Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 22 Kasım 2008Güncelleme: 22.11.2008 02:34 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Michael Jackson
Köksal Toptan
Yanardağ Faaliyetleri
Kamer Genç
Türkiye Amerika İlişkileri
Türkiye Ekonomisi
İslam Ülkeleri İslam Dünyası
Din Tartışmaları
CHP
Uçak Kazaları
Add to Google
28 Ağustos 2008 Perşembe 19:08 Politika

Genelkurmay Başkanlığı görevini devralan Org. Başbuğ, LAİKLİK VE ULUS DEVLET vurgusu yaptı

Org. Başbuğ, konuşmasında, 'Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesinin temel direğidir' dedi. İşte o konuşmadan notlar:


Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tan devralan Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin laikliğe ilişkin vazgeçilmez duruşunun Anayasa'nın 24. maddesindeki laiklik ilkesine herkesin sıkı sıkıya bağlı kalması, dinin, dini duyguların ve dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilmemesi olduğunu vurguladı.
"Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'yı resmen yorumlamaya yetkili tek organ olarak, laikliğe ilişkin yapmış olduğu yorumların laikliğin anlamının ortaya konulmasında vazgeçilmez kaynaktır" diyen Orgeneral Başbuğ, bugün toplumun bir kesiminin yeni bir kültürel kimliğin, yaşam tarzının oluşumunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşündüğünü ve bu gelişmelerden endişe duyduğunu kaydetti. Orgeneral Başbuğ, "Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Çoğulcu demokrasi anlayışı toplumsal huzur için zorunludur"
uyarısında bulundu.

30 Ağustos itibariyle yaş haddinden emekliye ayrılacak olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt, görevini törenle Orgeneral İlker Başbuğ'a devretti. Genelkurmay Karargahı'nda düzenlenen devir-teslim töreni devletin zirvesini biraraya getirdi. Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve eşi Saime Toptan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız,
Kuvvetleri Komutanları, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atilla Işık, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, eski KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, sanatçılar Sezen Cumhur Önal ve Ayten Gökçer ile çok sayıda davetli katıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından görevi devreden Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın emeklilik
kararnamesi ile Genelkurmay Başkanlığı görevini devralan Orgeneral Başbuğ'un özgeçmişi ve atama kararnamesi okundu.

BAŞBUĞ'DAN 'ÜST KİMLİK' UYARISI

Törende bir konuşma yapan Orgeneral İlker Başbuğ, önemli mesajlar verdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin ulus devlet, üniter devlet ve laik devlet temeline dayandığını belirten Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin kollanması ve korunmasında her zaman taraf olduğunu vurguladı. Atatürk devriminin ana hedefinin ulus devletinin oluşturulması olduğuna işaret eden Başbuğ, ulus devlet yapısının temelinde vatandaşlık
esasına dayanan düşüncenin yer aldığını, bu düşüncenin ırksal, etnik ve dinsel öğelere kesinlikle bağlı olmadığını, bağlanmaya çalışılmasının da olumlu sonuçlar doğurmayacağını kaydetti. Atatürk ve arkadaşlarının, ulusu oluşturan bütün unsurların varlığını ve olabilecek farklı alt kimliklerini hiçbir zaman inkar etmediğini dile getiren Bağbuğ, "Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ve arkadaşları farklı kimliklerini korurken, ortak paydalar üzerinde kendi istekleriyle birleşen ve bir üst kimlik altında
yaşamayı kabul edenlere Türk milleti ismini vermişlerdir. Bununla birlikte elbette, ortak paydalara ve üst kimliğe zarar verebilecek faaliyetlere de hiçbir zaman müsamaha göstermemişlerdir. Bu anlayış çerçevesinde Türkiye'nin bütün vatandaşları 'Ne Mutlu Türküm' ve 'Ben Türk ulusunun bir ferdiyim, vatandaşıyım' demekten çekinmemeli ve onların bu konudaki tereddütleri giderilmelidir" diye konuştu.

'KÜRESEL DÜŞÜN, ULUSAL HAREKET ET'

Orgeneral Başbuğ, küreselleşme çağında ulus devlet yapısının sorgulandığının bir gerçek olduğunu, hatta bazılarının çok ileri giderek ulus devlet yapısının artık ömrünü tamamladığını bile söylediğini kaydetti. "Bize göre Türkiye'nin ulus devlet yapısı tartışılacak ve tartışmaya açılabilecek bir konu değildir. Çünkü bu yapı Türkiye'nin varlığı ile doğrudan doğruya ilgilidir" diyen Orgeneral Başbuğ, şu uyarılarda bulundu:

"Ulus devlet yapısını zayıflatmaya çalışmak ve tartışmak Türkiye'nin ülkesi, ulusu ile bütünlüğünü istememek demektir. Her konuyu tartışabilme özgürlüğü devletlerin varlığını riske sokacak konuları içermez. Devlet içinde entelektüel tartışmaların yapılabilir olması, devleti ayakta tutan unsurların tartışmaya açılması anlamını taşıyamaz. Bu gerçek yalnızca Türkiye için değil çağdaş devlet tanımı taşıyan tüm devletler için de tavizsiz olarak geçerlidir. Burada üzerinde düşünülmesi gereken nokta ulus
devletin nasıl daha güçlendirilebileceğine yönelik tedbir ve çareler üretmektir."

