|
|
08 Eylül 2008 Pazartesi 17:25
|
Politika
|
DİSK: 'Erdoğan şantaj değil görevini yapmalı'
DİSK Genel Başkanı Çelebi, Başbakan Erdoğan’ın, Aydın Doğan’ı Deniz Feneri davası ile ilgili haberler nedeniyle ağır dille eleştirmesine tepki gösterdi.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Doğan Medya Grubu ve Aydın Doğan’ı Deniz Feneri davası ile ilgili haberler nedeniyle ağır dille eleştirmesine tepki gösterdi. Çelebi, “Sayın Erdoğan şantaj yapmak yerine görevini yapmalıdır” dedi.
DİSK Genel Başkanı Çelebi yaptığı açıklamada, tüm toplumun gözü önünde devam eden Başbakan Erdoğan ve Aydın Doğan arasındaki tartışma ile Türkiye basın tarihinin kritik bir aşamadan, demokrasinin de önemli bir sınavdan geçtiğini ifade etti. Medyanın bizzat Başbakan’ın ağzından tehdit edildiğini ve tüm topluma korku saçılmak istendiğini savunan Çelebi, şunları kaydetti:
“Erdoğan’ın açıklamalarını samimi itiraflar olarak kabul edebiliriz. Başbakan ‘Bundan sonra her şeyi açıkça konuşacağız’ diyor. Buradan anladığımız bazı konuların eskiden gizli kapaklı görüşüldüğü. AKP iktidarının iş takibi yaptığı itiraf ediliyor. AKP iktidarınca daha önce kamu imkanlarının eşe dosta peşkeş çekildiği, ihalelerin Başbakan’ın iki dudağı arasında olduğu adeta itiraf edilmektedir. Eskiden özel görüşmelerle, hukuka ve kurallara aykırı biçimde yapılan ihalelerin bundan sonra çıkarları AKP iktidarıyla çelişen kesimlere verilmeyeceği izlenimi belirginleşmektedir.”
“Erdoğan şantaj yapmak yerine görevini yapmalıdır” diyen Çelebi, Başbakan’ın görevinin mahkemelerdeki bir yolsuzluk iddiasını aktaran basın organlarını tehdit etmek değil, yolsuzluk yapanların üzerine gitmek olduğunu söyledi. Erdoğan’ın, Aydın Doğan hakkında ne biliyorsa hemen açıklamaya ve gereğini yapmaya çağıran Çelebi şöyle dedi:
“Daha önceki hükümetler dönemimde de benzer yolsuzluk olayları yaşanmış ve hükümetler bu nedenle düşürülmüştü. Şimdi anlaşılıyor ki ‘temiz siyaset’ yapma sözü vererek iktidara gelen AKP hükümeti döneminde hiçbir şey değişmemiştir. Alman mahkemelerince ortaya çıkarılan ve sürdürülen ibret verici dava yakından takip edilmelidir. Yurttaşlarımızın duygu ve inançları kullanılarak toplanan paraların AKP’nin ve siyasetin finansmanında kullanılıp kullanılmadığına cevap verilmelidir.
Başbakan ve yetkililer bunun üzerine gidip, gereğini yapmak yerine, konunun üzerini kapatmak, gündemi saptırmak ve mahkeme ile ilgili iddiaları yayımlayan gazeteleri tehdit etmek yolunu seçmiştir.
Siyasetin finansmanının acilen kurallara bağlanması gerekmektedir. Siyasi etik yasası derhal çıkartılmalıdır. Siyaset demokratikleştirilmeli ve şeffaflaştırılmalıdır.”
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, DTP'nin terör örgütü PKK ile arasına mesafe koyması gerektiğini söyledi.
CHP ve DSP, seçmen listelerinin askı ve itiraz süresinin uzatılması istemiyle Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) başvurdu.
CHP'nin Ankara adayı Murat Karayalçın, 'Melih Gökçek’in gideceğini hem de tıpış tıpış gideceğini söylüyorum' dedi.
Rahşan Ecevit, dün ağır bir açıklama yapmıştı. DSP bugün Rahşan Hanım'a bir cevap verdi.
Sebebi, Gül'ü Diyarbakır'a göndermeyen kulak rahatsızlığı...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için partisinin Mansur Yavaş'ı aday gösterdiğini anımsatarak dedi bunu.
|