|
|
21 Aralık 2006 Perşembe 13:39
|
Politika
|
'Sine-i millet çok konuşulursa değerini kaybeder... Yapacağım diyenler, yapmalı, ya da böyle ulu orta konuşmamalı...'
TBMM Başkanı Bülent Arınç, sine-i millet tartışmalarıyla ilgi olarak, ''Sine-i millet kelimesini konuşa konuşa hem yıpratırsınız hem yok edersiniz hem anlamını kaybettirirsiniz hem de tesiri ortada kalmayabilir'' dedi.
Genel seçimlere 1 yıl kala ara seçimlerin yapılmayacağının anayasa hükmü olduğunu belirten Arınç, ''Okuma yazma bilen herkes, Anayasanın ilgili hükümlerini okuduktan sonra bu konudaki tartışmaların ne kadar yapay olduğunu, eğer ciddi ise yapılması gereken işlemlerin ne olduğunu çok açıkça bilir'' diye konuştu.
Arınç, TÜBİTAK ödül töreninden ayrılırken sine-i millet tartışmaları ve cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Arınç, ''Sine-i millete dönme vakti geldi mi?'' sorusu üzerine, bu konunun ayak üstü konuşulacak bir konu olmadığını ifade ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:
''Ancak şu kadarını söyleyeyim, bu, siyasi bir tabir olarak lügatımızda yer alıyor. Yani milletvekillerimizin parlamentodan istifa ederek ayrılmasına sine-i millet diyorlar. Ben bu tartışmaların içinde olmam. Geçmişte bireysel olarak istifa eden milletvekilleri oldu. Ancak bir siyasi parti topyekun, şu veya bu amaçla istifa ederek parlamentodan ayrılmadı. Geçmişe dönüp bakarsak böyle bir uygulama yok. Bundan sonra olabilir mi? Olabilir veya olamaz buna bir şey söyleyemem. Ancak bireysel olarak milletvekillerinin istifa etmesi lazım Anayasamıza göre... Yine her istifanın meclis genel kurulunda kabul edilmesi lazım. Dolayısıyla bunu çok iyi bilmemiz gerekiyor. Sine-i millet kelimesini konuşa konuşa hem yıpratırsınız hem yok edersiniz hem anlamını kaybettirirsiniz hem de tesiri ortada kalmayabilir. Bu, ağırlıklı bir kelime olarak konuşulmalı ve bu söylendiği zaman mutlaka gereği yapılacak kadar güçlü bir talep olmalı. 'Sine-i millet, sine-i millet' diye her adım başı söylerseniz, kimse bunun ciddiyetine inanmaz, kimse bunun ağırlığına güvenmez.''
Arınç, ''Türkiye'de sorunsuz bir cumhurbaşkanlığı seçimi yaşanacak mı?'' sorusuna da şu karşılığı verdi:
''Ben, cumhurbaşkanını seçecek olan Meclis'in başkanıyım ve bu konuda tarafım. Benim bir tek görevim var, cumhurbaşkanlığı seçimini en doğru, en güzel, en iyi biçimde gerçekleştirmek ve Türkiye'nin yeni cumhurbaşkanını 16 Nisan ve 17 Mayıs tarihleri arasında seçecek, bundan adım kadar eminim. TBMM, Türk Milleti'ne yakışan en iyi cumhurbaşkanını başarıyla seçecektir ve inanıyorum ki, birinci turda seçecektir.''
Yaklaşık on gündür askıda olan seçmen listeleri bugün indirildi. Son günde nüfus müdürlüklerinde büyük izdiham yaşandı.
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, DTP'nin terör örgütü PKK ile arasına mesafe koyması gerektiğini söyledi.
CHP ve DSP, seçmen listelerinin askı ve itiraz süresinin uzatılması istemiyle Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) başvurdu.
CHP'nin Ankara adayı Murat Karayalçın, 'Melih Gökçek’in gideceğini hem de tıpış tıpış gideceğini söylüyorum' dedi.
Rahşan Ecevit, dün ağır bir açıklama yapmıştı. DSP bugün Rahşan Hanım'a bir cevap verdi.
Sebebi, Gül'ü Diyarbakır'a göndermeyen kulak rahatsızlığı...
|