Küreselleşme çağında küreselleşmeye toptan karşı çıkarak, ülkeleri küreselleşmenin dışında tutmaya çalışmanın gerçekçi bir yaklaşım olmadığına dikkati çeken Orgeneral Başbuğ, "Önemli olan ulusal menfaatlere ve ulusal kültüre zarar vermeden, küreselleşmenin içinde yer almaktır. Bunun en kısa ifadesi ise 'Küresel düşün, ulusal hareket et' düşüncesidir" diye konuştu. Orgeneral Başbuğ, ulus devletinin işlev sahalarının küçültülebileceğini, ancak bunu yaparken Anayasal organlarının ve demokrasiyi hedefleyen
kurumlarının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Başbuğ, bu çerçevede devlet, birey ve özgürlükler arasında dengenin korunması için siyasilerin yanı sıra medyaya da önemli görevler düştüğünü ifade etti.

Orgeneral İlker Başbuğ, cumhuriyet ve ulus devlet rejiminin temel ilkesinin siyasal erdem olduğunun altını çizdi. Siyasal erdemin, demokrasi içinde yasalara saygı ve bireyin topluluğa bağlılığı anlamına geldiğini belirten Orgeneral Başbuğ, "Bizim ortam bilincimiz ve ortak vicdanımız genel anlamda ülkenin ulusal menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesidir. Ulusal menfaatlerimiz ise cumhuriyetin temel niteliklerine sıkı sıkıya bağlı kalarak devletin varlığının, bekasının korunması ve ulusul refah
seviyesinin arttırılmasıdır" dedi. Orgeneral Başbuğ, beka tedbirleri ile refah seviyesini arttırıcı tedbirler arasında hassas dengenin bulunmasının ilgili kurumların düşünce ve görüşlerini de dikkate alarak yine demokratik yaşam içerisinde siyasal makamlara düşen bir görev olduğunu söyledi.
Türkiye'nin karşı karşıya olduğu bölücü terör hareketinin temelinde etnik milliyetçiliğin yattığına vurgu yapan Orgeneral Başbuğ, bazı kesimlerin etnik kimliklerinin anayasal güvenceye kavuşturulmasını sık sık ve açıkça dile getirdiğini, bu görüşün ulus devlet yapısını hedef aldığını kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürel farklılıklara saygılı olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti kültürel alanda bireysel kalmak ve ulus devlet yapısına zarar vermemek şartıyla kültürel zenginliklerin yaşanması ve yaşatılması için gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmiştir. Bunun ötesinde kimse Türkiye'den belli bir etnik gruba kültürel alanın dışında siyasal alanda grupsal düzenlemeler yapmasını demokratik istekler aldatmacasıyla gizleyerek isteyemez ve bekleyemez. Kültürel alandaki düzenlemeler herhangi bir şekilde siyasal alana doğru götürülmeye ve alt kimliklere dönüştürülmeye
çalışılırsa ve bu konular ülke gündemine kasıtlı olarak devamlı sokulursa, korkarız ki ülke kutuplaşmaya ve ayrışmaya sürüklenebilir. Bu Türk toplumuna karşı yapılabilecek en büyük kötülüktür."

Orgeneral Başbuğ, üniter devletin ulus, egemenlik unsurları, yasama, yürütme, yargı erkleri bakımından teklik özelliği gösterdiğini, üniter devlet yapısına zarar verecek düzenlemelerden ve düşüncelerden kaçınılması gerektiğini bildirdi. Orgeneral Başbuğ, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu, bu niteliklerin cumhuriyetin değiştirilemez temel niteliklerini oluşturduğunu söyledi. Laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin temel direklerinden biri olup, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin de temel taşı olduğunu ifade eden Orgeneral Başbuğ, "Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'yı resmen yorumlamaya yetkili tek organ olarak, laikliğe ilişkin yapmış olduğu yorumların laikliğin anlamının ortaya konulmasında vazgeçilmez kaynaktır. TSK'nın laikliğe ilişkin vazgeçilmez duruşu Anayasa'nın 24. maddesinde açıkça ifade edilen 'kimse devletin sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne surette olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez veya kötüye kullanamaz' ilkesine herkesin sıkı sıkıya bağlı kalması, dinin veya dini duyguların dince kutsal sayılan şeylerin istismar edilmemesidir. Askerlik mesleği moral değerlere önem veren mesleklerin başında gelmektedir. Bireysel moral değerler açısından din de bir unsurdur" ifadelerini kullandı.

Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'na atıfta bulunan Orgeneral Başbuğ, "Buna karşılık bugün toplumun bir kesimi, yeni bir kültürel kimliğin, yaşam tarzının oluşumunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Çoğulcu demokrasi anlayışı çerçevesinde toplumsal huzur için bu zorunludur" uyarısında bulundu.

