|
|
07 Ağustos 2008 Perşembe 14:57
|
Politika
|
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP adına konuşmaya devam ediyor: REKTÖR ATAMALARI İLE TÜRBAN OLAYININ RÖVANŞI ALINMAK İSTENMİŞTİR
KEMAL KILIÇDAROĞLU, CHP'NİN GÖRÜŞLERİNİ BİLDİRMEK İÇİN MECLİSTE NÖBETÇİ KALMIŞ GİBİ
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, rektör atamalarıyla,''türban olayının rövanşının alınmak istendiğini'' savunarak, ''Cumhurbaşkanı ne rektörlerin bilimsel dosyalarına, ne mesleki deneyimlerine ne de seçim sonuçlarına bakmıştır. Bir 'öç psikolojisi' ile hareket edilmiş ve o dönemin etkin rektörlerinin tasfiyesi amaçlanmıştır'' dedi.
Kılıçdaroğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı makamına oturmasının, ''Türkiye'de önemli bir kırılma sürecini başlatacağını, bunun Cumhuriyet ile hesaplaşma anlamına geleceğini'' duyarlı ve sorumluluk sahibi çevreler ile birlikte kendilerinin de dile getirdiğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, ''Ancak, bu siyasi akıma sadakatle bağlı liberal çevreler, siyasi iktidarla çıkar ilişkisine girmiş AKP sermayesi ile Cumhuriyet karşıtları, bu uyarılara kulaklarını tıkadı. Türkiye açıkça Sayın Gül'ün siyasi hırsının tutsağı oldu'' diye konuştu.
Gül'ün, ''AKP'yi memnun edecek ilk başarılı sınavını YÖK Başkanını atamakla yaptığını'' kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Cumhurbaşkanı, YÖK Başkanını atamış, ayrıca bir de 'Aman Hocam, bir şey söylersin İpimizi çekerler' nasihatinde bulunmayı da ihmal etmemiştir. YÖK Başkanı, Cumhurbaşkanı ve AKP'ye yaranmak için o kadar hızlı davranmıştır ki Anayasa Mahkemesinin türbanla ilgili kararını beklemeden üniversitelerde türbanı serbest bırakan genelgeyi çıkarmıştır. Anayasa Mahkemesinin son kararı, Cumhurbaşkanı ve YÖK Başkanının konumlarını bir kez daha tartışmalı hale getirmiştir. Cumhuriyeti ve devrimlerini içlerine sindiremeyenler bulundukları koltuklardan ayrılmak zorundadırlar.
AKP, iktidara geldiğinde önce merkezi yönetimde kadrolaşmış, ikinci evre olarak bağımsız kurumları ele geçirmiş ve cumhurbaşkanı seçiminden sonra da kadrolaşmada 3. evre başlamıştır. Şimdi üniversiteler AKP'nin arka bahçesi konumuna getirilmek istenmektedir. Daha düne kadar üniversitelere en ağır eleştirileri yöneltenler son atamalar karşısında suskunluklarını korumuş ve dolayısıyla memnuniyetlerini göstermişlerdir.
Rektör atamaları ile türban olayının rövanşı alınmak istenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı ne rektörlerin bilimsel dosyalarına, ne mesleki deneyimlerine ne de seçim sonuçlarına bakmıştır. Bir 'öç psikolojisi' ile hareket edilmiş ve o dönemin etkin rektörlerinin tasfiyesi amaçlanmıştır. Düne kadar rektör atamalarında YÖK Yasasına göre Atatürkçü, Cumhuriyete bağlı, laik ve demokrat olma koşulu aranırken, bugün AKP'ye bağlılık temel koşul hale gelmiştir.''
İstanbul Kadıköy’de boş bir arsada 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde kullanılmış oy pusulaları bulundu. CHP, oy pusulalarıyla ilgili suç duyurusunda bulunacak.
Ankara’da Melih Gökçek, İstanbul’da Kadir Topbaş, AKP’nin yeni dönemde de adayları olacak.
CHP Lideri Baykal, NTV'nin canlı yayında Almanya'da devam eden Deniz Feneri yolsuzluk davasıya ilgili önemli bir açıklamada bulundu:
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Anayasa değişikliği için Mecliste grubu bulunan siyasi partilere uzlaşma çağrısında bulundu.
Diyarbakır’da sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle görüşen ve 'Diyarbakırlıların bize fahri hemşerilik vermesi lazım' diyen Org. Başbuğ’a DTP’lilerden tepki geldi.
Dışişleri Bakanlığı kaynakları, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn'in açıklamalarının gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirtti.
|