|
|
06 Ocak 2009 Salı 12:01
|
Politika
|
Başbakan Erdoğan, Barak ve Livni'ye seslendi: 'Şubat ayındaki seçimi bırakın, tarih İsrail'in yaptığını kara bir leke olarak yazacak'
Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, İsrail'in Gazze saldırısından sonra kendisine yönelen eleştirilere cevap verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'ye yönelik önce hava harekatı şimdi de kara harekatı başlatan İsrail'e yönelik üslubunu sertleştirerek, "Ortada bir zulüm var, bu zulme karşı biz zalimlerin yanında olamayız. Her zaman mazlumun yanında olduk. Bugün de yanındayız, yarın da yanında olacağız" dedi.
Erdoğan, kendisini 'duygusal' davranmakla suçlayan İsrail yönetimine tepki göstererek, "Duygusal konuşmuyorum. Benim duygusallığım varsa, Gazze'deki kardeşlerime yöneliktir. Kılı kırk yararak düşünerek konuşuyorum, akılla bilgiyle tecrübeyle konuşuyorum. Bir duygusallıktan bahsediliyorsa, bu hesabı şu anda İsrail yapıyor. Şubat'ta yapılacak seçim hesabıdır. Siz Şubat ayında yapacağınız seçimi bırakın, tarih sizi şu yaptıklarınızla insanlık tarihine kara leke düşürdünüz, diye yargılayacak. Biz kovulduğunuz zaman, dedeleriniz, ecdadınız kovulduğu zaman sizi kalkıp da bu topraklarda ağırlayan Osmanlı'nın torunu olarak konuşuyoruz. Sıradan bir ülkenin lideri olarak konuşmuyoruz" diye konuştu.
AK Parti TBMM Grubu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Başbakan Erdoğan, 2009 yılının ilk grup toplantısını İsrail'in Gazze saldırılarına ayırdı. İsrail'i yaylım ateşine tutan Başbakan Erdoğan, İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve Savunma Bakanı Ehud Barak'ı ağır bir dille eleştirdi.
'TRİBÜNDEN SEYREDEMEZDİK'
Gazze'de büyük bir insanlık dramı yaşandığına işaret eden Başbakan Erdoğan, bu dramın İsrail ambargosu nedeniyle aylardır sürdüğünü, 27 Aralık'ta başlayan bir süreç olmadığını, daha önce başlayan bir süreç olduğunu kaydetti. Haziran 2008 anlaşmasının, ateşkes ve ambargoların kaldırılmasına yönelik bir uygulama olması gerekirken Hamas'ın ateşkese uyduğunu ve ateşkesi sağladığını ancak İsrail'in o dönem içerisinde ambargoları kaldırmadığını hatırlattı. Önce hava harekatı, sonra kara harekatının dramı daha da derinleştirdiğine vurgu yapan Erdoğan, şu anda 600'e yakın insanın öldüğünü, binlercesinin de yaralandığını hatırlattı. En temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan insanların yokluk sorunuyla karşı karşışa geldiğini belirten Erdoğan, Türkiye olarak ilk andan itibaren, Haziran 2008 anlaşmasından sonraki süreçte insani yardımları göndermeye başladıklarını, fakat bu yardımların Gazze'ye ulaşamadığını söyledi. Erdoğan, "Sürekli görüşmeler, sürekli irtibatlarla kah 5, kah 10 gün bekletilerek bu yardımları ancak ulaştırabiliyorduk" diye yakındı. Türkiye olarak sivil ve masum insanları hedef alan bu saldırıları şiddetle kınadıklarını ve haklı tepkiyi tüm dünyaya duyurduklarını ifade eden Erdoğan, sadece tepki vermekle kalmadıklarını, bu trajedinin bir an önce son bulması için önemli diplomatik atak başlattıklarını söyledi. Bu çerçevede Suriye, Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan'ı ziyaret ettiklerini, ardından da batıya yönelik olarak yoğun telefon diplomasisini başlattıklarını anlatan Erdoğan, AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı, İspanya Başbakanı, Fransa Cumhurbaşkanı, İtalya Başbakanı, Rusya Başbakanı, İngiltere Başbakanı ile telefon görüşmesi yaptıklarını söyledi. Erdoğan, "Türkiye olarak bekle gör politikası ya da tribünden seyretme anlayışı içerisinde olamazdık" diye konuştuk.
