|
|
01 Eylül 2008 Pazartesi 08:04
|
Politika
|
Baykal, Başbuğ'un sözlerinin etkili olması gerektiğini söyledi, Gül'ün Erivan'a gitmemesini istedi
BAYKAL DİYOR Kİ: CUMHURBAŞKANI'NIN ERİVAN'A GİTMESİ YANLIŞ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Anayasa'yı ihlalden suçlu AKP çoğunluğu anayasayı değiştiremez. Türkiye'nin sorunu AKP'nin tercihlerine yardımcı olacak Anayasa değişikliği değildir. 'Anayasayı AKP'ye uydurulalım'; Hayır AKP'yi anayasaya uyduralım. 'Türkiye'yi AKP'ye uyduralım'; Hayır, AKP'yi Türkiye'ye uyduralım" dedi. CHP Parti Meclisi öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, güncel konulara ilişkin çök önemli açıklamalarda bulundu. Başkal'ın açıklamaları şöyle::
KILIÇ OLAYI KRİZ DEĞİL: Ben yıllardır 30 Ağustos kutlamalarının 'askeri geçit töreni' bölümlerine katılmıyorum. Bu tavrımın bu yılın şartlarıyla ilgisi yoktur. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç'a karşı sistematik, bilinçli bir protokol tavrı takınıldığı kanısında değilim. Zaten bu konuda bir çalışma yapılıp kendisine de bildirilmiş. Bu bir kriz konusu değil.
BAŞBUĞ'UN SÖZLERİ: Yeni Genelkurmay Başkanı, 'Türkiye bir ulus devlettir ve laiktir, böyle olmaya da devam etmelidir' dedi. Bazıları bundan çok rahatsız oldu, bazıları destekledi. Benim dikkat çektiğim konu ise başka. Ben sözlerin doğru-yanlışlığını tartışmıyorum, hepsinin doğru olduğundan hiç şüphe yok. Ben diyorum ki, bu sözlerin yönlendirici, etkili olması lazım. Böyle olmaları sağlanmalı. Devletin yetkili mercileri doğruları tespit ediyor ama orada kalıyor. İşte Şaban Dişli olayı. Bu kadar ne bir yolsuzluk olayı, ama arkadaş yerinde oturmaya devam ediyor. Başbakan 'hortumları kestik' diyor. Laf, laf, laf...
CİDDİ BİR KRİZ VAR: İşte Anayasa Mahkemesi'nin AKP'nin odak olduğuna ilişkin kararı. Mahkeme krizi çözmedi, tespit etti. Çözüm ne? Ben diyorum ki, AKP bundan ders çıkarmalı, en azından iç dünyasında, 'artık bunun gereğini yapacağım' demeli. Böyle mi peki? Hayır. Başbakan çıkıp diyor ki, 'biz odak değiliz'. AKP ne? Marjinal, gelip geçici bir parti mi; hayır, üçte iki çoğunlukla iktidar partisi. Peki ne olacak? Hepimiz seyrediyoruz. Genelkurmay Başkanı 'bölücülük, terör, laikliğe yönelik tehditler kaygı verici' diyor. Peki bunlara ilişkin kaygılar da devam ediyor. Bu sözler bu sorunları gidereceğine yönelik bir izlenim veriyor mu? Vermiyorsa bir sorun var demektir. Sorunları besleyen kaynaklar artık onları besleyememelidir.
ASKERİ MÜDAHALE DEĞİL: Sözler söyleniyor, hiçbir şey yapılmıyor. Ondan sonra hayal kırıklığı yaratıyor, doğru sözleri ile gerçekler arasındaki mesafe açılmamalıdır. 'Bu olmaz' demek 'askeri müdahale olsun' demek değildir. O konu aşıldı artık. 'Darbe yapmayacaklarsa bunları niye dinleyeceğiz kardeşim?' denilemez. Bu sözlerin dikkate alınması, etkinliğinin sağlanması, gereğinin yapılması sağlanmalıdır. Gerçeklerle sözler arasındaki makas açılmamalıdır.
ÇARE KESİNTİ DEĞİL, DİYALOG: Benim kullandığım 'sözle etkili olma aşaması geride kaldı' söyleminin muhatabı o konuşmayı yapan kişi değil, hayatın-siyasetin akışını yönlendiren herkestir. Çare kesinti değil, uzlaşmadır, diyalogdur. Bir devlet yetkilisi doğru bir şeyi söylüyor ve gelip geçiyor. Ben söylenenlerin doğruluğuna inanıyorum, peki hükümet de inanıyor mu? 'Biz kimseye hesap vermeyiz, çoğunluk da yetki de bizde, medyayı esir aldık, önümüzde diz çöktüler, STK'lar ve üniversiteleri teslim aldık, Silahlı Kuvvetler demokrasiye, hukuka saygılı bizi dinlemek zorunda' diyorsanız bu gidiş iyi bir gidiş değildir.
