|
|
26 Mayıs 2008 Pazartesi 04:04
|
Politika
|
'Ben ayet söylüyorum tu kaka, Baykal söylüyor alkış... YOK YA..'
TAYYİP ERDOĞAN ÜSLUBUDUR
Yargının başkanlar kurulu durumdan vazife çıkardı’ Yargıtay’ın sert bildirisine yanıt veren Başbakan Erdoğan, “Suskun kalsak, 16.5 milyona ihanet olurdu” dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkez Kadın Kolları’nın ASKİ Spor Salonu’nda yapılan 2. Büyük Kongresi’nde gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:
Rahatsız değiliz: Demokrasi de, laiklik de Türkiye’nin değişmez, değiştirilemez gerçekleridir. Birlikte siyaset yaptığım kendi arkadaşlarım arasında benim gibi yaşayanlar olduğu gibi farklı yaşam biçimlerini tercih edenler de var. Elbette olacak. Ne ben onlardan, ne de onlar benden rahatsız. Onlara nasıl saygı duyduysam, onlar da buna saygı duydular. İşte güçlü AKP’yi böyle kurduk, güçlü Türkiye’yi böyle kuracağız.
Laikliği yaşıyoruz: Özgürlük güvencesi olarak laiklik zaten budur. Laikliği sistem olarak savunmuyoruz, aynı zamanda yaşıyoruz. Türkiye için geri dönüş yoktur. Mesele laiklik değildir. Başı açık ya da kapalı, içki içip içmemek değildir. Hangi hakla birbirimizi yaşam biçime, tercih özgürlüğe müdahale edebiliriz? Bizim böyle bir derdimiz olmadı. Biz herkesin hak, hukuk taleplerini karşılamak için siyaset yaptık. Peki mesele nedir? Mesele, Türkiye’nin gerçek bir demokrasi ülkesi olup olmayacağı meselesidir. Türkiye iç dinamikleriyle bu tartışmaları da geride bırakacak birikime sahiptir.
İhanet olurdu: Yargı da, yasama da, yürütme de bizimdir. Gönül arzu ederdi ki yargı şunu çok iyi tespit etmeliydi; benim görev alanım belli, benim görev alanımın dışına çıkmamam gerekir... Yürütme, zaten alanı bellidir. Kendi icraat alanın dışına çıkması mümkün değil. Bugüne kadar bir kapatma sürecine, hakkında kapatma davası açılmış bir partiyle ilgili bildiri yayınlanırsa, kusura bakılmasın onu cevapsız bırakmak 16.5 milyon seçmenime ihanet olur. Onu cevapsız bırakamam. Yargının başkanlar kurulu böyle bir açıklamayı ne anayasa ne kanunlardan aldığı yetkiyle değil, durumdan vazife çıkararak yapmıştır. Böyle bir yetki olamaz. Eğer bizler 16.5 milyon seçmenin oy verdiği AKP olarak idareciler burada suskun kalırsak, o zaman sessiz yığınların sesi değil, biz de sessiz yığın olurduk. Herkes işini yapmalı arkadaşlar.
Müdahale edemez: Yasama, yürütmeye müdahale edemez. Kuvvetler ayrılığı diyoruz. Herkes birbirine saygı duyacak. Kendileri 138. maddeyi çiğniyorlar. Nedir o, etkileme maddesi. Olamaz. Bunun neticesini ne olursa olsun buna katlanmak mümkün değildir demokratik ülkelerde. Hepimiz Türkiye için varız. Yasama, yürütme, yargı da Türkiye için var.
Erdoğan’a tu kaka: Bir yerde farklı bir yerde farklı olmaz. Kim söylüyor, buna göre hukuk olmaz. Neyi, nasıl söylüyor, kimse buna bakmıyor. Kimin söylediğine bakıyor. Eğer Tayyip Erdoğan söylerse tu kaka, filanca söylerse alkış. Hukukta bu yok. AKP söylerse tu kaka, CHP söylerse alkış. Baykal maşallah ayetler, hadisler okuyor, yürür. Tayyip Erdoğan bırakın onu ’bunların gözleri var görmez der’ suç deryasına kor. Yok böyle bir şey.
|
Yorumlar |
|
senel yavaser
-
26.05.2008 13:18
|
|
Bu ulke Tayyip Erdogana cok sey borclu.Zamani gelince anlayacak'Eh bazi kisilerin 'ki biraz sonradan olur fakat eninde sonunda Hak yerini bulur.Tayyip eRDOGANIN SON 15 YILINI lutfen arastirin.Tabiki on yargili bir kisilik degil iseniz'On yargili olan zaten okumasin bile bunu'onun gibilerin isi'baykal vari herseye muhalefet.
|
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|