'SOSYAL DEVLETİN ZAYIFLAMASI CEMAATLERİ GÜÇLENDİRİR'

Cumhuriyetin diğer temel niteliğinin demokrasi olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, TSK'nın demokrasiye ve demokratik kurallara karşı saygılı olduğunu vurguladı. Demokrasinin temel hak ve özgürlüklerin çoğunluğa karşı da güvencede olduğu bir rejim olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, "Demokratik yaşamda çoğulculuk esas olmalıdır" mesajını verdi. Laiklik ilkesinin demokrasi ile çatıştığını iddia etmenin sağlam bir temele dayanmadığını aksine laik düzenin Türk demokrasisinin gelişmesinde ana itici güç oluşturduğunu anlatan Orgeneral Başbuğ, cumhuriyetin iki temel niteliği olan sosyal ve hukuk devleti ilkelerinin de çok önemli olduğunu söyledi. Orgeneral Başbuğ konuşmasında 'sosyal devletin zayıflamasının cemaatleri güçlendireceği' uyarısında da bulundu. Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:

"Herkesin insan onuruna yakışır asgari bir hayat seviyesini sağlamak, sosyal devletin bir görevidir. Sosyal devlet niteliğinin zayıflamasının toplumları cemaatleşmeye ittiği de bir gerçektir. Bu kapsamda giderek güçlenen bazı cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Ancak bu sosyal gerçek doğru analiz edildiği takdirde bu oluşuma karşı alınacak tedbirlerin başarı şansı olabilir."

ABD İLE İLİŞKİLERE ÖVGÜ

Orgeneral İlker Başbuğ, konuşmasında terörle mücadeleye ilişkin de önemli mesajlar verdi. Irak ile ilgili sorunlar konusunda devletin ilgili kurum ve kuruluşları arasında görüş birliğinin sağlanmasının zorunlu olduğuna işaret eden Orgeneral Başbuğ, Türkiye için Irak'a ilişkin öncelikli önemli siyasi hedefin Irak'ın toprak ve siyasi bütünlüğünün korunması olduğunu söyledi. Kerkük'e özel bir statü verilmesinin önemine değinen Orgeneral Başbuğ, aksi takdirde Irak'taki durumun içinden çıkılamaz bir hale geleceğini ifade etti. Türkmenlerin çatışan taraflardan biri haline gelmesinin Türkiye için endişe kaynağı olduğunu kaydeden Orgeneral Başbuğ, Irak merkezi yönetiminin ve şu anda Irak'ın kuzeyinde bulunan bölgesel yönetimin bu bölgedeki terör unsurlarına karşı etkin yaptırımlarda bulunmasını beklediklerini vurguladı. Irak'ın kuzeyine yönelik sınır ötesi operasyon esnasında TSK ile ABD Silahlı Kuvvetleri arasındaki işbirliği ve anlayışın mükemmel seviyede olduğuna vurgu yapan Başbuğ, "Bu nedenle önemli görevlerimizden birisi de bu işbirliğinin korunmasıdır. Türk-Amerikan ilişkileri iki ülkenin ortak değerleri üzerine inşa edilmiştir, köklüdür ve tarihidir. Bugün bu ilişkiler iki ülke için her zaman olduğundan çok daha önemlidir. Türkiye'nin ABD ile olan ilişkileri belirli bir konuya bağlanamayacak kadar geniş ve kapsamlıdır" dedi. Başbuğ, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda da şunları söyledi:

"Gerçekten Kıbrıs sorununa kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması isteniyorsa herkes tarafından ilk önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 1959/60 anlaşmalarına dayalı '1960 Kıbrıs Cumhuriyeti' olmadığının KKTC'nin bir gerçek olduğunun, eşit ve egemen şekilde Kıbrıs Türk halkının ve garantör devlet olarak Türkiye'nin kabul edebileceği bir çözüm ortaya konulmadan, sorunun çözülemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir." Orgeneral Başbuğ, Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmeyen bir AB'nin özellikle Ortadoğu ve
Kafkaslar bölgeleri üzerindeki etkisinin Balkanlar'da biteceği uyarısında da bulundu.

Kaynak: IHA





YORUM YAPARSAM BENİ TOPA TUTARLAR, SÖZÜNÜN AKLA GETİRDİĞİ YORUM:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, Günay için 'Herhalde kafası iyiydi' demişti. İŞTE İKİ AKP'Lİ ARASINDAKİ POLEMİK...

Cemevlerine yasal statü verilecek, Alevi dedelerine de maaş bağlanacak.

CHP Genel Başkanı Baykal, partisine yönelik çarşaflı katılımlara ilişkin, Humeyni’ye gönderme yaparak yanıt verdi.

DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, İngilizler'den 29 Mart yerel seçimlerinde gözlemcilik yapmalarını istedi.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Yozgat Belediyesi’nin son 4 yılda yaptığı 4 ayrı çiçek ihalesiyle ilgili iddialarda bulundu.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam