türk net en son haber 7 Eylül 2008Güncelleme: 07.09.2008 05:20 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Ermenistan
Milli Takım ve Milli Maçlar
Tayyip Erdoğanın Sözleri
Aydın Doğan
Polemik
Şanlıurfa Haberleri
Deprem
Hülya Koçyiğit
Yerel Seçimler
Asıf Ali Zerdari
Add to Google

26 Mayıs 2008 Pazartesi 09:10 Politika

Yarın, cumhuriyet tarihimizin ilk askeri darbesi olan 27 Mayıs'ın yıldönümü... 27 Mayıs'ta bize DERS VAR MI?

SERDAR TURGUT'A GÖRE, VAR: 27 Mayıs ihtilali diktatorya eğilimleri sergilemeye başlayan bir iktidara karşı yapıldı. Demokrat Parti iktidarının gerçek mirasçısının AKP olduğunu görebiliriz.

SERDAR TURGUT, Akşam gazetesindeki köşesinde yazıyor:

1. askeri darbenin yıldönümü


Bu hafta cumhuriyet tarihimizin ilk askeri darbesi olan 27 Mayıs ihtilalinin yıldönümü de gündemde.

Resmi söylemde, bu darbe haksızlıklara başvurmaya başlamış ve diktatorya izlenimleri vermeye başlamış bir iktidara karşı sistemin kendisini koruması hareketi olarak anlatılır.

Bu söylem cumhuriyet tarihimizin bugüne kadarki bölümünde de resmi söyleme damgasını vurmayı sürdürmüştür. Ondan sonra gelen tüm askeri darbelerde de iç ve dış düşmanlara karşı sistemin kendisini koruma içgüdüsü, ön plana çıkan nedendir.

Bu düşmanlar arasında bulunan iç düşmanın darbeciler açısından çok daha tehlikeli bulunduğu aşikârdır. İç düşmanın niteliği ise içinde bulunan konjonktürün niteliğine göre tanımlanmıştır. Bu bazen komünistler olmuş bazen de irtica.

Bu bakış açısının günümüzde resmi söylemde hâlâ sürdürüldüğü de söylenebilir.

Eğer biz 27 Mayıs darbesinin alt metnini doğru çözümleyemezsek Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu kısırdöngüsel sorunu hiç çözemeyeceğiz, daima aynı sorunla boğuşarak yaşamaya devam edeceğiz.

27 Mayıs darbesinin alt metnini doğru çözümleyebilmek için Demokrat Parti iktidarının anlamını anlamak zorundayız. Demokrat Parti iktidarına gelinceye kadar, tek parti iktidarı döneminde sistem halkı dışlayarak kendini tanımlayabiliyordu. Evet; tek parti iktidarı döneminde büyük hizmetler yapılmış ve çok zor koşullar altında bir ülke inşa edilmiş olabilir ama bu sistemin işleyişinde halkın talepleri ve beklentileri dışlanarak gerçekleştirildi.

Çok partili sisteme geçilir geçilmez Demokrat Parti iktidar oldu. Onlar geçmişten de ders almış olmalılar ki; o güne kadar sistemin dışında tutulmuş halk kesimlerini, köylülüğü, dar gelirlileri ve onların beklentilerini sistemin içine çekmeye başladılar.

Açıkça söylemek gerekirse; köylülüğün ve dar gelirli halkın beklentileri arasında dini özgürlükler ön planda geliyordu.

Tek partili iktidar, Türk toplumunun dini ortada hiç yokmuş gibi davrandı ve halkın beklentilerini duymazdan geldi.

Belki de böyle davranmaya zorunluydu. Çünkü o dönemde savaş ortamında dünyada tüm iktidarlar uç politikalar izlemek zorundaydı.

Ekonomik şartlar da tek parti döneminde halkın sistem dışında tutulmasına uygun ortam sağlıyordu. Demokrat Parti iktidara geldiğinde halkın üretici ve tüketici olarak sistemin içine hızla çekilmesi zorunluydu. (Bunu Marksist bakış açısıyla sermayenin gelişim evreleri şeklinde açıklayabiliriz. Birinci aşamada ülkenin altyapısı hızla kuruldu. İkinci ve demokratik aşamada ise o altyapı üzerinde sermaye birikimi ve özel sermaye oluşturulması dönemine girildi. İkinci dönemde halkın katılımı kaçınılmazdı artık). Demokrat Parti ekonomik zorunlulukla gelen ideolojik zorunluluğu da iyi gördü. Hızla sistemin içine çekilen halkın din konusunda beklentileri de sistemin içine çekildi.

Tek parti iktidarının döneminde oluşmuş bazı kurumların dinin böyle yönetim işlerine sokulmasına tahammülleri yoktu.

Diyebilirim ki; Türkiye’nin bugüne kadar yaşamakta olduğu iç çelişkilerin tümünün tohumu Demokrat Parti iktidarı döneminde atılmıştır.

Evet; 27 Mayıs ihtilali diktatorya eğilimleri sergilemeye başlayan bir iktidara karşı yapılmış olabilir. En azından yüzeydeki açıklama budur ama asıl neden; tek parti döneminin gerçek mirasçıları olan askerlerin, dinin bu şekilde devreye karşı sokulmasına koydukları tepkidir.

27 Mayıs dönemini bir de bu gözle görmeye başlayabilirsek o zaman Demokrat Parti iktidarının gerçek mirasçısının AKP olduğunu görebiliriz. Ve askeri darbeci zihniyet de bugün tek parti ideolojisi olarak devletin çeşitli kurumlarına yayılmış durumda.

Özetle; biz hâlâ daha 27 Mayıs 1960 döneminde başlatılmış olan çatışmaları yaşamaktayız. Bu da Türkiye’nin enerjisini yiyip bitiriyor. Kapatma davası da, türban davası da aynı kavganın tezahürüdür. İnşallah bir süreçten bir şekilde geçip bu kavgayı sonunda çözeceğiz diye umuyoruz biz.

Bu hafta 27 Mayıs günlerini hatırlarken bütün bunları da hatırlasak iyi olacak diye düşünüyoruz.

İlgili Başlıklar:
Asker Siyaset Tartışmaları (64 haber)






AK Parti'nin, 2004 yerel seçimlerinde CHP'ye kaptırdığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Bakanlığı için, Türk sinemasının yıldızı Hülya Koçyiğit'i düşündüğü dedikoduları gündeme bombo gibi düştü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan ile bu akşam Dünya Kupası grup eleme maçı oynayacak A Milli Futbol Takımı kafilesini ziyaret etti.

ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras Türkiye’nin Ermenistan ile oynayacağı maçı izlemek üzere dün Erivan’a gitti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 85 yıllık tarihinde Erivan'ı ziyaret eden en üst düzey Türk yetkilisi olacak.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam