|
|
20 Aralık 2006 Çarşamba 11:31
|
Politika
|
Bugüne kadar bir belediye çıkıp da 'şu kadar paramız var, bu parayı şuraya, şuraya, böyle, böyle harcadık' dedi mi? DEMEK ZORUNDA...
Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Yerel Yönetimler Eğitim Danışmanı Fikret Toksöz, AB Uyum Yasaları'nın belediyelere, şeffaf yönetim anlayışı noktasında, talep edilmese bile, 3 ayda bir kamuoyuna yapılan işler ve harcanan parayla ilgili hesap verme zorunluluğu getirdiğini söyledi.
Toksöz, AB uyum sürecinde Türkiye'de yapılan kanun değişikliklerinin, belediyeler, il özel idareleri ya da valilikleri, şeffaf bir yönetim anlayışına zorladığını ifade etti.
Yerel yönetimlerde şeffaflığın, ''belediyenin tüm gelir giderleri, ne kadar maaş ödendiği, hangi ihalenin kaç paraya kime verildiği'' gibi bilgilerin herkes tarafından görülmesi anlamına geldiğini belirten Toksöz, ''AB uyum yasaları, belediyelere ve tüm yerel yönetimlere şeffaf yönetim anlayışı noktasında, talep edilmese bile 3 ayda bir kamuoyuna yapılan işler ve harcanan parayla ilgili hesap verme zorunluluğu getirdi'' dedi.
Toksöz, çıkarılan kanunlar gereği, bundan sonra belediyelerin, 3 ayda bir Maliye Bakanlığına gönderdiği hesap tablolarını, kurumlarının internet sitelerinde ya da yerel basında yayınlayacağını bildirdi.
PARA NEREYE VE KİME HARCANIYOR Bilgi Edinme Yasası gereği halen vatandaşların kamu kurumlarından bu tür bilgileri isteyebildiklerini, ancak tam şeffaf yönetim anlayışının bunun bir adım ötesi anlamına geldiğini ifade eden Fikret Toksöz, şunları kaydetti:
''Şimdi vatandaş, 'Belediye nerede ne için harcama yapıyor?' bunları sormuyor, ancak belediyelerin hesap verdiğini görmeye başladığı zaman, zaten bazı şeyleri sormaya da başlayacak. Yani 'yönetimde şeffaflık' derken bahsettiğimiz şey bu... Bunu bütün Türkiye'de belediyeler yaptığı zaman, Türkiye'de genel yönetim için gerekli istatistiki bilgiler de ortaya çıkacak. Örneğin 'Parayı nereye harcamalıyız?' ya da ''Hizmet verilirken kaynaklardan kim yararlanıyor, eşitlik sağlanıyor mu, yoksullar bu kaynaklardan ne kadar pay alıyor?' gibi soruların da cevabı net bir şekilde ortaya çıkmış olacak.''
Toksöz, Türkiye'deki kurumların hesap verebilirliğinin gelişmesi gerektiğini belirterek, şöyle dedi:
''Aynı yasa kent meclislerinin de kurulmasını zorunlu hale getirdi. Yerel yönetimlerin yapacağı icraatlar, toplum kesimlerinin temsilcilerinin de bulunacağı kent meclislerinde tartışılarak belirlenecek. Daha sağlıklı ve geniş katılımlı kararlar alınabildiği için, seçilmiş kişilerin de eli güçlenecek.''
TEMEL AMAÇ, HİZMET KALİTESİ ARTIŞI VE EŞİT HİZMET Şeffaf ve hesap verebilirlik çalışmaları konusunda son dönemde Türkiye'de hızlı bir gelişme olduğunu belirten Toksöz, şunları söyledi:
''AB, 'Bu kanunları çıkardınız, şimdi uygulamayı görmek istiyoruz' diyor. AB'nin bundan sonra vereceği çok büyük hibeler, bunların gerçekleşmesine bağlı. Zaten tüm bu düzenlemelerdeki en önemli ve tartışılmaz amaç, halkın yaşam standardını, götürdüğünüz hizmetin kalitesini yükseltmek, hizmeti eşit biçimde ve en ucuz bir şekilde götürmek.''
Toksöz, bu şeffaflığın, yerel yönetimlerin harcadığı paranın o kurumun değil, aslında vatandaşın kendi parası olduğu bilincini geliştireceğini için, doğal olarak vatandaşların yerel yönetime katılımını sağlayacağını belirtti.
Savunma yaparken 'Şahane' goller yedi
Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök'ün öğrendiğine göre Başbakan Erdoğan, ailesiyle alkollü içki servisi de yapılan restorana gitmiş ve herkese 'Afiyet olsun' demiş...
Zülfü Livaneli'ye göre CHP'nin solcu olmamasının nedeni kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de SOLCU olmayışı... İşte o yazı:
Türkiye'nin siyasi yaşamına yön veren liderlerin şifreleri böyle çözüldü:
HYP Genel Başkan vekili Yaşar Okuyan, başkanlığını Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün yaptığı HYP'den 'YAŞAR HOCA BARDAĞI TAŞIRDI' diyerek istifa etti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün başkanlığında İstanbul'da yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi.
|