finansbank’ın % 46’sını Yunan NBG’ye satan Özyeğin’in elinde 2.3 milyar euro nakit vardı. Özyeğin yatırım yapacak yeni fırsatlar arıyordu. Medya sektörü ile de yakından ilgiliydi ve bu alanda Ronald Lauder’in CME şirketi ile işbirliği yapmıştı.
Mesut Yılmaz'dan Erdoğan'a ağır suçlamalar
Yılmaz: Filanca kişiye katılma dendiği benim de kulağıma geldi.
ESKİ Başbakan, Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz, Sabah-ATV’nin satışı sırasında kredi alınan iki kamu bankasından birinin yönetim kurulunda görevli iki üyenin karara imza atmamak için uzun süre direndiğini ve bu nedenle görevlerinden alındıklarını iddia etti. Yılmaz, görevden alınan iki üyenin yerine getirilen kişilerin, krediyi hemen onayladıklarını söyledi.
Gensoru görüşmelerinde CHP’li Kılıçdardoğlu ve MHP’li Özkan’ın isim vermeden Yüce Divan’da yargılanan başbakanlar olduğunu vurgulamaları üzerine, Yılmaz söz alarak sürpriz bir çıkış yaptı. Yılmaz şunları söyledi:
Türkbank olayı ile bu olay arasında bağlantı kurulmasına saygı duyuyorum. Bana kalırsa bu olayda böyle bir benzerlik kurmak yerine bu olayın açık şekilde ortaya çıkmasını sağlayacak bir denetim yolu daha iyi olurdu. Çok ciddi şüpheye mucip olaylar var. Hiçbir kamu bankasının, tarihinde vermediği miktarda krediler söz konusudur. Filanca kişiye demiş, “Sen buna katılma” diye. Benim de kulağıma geldi. Bunlar doğru mudur?
ZAFER Bayramı nedeniyle bu akşam Gazi Orduevi’nde verilecek resepsiyona Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşsiz davet edildi.
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.
DP lideri Soylu’nun partinin geçmiş hesaplarını inceleme altına almasına tepki gösteren Ağar “Dil uzatanın dilini keserim” dedi. AMA:
Genelkurmay Başkanlığı devir teslim töreninde kapıda kalan CHP Lideri Baykal da Org. Büyükanıt'a, 'Ben de üzüldüm. Herşeye rağmen ben de özür dilerim' diye cevap verdi.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da DTP'lilere DAVETİYE YOK...
|