'UYGULANABİLİR EYLEM PLANI İSTİYORUZ' Türkiye'nin 1 Ocak'ta başlayan BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği nedeniyle ilave sorumlulukları olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, öncelikle bölge ülkelerini dolaşarak barışa yönelik diplomatik seçeneklerin önünü açtıklarını kaydetti. Erdoğan, "Biz görüşmelerimizde şunun altını çizdik. İsrail, Gazze'deki saldırıları bir an önce durdurmalıdır, taraflar arasında kalıcı ateşkes sağlanmalıdır, ambargolar kaldırılmalıdır ve sınır kapıları açılmalı, Filistinli gruplar arasında ulusal uzlaşı sağlanmalıdır. Bu ziyaretlerdeki amacımız farklı görüşteki taraflar arasında ortak bir dil ve anlayış geliştirmek, diplomatik baskıları artırmak, kamuoyu oluşturmak, tüm tarafları sürece dahil etmek, taraflar arasında diyalog kurulmasını sağlamak ve kalıcı ateşkesin sağlanması için uygulanabilir bir eylem planı ortaya çıkarmaktır. Bu amaçlarla yaptığımız görüşmeler neticesinde bölge ülkelerinin giderek daha fazla hassasiyet ve duyarlılığa sahip olduğunu müşahade ettim" şeklinde konuştu.
MUHALEFETİN 'İSRAİL'E AMBARGO' TALEPLERİNE KARŞI ÇIKTI
Başbakan Erdoğan, konuşmasında İsrail'e ambargo uygulanmasını, ekonomik ve ticari ilişkilerin askıya alınmasını öneren muhalefete de sert çıktı. "Bu işlerin siyasi istismarı olmaz" diyen Başbakan Erdoğan, Türkiye'de bu işin siyasi istismarını yapma gayreti içerisinde olanlar olduğunu söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu: "Şu anda hükümete 'Şunu, bunu yapmalıydı' diyenler var. Arkadaşlar değerli olacağız, dürüst, samimi olacağız. Devletler duygusal anlayış içinde ya da 'Ben hükümete şöyle bir saldırayım, neticesi ne olursa olsun, halka hoş gelir, oy devşirebilir miyim?' diye konuşmalar yapmak bu işlerde doğru değil. Biz bunları geçmişte çok yaşadık. Bunu söyleyenler, konuşanlar da geçmişlerine iyi baksınlar. Şu anda parlamentoda olanları geçmişte bu ülkenin yönetiminde gördüm. DSP, MHP, ANAP bizden önce yönetmediler mi? İsrail ile ilişkiler yok muydu? Neden kesmediniz? O zaman sıkıntı yok muydu? Bizden ne istiyorlar, 'Gelin ilişkileri kesin' diyorlar. Biz bakkal dükkanı idare etmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ni idare ediyoruz. Biz atılması gereken adımları, dersimizi iyi çalıştık. Her an arkadaşlarımızla müzakeresini yapıyoruz. Nerede ne gibi adımlar atılmalı, çalışıyoruz. Özel Temsilcim bugün sabah Suriye'ye gitti. Sarkozy ve Hamas yetkilileriyle ile görüşmeler yapacak." Erdoğan, bazı muhalefete rağmen çalışmaları sürdürdüklerini, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın da BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleriyle görüşmeler yapmak üzere ABD'ye gittiğini bildirdi. Başbakan Erdoğan, "Bırakalım gün birlik günüdür. Gazze'deki kardeşlerimizin yanında yer alma günüdür. Kuru sıkı atarak birşey elde edilmez. Biz şu anda elimizden geleni yaptık, yapmaya devam edeceğiz. En ufak sapma olmayacak. Aklı selimle oturup kalkanların görüşlerine de kulak veririz. Bu konuda da en ufak geri adım atma olmaz. Bizim siyasi hesabımız yok" dedi.
