|
|
26 Kasım 2008 Çarşamba 17:43
|
Politika
|
MHP'li Vural, hükümete sordu: 'İmralı'ya arkadaş göndermek için örtülü ödeneği kullandınız mı?'
Vural, İmralı Cezaevi'nin kapasitesinin artırılması için Adalet Bakanlığı'nın yatırım programında herhangi bir ödenek bulunmadığını belirterek, bu projenin kaynağını sordu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İmralı Cezaevi'nin kapasitesinin artırılması için Adalet Bakanlığı'nın yatırım programında herhangi bir ödenek bulunmadığını belirterek, bu projenin kaynağını sordu.
Vural, "Sayın Başbakan, İmralı'dakinin yanına arkadaş göndermek için oraya inşaat yapılması konusunda Başbakanlık örtülü ödeneğini kullandınız mı? İmralı'ya arkadaş gönderme projenizin devletin yüksek menfaatleriyle ne alakası vardır? Bunu açıklayın" dedi. Vural, hiçkimsenin terör örgütünü ve teröristbaşını cesaretlendirerek onun üzerinden siyaset yürütmemesi gerektiğini söyledi. MHP Grup Başkanvekili Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında hükümetin, terörist başına İmralı'da özel bir muamele yapmayı kendisi için siyasi bir hedef olarak benimsediğini öne sürdü. Vural, bu konudaki adımların İşkenceyi Önleme Komitesi'nin tavsiyeleri doğrultusunda atıldığı iddialarının doğru olmadığını söyledi. Bu tavsiyelere uyma gibi bir zorunluluk bulunmadığını savunan Vural, AİHM'in de bu şartları Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı görmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Vural, AİHM'in 'Çakal' lakaplı Carlos'un tecrit koşullarının doğru olduğunu ifade ettiğini, teröristbaşı ile ilgili farklı bir karar almasının mümkün olmadığını söyledi. Bu kararın hukuki ve teknik gerekçesi olmadığını söyleyen Vural, o yüzden kararın siyasi boyutları olduğu yönünde endişe taşıdıklarını bildirdi. İnfaz Kanunu'nun cezaevleriyle ilgili nakilleri düzenlediğine işaret eden Vural, bu kanun çerçevesinde çıkarılan ve Cemil Çiçek imzalı yönetmelikte İmralı'nın yüksek nitelikli cezaevi olarak gösterildiğini söyledi. Nakillerle ilgili çıkarılan yönetmeliğe göre bu cezaevine nakil yapılmasının mümkün olmadığını açıklayan Vural, "Bu durumda hükümetin İmralı'daki için özel bir hukuki düzenleme yapacağı öngörülüyor" dedi. Bölücü örgüt elebaşının iyi halli olmasına ilişkin bir yaklaşımı ortaya koymanın, İnfaz Kanunu'nun 25. maddesini değiştirmek anlamına geleceğini ileri süren Vural, bu konuda Adalet Bakanı'na bir talep iletilip iletilmediğini sordu. İnfaz Kanunu'nun 25. maddesinin değiştirilmesinin kabul edilemeyeceğini vurgulayan Vural, "İmralı'dakini oraya gidecek mahkumlarla görüştürmeyecekseniz niye gönderiyorsunuz. Demek ki görüştürecekler. Görüştüreceklerine göre 25. maddeyi değiştirecekler" şeklinde iddialarda bulundu.
Adalet Bakanı'nın İmralı'daki kapasitenin artırılması için inşaat başlatıldığını ifade ettiğini hatırlatan Vural, Adalet Bakanlığı'nın yatırım programında bu yatırım için ayrılan herhangi bir ödenek bulunmadığına işaret etti. Bu yatırımı kimin yaptığını, harcamayla ilgili kaynağı kimin tahsis ettiğini soran Vural şunları söyledi:
"Eğer siz oraya farklı bir ceza ve tutukevi inşa etmek veya kapasitesini artırmak istiyorsanız neden bunu yatırım programına koymadınız da şimdi alelalece bunu yapıyorsunuz. Yaklaşan seçimlerle ilgili teröristbaşı üzerindek siyaset üretmek için mi? Sayın Başbakan, İmralı'dakinin yanına arkadaş göndermek için oraya inşaat yapılması konusunda Başbakanlık örtülü ödeneğini kullandınız mı? Örtülü ödenek, devletin yüksek menfaatleriyle icapları gereği kullanılmasına amirdir. İmralı'ya arkadaş gönderme projenizin devletin yüksek menfaatleriyle ne alakası vardır. Bunu açıklayın. Örtülü ödenek kullanılmışsa gerçekten çok vahim bir durumla karşı karşıyayız. Adi bir hükümlüye yapılan ayrıcalıklı tutumun devam ettirilmesi demektir. Başbakan böyle bir talimatı vermişse, bu teknik, hukuki gerekçelerden kaynaklanmadığına göre bunun siyasi bir gerekçesi olduğu ortaya çıkmaktadır." İmralı'daki kişiye imtiyazlı, özel bir muamelenin terör örgütünü cesaretlendireceğini dile getiren Vural, Adalet Bakanı'nın 'eğer bombaları bırakın derse belki savcılar yeni bir değerlendirme yapar' yaklaşımının aynı zamanda bir itiraf olduğunu savundu. Bunun, İmralı'daki teröristbaşının terör örgütünü yönettiğini gösterdiğini belirten Vural, bu durumda bu kişi hakkında ilave dava açılması gerektiğini vurguladı. MHP olarak teröristbaşı üzerinden yürütülen bu örtülü siyasetin maskelerini düşürmeye kararlıyız. Hiçkimse terör örgütünü ve teröristbaşını cesaretlendirerek onun üzerinden siyaset yürütmemelidir. Türk milletinin birlik ve bütünlüğüne kasteden, kundaktaki bebeleri öldüren, 335 tane katliam yapan bir kişiye özel bir muamele yapılmasını, kanunun ve yönetmeliklerin dışında 'iyi muamele ediyoruz' şeklinde bir siyasi amaç için terörist başının kullanılmasını kınıyorum.
CHP Grup Başkan Vekili Kılıçdaroğlu, Elazığ'a geldi. Kılıçdaroğlu, 'Elazığlılar, demokratik yollarla haklarını arasınlar' dedi.
Ayşe Uzan isimli işsiz bir kadın, Başbakan'la görüşmek istediğini söyledi. Çevik Kuvvet, kadının çevresinde etten duvar ördü. Erdoğan'a ulaşamayan kadın oradan uzaklaştırıldı...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT Türk'e program yapan sunucu ve gazetecilere, Haziran 2009 itibariyle 78 bin 700 lira ödendiğini bildirdi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Ne oldum diye kendini unutmayacaksın. Göreceksin ki ne olursan ol senden güçlü millet var. Bu millet çıkarır da indirir de' diye konuştu.
AKP Grup Başkanvekili Elitaş, 'Biz diyoruz ki darbe yapanları yargılayalım ama darbe yapmaya heveslenenler varsa onların da önünü keselim' dedi.
Cuma namazını Beyazıt Camii'nde kılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi girişinde sol görüşlü bir grup öğrenci tarafından protesto edildi.
|