AKP SUÇLU, ANAYASAYI DEĞİŞTİREMEZ: Ulusal Program çerçevesinde Anayasa değişikliği tartışması var. Anayasa Mahkemesi bir karar aldı AKP hakkında. Bunu nasıl çözeceğiz? Ben bir öneri yaptım. Bazıları da diyor ki, hayır Anayasayı değiştirelim ya da Anayasa Mahkemesi'nin değiştirelim, bir daha böyle karar çıkmasın. Bunlar temel felsefeyi değiştirmeye yönelik önerilerdir. 'Anayasayı, Türkiye'yi AKP'ye uyduralım' önerileridir. Bunlara 'hayır' diyoruz. Türkiye herkesten büyüktür. Siyasi partiler gelip geçer, kalıcı olan Anayasa'nın temel nitelikleri ve Türk milletidir. Bakın Amerikalı hukukçu diyor ki, 'benim gördüğüm metinde Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerinin de değiştirilmesi öneriyordu, oysa bence bunlar daha da güçlendirilmeli' Türkiye'de Anayasayı kim değiştirecek? Anayasa'yı ihlalden suçlu bir çoğunluğa 'gel sen bunu yap' denilebilir mi? Türkiye'nin sorunu AKP'nin tercihlerine yardımcı olacak Anayasa değişikliği değildir. 'Anayasayı AKP'ye uydurulalım'; Hayır, AKP'yi anayasaya uyduralım. 'Türkiye'yi AKP'ye uyduralım'; Hayır, AKP'yi Türkiye'ye uyduralım.
ERİVAN'A GİTMESİ YANLIŞ: Maç nedeniyle uzunca süredir uyguladığımız bir politika değiştirilmek isteniyor. Ermenistan'a ilişkin üç önemli tespit var: 1- Ermenistan Türkiye'nin ulusal sınırlarını kabul etmiyor. 2- Soykırım iddialarının takip edip destekliyor. 3- Ermenistan Azerbaycan'ın toprağı olan Karabağ'ı işgal etmiştir. Cumhurbaşkanı tepeden inme bir hamle yapıyor. Dış politika böyle ahbap-çavuş ilişkileriyle gitmez. İzlenen her politikanın bir nedeni vardır. Azerbaycan Türkiye'nin gerçek dostu olan bir ülkedir. Azerbaycan'la ilişkimize en küçük zarar verecek bir adım atmamak gerekir. Birileri sırtımızı sıvazladı diye böyle temaslara yönelmemiz iyi düşünmemiz gereken bir karardır. Ben Erivan yerine Bakü'ye maça gitmeyi tercih ederim.
AYDIN DOĞAN'IN SÖZLERİ YANLIŞ: (Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan'ın, Zaman Gazetesi'nde dün yayınlanan söyleşisinde kullandığı 'Muhalefet basına dosya getirirdi, CHP bizi enforme etmiyor' ifadesini değerlendirirken) En azından zamanlaması yanlış olmuştur. Bunların söylendiği bir zamanda Türkiye, CHP'nin sunduğu Şaban Dişli ile ilgili bir belge ile çalkalanıyor. Ciddi bir zamanlama yanlışı var. Herkes zaman zaman CHP'den şikayetçi olarak bir rahatlama içine giriyor, biz artık buna alıştık.
(KEÇİÖREN'DE TEKELCİNİN DÖVÜLMESİ) BAŞBAKAN'IN ZİHNİYETİ: Her şey çok açık, tablo net. Kimse kimseyi aldatmasın. Sistematik bir sindirme politikası uygulanıyor. Belediye zabıtalarının ellerinde sopalarla saldırması olur mu hiç. Dövülen vatandaş altı aylık sağlık raporu almış. Üzüntü verici ama herkes geçiştirmeye çalışıyor. Ama bir süre sonra böyle olaylarla yine karşılaşırız. Çünkü, bu anlayış oradaki belediye zabıtasının, ilçe başkanının, belediye başkanının değil Başbakan'ın ortaya koyduğu bir anlayıştır.
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, DTP'nin terör örgütü PKK ile arasına mesafe koyması gerektiğini söyledi.
CHP ve DSP, seçmen listelerinin askı ve itiraz süresinin uzatılması istemiyle Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) başvurdu.
CHP'nin Ankara adayı Murat Karayalçın, 'Melih Gökçek’in gideceğini hem de tıpış tıpış gideceğini söylüyorum' dedi.
Rahşan Ecevit, dün ağır bir açıklama yapmıştı. DSP bugün Rahşan Hanım'a bir cevap verdi.
Sebebi, Gül'ü Diyarbakır'a göndermeyen kulak rahatsızlığı...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için partisinin Mansur Yavaş'ı aday gösterdiğini anımsatarak dedi bunu.
|