'BAKKAL DÜKKANI YÖNETMİYORUZ'
Başbakan Erdoğan, kendisini 'duygusal davranmakla' suçlayan İsrail yönetimine de sert bir dille cevap verdi. "Ortada bir zulüm var, bu zulme karşı biz zalimlerin yanında olamayız" diyen Başbakan Erdoğan, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "İsrail şunu söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı duygusal konuşuyor, diyorlar. Hayır ben duygusal konuşmuyorum. Benim duygusallığım varsa, Gazze'deki kardeşlerime yöneliktir. Kılı kırk yararak düşünerek konuşuyorum, akılla bilgiyle tecrübeyle konuşuyorum. Bir duygusallıktan bahsediliyorsa, bu hesabı şu anda İsrail yapıyor. Şubat'ta yapılacak seçim hesabıdır. Yine Barak'a sesleniyorum. Siz Şubat ayında yapacağınız seçimi bırakın, tarih sizi şu yaptıklarınızla insanlık tarihine kara leke düşürdünüz, diye yargılayacak. Biz kovulduğunuz zaman, dedeleriniz, ecdadınız kovulduğu zaman sizi kalkıp da bu topraklarda ağırlayan Osmanlı'nın torunu olarak konuşuyoruz. Sıradan bir ülkenin lideri olarak konuşmuyoruz. Her zaman mazlumun yanında olduk. Bugün de yanındayız, yarın da yanında olacağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Şu hususu üzüntüyle ifade etmek zorundayım. Gazze'deki saldırılar insanlık tarihine bir leke olarak geçecektir. İnsanları tarihte derin acılar çeken bir devletten, insanlık yaşamına herkesten daha çok saygı duyması gerekirken, bunları yapmış olması affedilebilir birşey değil. Çocukların, kadınların, yaşlıların hayatının ne kadar değerli, kutsal olduğunu, hakkın hukukun, birlikte yaşama kültürünü en çok da tarihte acı günler yaşamış bu milletin bilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dünyanın birçok ülkesindeki Yahudiler de duydukları üzüntüyü dile getiriyorlar. İsrail'de de rahatsız olanlar var. Bunlara kulakları sağır olan bir yönetim var. Meseleye insani hassasiyetiyle bakan birçok kesim haklı bir tepki koyuyor."
'VAHŞET MEŞRULAŞTIRILAMAZ'
Filistin'in kanayan yara olarak gündemde ön sıralarda yerini koruduğunu belirten Başbakan Erdoğan, 2 yıldır abluka altında tutulan Gazze'nin adeta dünyanın en büyük açık hava hapisanesi haline geldiğini söyledi. Gazze'nin kendi kaderine terk edilmiş durumda olduğuna idşaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak. Ramallah sınır kapısında yarım saat arabasının içinde bekletilen bir Başbakan olarak söylüyorum. Bunu yapan İsrail. Hala bu İsrail hala diplomasiden, demokrasiden bahsediyor. Ne demokrasisi? Dostluk, vesaire bütün bunlara rağmen bizler İsrail-Suriye arasında endirekt aracılık olur mu diye talepler gelince buna olumlu baktık. Ama pazartesi günü biz Burada Olmert'i kabul ettik. Hatta bazı siyasiler bunu da konuştular. Bizimle Suriye ile İsrail ilişkilerinin 5. raundunu görüşmeye geldiler. Suriye ile mutabakat metni üzerinde ne yapılabilir, bunu görüştük. Hafta sonuna kadar bunları devma ettirelim, dedikAncak maalesef biz bütçe görüşmelerinde İsrail uçaklarının Gazze'yi bombaladığını duyduk. Bu, Türkiye'ye bir saygısızlık. Tüm bu olumsuzluklara ilave olarak bir de hala kalkıp duygusallık olarak bu süreci değerlendirme gayreti içinde oluyorlar. 550 insanın öldürülmesi, 2 binin üzerinde insanın yaralı olarak gerek Gazze de, gerek Gazze dışında tedavi ediliyor olması, daha ne kadar ölecek bilmiyoruz. Hiçbir gerekçe vahşeti insanlık vicdanında meşrulaştırma yolu olabilir mi? Pazar yerlerine, hastanelere, okullara, camilere, masum sivillere fırlatılan bombaların bir izahı var mı, olabilir mi? Suyu, elektriği, ekmeği, ilacı esirgenen insanların üzerine ölüm yağdırarak acaba neyi çözebilirsiniz? Filistin'de yaşayan insanlar da diğerleri kadar değerlidir, yaşama hakkına sahiptir. İnsan hayatına hiçe sayan bir anlayış bir insanlık ayıbı olarak görülebilir. Bu şekilde ancak kin ve nefret tohumları geleceğe yönelik olarak ekilir. İsrail, bu gerçeği görmeli ve bir an önce saldırılara son vermelidir. Bu şekilde hiçbir sorun çözülmez. Barış süreci ciddi yara alır."
