|
|
06 Haziran 2008 Cuma 16:49
|
Politika
|
Arınç böyle dedi: ANAYASA MAHKEMESİ, TÜRKİYE'DE EGEMENLİĞİN ARTIK MİLLETTE DEĞİL YARGIÇLARDA OLDUĞUNU DOLAYLI OLARAK İFADE ETMİŞTİR
"YARGI, YASAMAYI HİÇE SAYIYOR, DANIŞTAY'IN YÜRÜTMEYE KARŞI MUHALEFETİ ORTADA, BÖYLE REJİME CUMHURİYET DENİLEBİLİR Mİ?"
"ANAYASA MAHKEMESİ, KENDİSİNE ANAYASA TARAFINDAN TANINAN HAK VE YETKİLERİ TAMAMEN KÖTÜYE KULLANMIŞTIR"
- "YASAMA BUNDAN SONRA GÖREVİNİ YAPAMAYACAKTIR, ANAYASA MAHKEMESİ'NİN İZİN VERDİĞİ ÖLÇÜDE YASAMA YAPABİLECEKTİR"
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararının sonuçları itibariyle vahim bir karar olduğunu belirterek, "Düşününce tüylerim diken diken oluyor. Anayasa Mahkemesi, Türkiye'de egemenliğin artık millette değil, yargıçlarda olduğunu dolaylı olarak ifade etmiştir" dedi. Arınç, Anayasa Mahkemesi'nin kendisine Anayasa tarafından tanınan hak ve yetkileri tamamen kötüye kullandığını da ifade ederek, "Yasama bundan sonra görevini yapamayacaktır. Anayasa Mahkemesi'nin izin verdiği ölçüde yasama yapılabilecektir" değerlendirmesini yaptı.
AK Parti'nin genişletilmiş Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına katılmak üzere AK Parti Genel Merkezi'ne gelen Bülent Arınç, gazetecilerin soruları üzerine Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü düzenlemesine ilişkin iptal kararını değerlendirdi. Kararı sert bir dille eleştiren Arınç, kararı 'vahim' diye nitelendirdi. Meclis'ten büyük bir ekseriyetle ve büyük bir mutabakatla geçen 10. ve 42. maddedeki değişikliğin iptal ettiğini belirten Arınç, kararın gerekçesini henüz görmediklerini ancak bu kararın hukuka ve Anayasa kurallarına uygun bir karar olmadığını söyledi. "Sonuçları itibariyle çok vahim bir karar" diyen Arınç, kararın sadece başörtüsüyle ilgili bundan sonra ne olacağına dair bir işaret vermediğini kaydetti. Arınç, şöyle konuştu:
"Kararın vehameti şurada; Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı kendisine Anayasa tarafından tanınmış olan hak ve yetkilerin tamamen kötüye kullanılmasıdır. Anayasa'nın 148. maddesi, Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümleri tamamen ortadan kaldırmıştır. Yani şekli bakımdan yapacağı incelemeyi esasa girmek suretiyle kendisi iptal etmiştir. Anayasa'nın 153. maddesinde 'Anayasa Mahkemesi yasa koyucu değildir. Vereceği bir kararla yeni bir hukuki uygulamaya yol açamaz' denilmektedir. Anayasa Mahkemesi kendi düşüncesine göre, kendisine tanınan hak ve yetkileri yeterli saymamış, tamamen yok sayarak, esasa girmek suretiyle yaptığı yorumla bu değişikliği iptal etmiştir. Bu vahim bir karardır."
"YÜRÜTME DE ELDEN GİTTİ" Anayasa değişikliklerinin 400'ün üzerinde milletvekilinin katıldığı bir toplantıda 411 milletvekilinin oyuyla alındığını kaydeden Arınç, bu kararın Meclis'te yüzde 80'ine yakın bir mutabakatla alındığını vurguladı. Anayasa'nın 7. maddesinde "Yasama yetkisi TBMM'ye aittir, bu yetki devredilemez" denildiğini hatırlatan Arınç, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Anayasa Mahkemesi, bu kararıyla Anayasa'nın 7. maddesiyle TBMM'ye verilen yasama yetkisini de iptal etmiştir. Vehamet buradadır. Bundan sonra yasama görevini yapamayacaktır. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin izin verdiği ölçüde, Anayasa Mahkemesi'nin onayladığı ölçüde yasama yapılabilecektir. Sanki bir ön izne, ön incelemeye ihtiyaç duyulacak bir karar çıkmıştır. İnanın bunu düşünürken bir siyasetçi olarak, bir milletvekili olarak, Meclis'te meclis başkanlığı yapmış birisi olarak tüylerim diken diken oluyor.
Anayasa Mahkemesi nasıl böyle bir karar verebilir ki; yasama yetkisini Türk milletinden alan Meclisimizi yok sayabilir. 7. maddeyi yok saymakla yasama yetkisine ilişmekle Anayasa Mahkemesi, Türkiye'deki egemenliğin artık millette değil yargıçlarda olduğunu, yüksek Anayasa Mahkemesi'nde olduğunu dolaylı olarak ifade etmiştir. Şimdi şuna bakınız. Yargı bir karar veriyor, yasamayı hiçe sayıyor. Kala kala bir yürütme kalıyor. Yürütmenin tüm eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlar, yürütmeyi de tasarruf altına alıyor. Danıştay'ın kurumsal muhalefeti de ortada. Yürütme de elden gitti. O zaman üç erkten sadece yasama kaldı. Böyle bir rejime, böyle bir sisteme cumhuriyet denilebilir mi? Anayasa'da kabul edilmiş üç erkin birbirlerinin sınırlarına müdahale etmeme ilkesi nasıl bundan sonra yürüyebilir? Bunları düşünmek insanı elbette üzüyor, endişelendiriyor. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı hiçbir hukukçunun kabul edemeyeceği ölçüde vahim bir karardır, ama Türkiye demokrasisiyle bu engeli, bu yanlışlığı mutlaka düzeltecektir."
"KIYAMET KOPMAYACAK"
Arınç, bir gazetecinin "AK Parti'nin bundan sonraki yönetim tarzı nasıl olacak?" yönündeki sorusu üzerine, toplantıda tüm bunları konuşacaklarını söyledi. Söz konusu kararın AK Parti hakkındaki kapatma davası kararını nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine de Arınç, "Ben sadece çok da böyle heyecanlı olarak, çok da sinirli olarak Anayasa Mahkemesi'nin dün verdiği kararı birkaç cümleyle sizlere anlattım. Bundan sonra ne olacak? Kıyamet kopmayacak. AK Parti güçlü bir partidir. 20 milyon halk desteği olan bir partidir. 340 milletvekili olan bir partidir. Kendisine yakışanı yapacaktır. Kendisine düşen görevi yapacaktır" karşılığını verdi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de, genel merkeze gelişinde gazetecilerin soruları üzerine, kurul toplantısının ardından bir açıklama yapılacağını söyledi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ise, basın mensuplarının sorularını cevapsız bırakarak, "Türk milli takımına başarılar diliyorum" demekle yetindi. Toplantıya gelen kurul üyeleri, gazetecilerin soruları karşısında hiçbir yorum yapmadı.
Manisa'da halka hitap eden CHP Genel Başkanı Baykal, şikayet ettikleri halde yine de AKP'ye oy verildiği imasında bulunarak böyle dedi...
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. Dişli'ye anjiyo yapıldığı öğrenildi.
CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat'ın peşini bırakmıyor... İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN SON AÇIKLAMASI:
CHP Milletvekili Atilla Kart, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde golf sahası yapıldığına ilişkin iddiaları Meclis gündemine getirdi.
Muhalefetin tampon bölge önerisini dikkate aldıklarını söyleyen Hükümet Sözcüsü Çiçek, 'Her konuyu iyi hesap etmek ve gerçekçi konuşmak gerekir' dedi.
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, özgürlükler gerekçesiyle güvenlikten taviz verilmeyeceği gibi, güvenlik gerekçesiyle de özgürlüklerden taviz verilemeyeceğini söyledi.
|