TÜRKİYE'DEKİ GAZZE MİTİNGLERİNE DESTEK VERDİ
Başbakan Erdoğan, insanlığın ortak vicdanında onarılması zor bir yara açıldığını belirterek, Ortadoğu'nun son 100 yıldır barışa hiç bu kadar yakın olmadığını son saldırıların barış umutlarını kararttığını kaydetti. Türkiye olarak her zaman Filistin'in yanında olduklarını, olmaya devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, Filistin ile Türkiye arasında tarihi ve gönül bağlarının olduğunu söyledi. Erdoğan, "Filistin meselesi sadece Filistinlilerin meselesi değildir. Sadece Arapların, Müslümanların Ortadoğu coğrafyasının da meselesi değildir, olmamalıdır. Kalıcı barışın sağlanması istikrar için öncelikli şarttır. Tüm insanlığın meselesi olarak görülmelidir" diye konuştu. Erdoğan, Türkiye'de yapılan Gazze'ye destek gösterilerine de destek verdi.
YARDIM KAMPANYASINA DESTEK VERMEYE ÇAĞIRDI
Başbakan Erdoğan, TBMM Başkanı Toptan'ın milletvekillerini kapsayan yardım kampanyasına da destek vererek, milletvekillerini kampanyaya en iyi şekilde katılmaya davet etti. Erdoğan, AK Parti Grubu olarak en azami desteği vereceklerini söyledi. Erdoğan, "Yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen umudumuzu da kaybetmiş değiliz. Barışın mümkün olduğuna inanmak istiyoruz. Uluslararası topluma da büyük görevler düşüyor. Buradan altını çizerek Gürcistan konusunda devreye giren uluslararası kuruluşlar niçin bu konuda susuyorlar ya da söylem konusunda geçiştirmekle yetiniyorlar. Bunu özellikle soruyorum" dedi. Erdoğan, Başbakanldık Acil Durum Genel Müdürlüğü tarafından açılan hesap numaralarını da duyurdu. Erdoğan'ın verdiği hesap numaraları şunlar: "Ziraat Bankası Aşağı Ayrancı Şubesi'nde 5555 555 nolu hesap. Türkiye Halk Bankası Bakanlıklar Şubesi 05 00000 5 numaralı hesap. Vakıflar Bankası Finans Market Şubesi 205 5555 numaralı hesap." Erdoğan, bu hesap numaralarına halkın ve işadamlarının yardımlarını beklediklerini söyledi.
'HAMAS'IN DA HATALARI OLMUŞTUR AMA'
Başbakan Erdoğan, Filistin'de yapılan seçimler öncesinde ABD, Avrupa ve AGİT'ten ses çıkmadığını ancak seçimden sonra istedikleri iktidar olmayınca 'nasıl alıkoyarız, nasıl çalıştırmayız' gayreti içine girdiklerini belirterek, İsrail'in vergi paylarını vermemeye başladığını söyledi. Erdoğan, "Bunlar kendilerine söylendiği zaman maalesef kırk dereden su getirdiler. Biz Ortadoğu'yu barış havzası olarak görmek istiyoruz. Uluslararası camiayı da sorumluluk içinde hareket etmeye davet ediyorum. Hamas'ın da hataları olmamış mıdır, olmuştur. Hatalar üzerine bir vahşeti sergileyemezsiniz. Bir demokratik sürecin geçiş süreci var" diyerek İsrail'i uyardı.
Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) grup toplantısı, Genel Başkan Sabahattin Demirtaş'ın katılımıyla Hakkari Belediye Başkanlığı Lokali'nde yapıldı.
Tayyip Erdoğan, İngiltere'deki Türk işadamlarına da AÇILIMI anlattı, İngiltere'ye 'Dost ve müttefik' mesajını tekrarladı, AB ile 12 fasılda müzakereleri hatırlattı.
MHP YALANLADI: RANDEVU VERMEDİK
Sergide, Türkiye'nin güneyinde bulunan ve 13. yüzyıldan kalan beş metre uzunluğundaki 'Fil Saati' de bulunuyor. BAŞBAKAN'A 'FİL SAATİ'NİN MAKETİNİ HEDİYE ETTİLER:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın, istifasını istemişti. Durak, MHP Genel Merkezi'nden çağrıldığını açıkladı.
|