|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba 11:36
|
Spor
|
KENDİSİNİ FESİH ETTİ... Beşiktaş 'Çarşı'sız kaldı
Beşiktaş'ın takımlarına verdikleri büyük destek ve sosyal pankartları, eylemleriyle tanınan tribün grubu Çarşı kendini feshettiğini açıkladı
Her fırsatta verdiği sosyal mesajlarla farklı bir bakış açısı ortaya koyan Beşiktaş'ın efsane taraftar grubu Çarşı kendini feshetti.
1982 yılında kurulan Çarşı grubu, İnönü Stadı'nda kapalı tribünde yaptıkları şovlarla, takımlarını 90 dakika boyunca soluksuz desteklemeleriyle ve verdikleri sosyal mesajlarla Beşiktaş futbol takımının simgelerinden oldu. En bilinen sloganları "Çarşı her şeye karşı!", "Çarşı Atatürk harici her şeye karşı!"yla çeyrek asırdır Siyah-Beyazlı takıma destek verdi. Ancak geçen yıl tribündeki çekişme sonucu Ferdi Aslan'ın öldürülmesi grup üzerindeki baskıyı arttırdı. Çarşı içinde rant kavgası çıktığı yorumları yapıldı. Uzun süredir eleştirilen Çarşı grubu, "Kulübün önüne geçiyor" eleştirilerine son vermek için de kendi tarzı ile hareket etti ve kendisini feshetti. Beşiktaş Kültür Merkezi'nde Çarşı grubu için yapılan "Asi Ruh" belgelisinin galasında konuşan, grubunun lideri Alen Markaryan, Çarşı'nın kendini feshettiğini ve artık Çarşı diye bir grup olmadığını açıkladı. Markaryan, Çarşı'nın Beşiktaş Kulübü'nün önüne geçtiği eleştirilerinden yakındı.
Çarşı'nın vedasının tam metni
Alen'in Çarşı'nın internet sitesi forzabeşiktaş'ta yayına koyduğu açıklamasının tam metni şöyle:
Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film. Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de... Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan "inanın çocuklar başardık" şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.
Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası'nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var. Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz. Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir. Beşiktaş'ı yaşamak, Çarşı'yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir. Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?
Hiç düşündünüz mü?
Devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı...
Hiç düşündünüz mü?
Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?
Ve siz "karşı" olmak ne demektir bilir misiniz?
Düşünün bakalım.
Tam 1,5 saatiniz var. Mahallenin hep kötü çocuğuyduk. Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık. Ama yalnızca çalıştık. Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.
Zamanın tümünü Beşiktaş'la geçiren bu kitlenin ne yaptığını "zaman" bile anlayamazdı eminiz. İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.
Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık. Hala da basarız. Lakin bunları yaparken, galiba sanırım zannediyorum ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz. Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz Beşiktaş'sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.
Herşey Beşiktaş için değil miydi? Aslında herşey geçen sene "satılmış Çarşı" diye bağırıldığında başladı. Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki... 24 Saat Beşiktaş'ı yaşarken Beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki? Ve biz nereye gidiyorduk? Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı. Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor... Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden. Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum: "Çarşı Beşiktaş'ın üstüne geçti" bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı... Beşiktaş neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki... Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?
Neyse... geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım. Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin. Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.
Çarşı'nın eylemleri
Galatasaray'ın dört yıl üst üste şampiyon olduğu sene teknik direktör Fatih Terim'in Mehmet Ağar ile birlikte gazetelerde resimleri yayımlanıp imparator diye tanımladığı sırada Çarşı Grubu, 'İmparatorluk değil tam demokrasi' diye pankart açtı.
Bülent Ecevit'in ölümü üzerine resmi sitelerine "Kara Kartal seni unutmayacak Karaoğlan" yazısı koydular.
Barcelona'nın Kamerunlu siyahi oyuncusu Samuel Eto'o'ya La Liga'da hemen her maçta yapılan ırkçı tezahüratlar nedeniyle "Çarşı ırkçılığa karşı -hepimiz Eto'yuz!" pankartını tribünde açtılar.
2005/2006 sezonunda bazı maçlardan önce "Çarşı Nükleer Santrallere Karşı" yazılı pankartlarla nükleere karşı çıktılar, Sinop'ta düzenlenen Nükleer karşıtı gösterilere katıldılar. 2006/2007 sezonunda İnönü Stadyumu'nda oynanan Galatasaray derbisinde Greenpeace örgütü ile birlikte "Nükleersiz Türkiye" yazılı bir pankartla gösteri yaptılar.
Türkiye'de yaşanan terör olaylarını protesto amaçlı biri 2007 yılında Liverpool ile oynanan Şampiyonlar Ligi maçı ve 2008 yılındaki Galatasaray maçında kapalı tribünü kaplayacak şekilde "Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez" yazılı bayrak açtılar.
2007 yılında kuruluşunun 25. yılını kutlayan Çarşı, Kızılay'a topluca kan bağışında bulundu. 21 Nisan 2007 günü oynanan lig maçı öncesi Beşiktaş'ta kurulan çadırlarda 250'den fazla kişi kan verdi. 25. yılın anısına düzenlenen bir başka sosyal etkinlik "Hediyeni kap, Minitürk'e gel" sloganı ile 25 Nisan 2007'de kimsesiz çocuklara oyuncak ve kırtasiye dağıtılan organizasyon oldu. 2008 yılında Almanya'da Neo-naziler tarafından kundaklanan Türk ailenin evinin önünde eylem yaptılar. Mart 2008'de oynanan Galatasaray maçı öncesi resmi sitelerinde alkol karşıtı bir slogan yerleştirip, maç günleri alkol alınmaması kararı aldılar.
WEB SİTESİ İÇİN TIKLAYIN
14'de Uğur İnceman, 44'de Serdar Özkan, 58'de Bobo ve 86'da Tello, Beşiktaş adına GOL ŞOV yaptılar.
Beşiktaş, UEFA Kupası 2. ön eleme turu rövanş maçında Bosna Hersek'in NK Siroki Brijeg takımını 4-0 mağlup ederek, bir üst tura yükseldi.
Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi Grup Eleme Maçları programı belli oldu. İşte o takvim:
Beşiktaş ile NK Siroki Brijeg, UEFA Kupası 2. ön eleme turu rövanş maçında BJK İnönü Stadı'nda karşı karşıya. İlk 45 dakika Beşiktaş'ın tek gollü üstünlüğüyle sona erdi.
Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde grup kuraları Monaco'da çekildi. Fenerbahçeli yöneticiler ve Emre Belözoğlu rakiplerini değerlendirdi:
Beşiktaş, Bosna Hersek'in NK Siroki Brijeg takımıyla yapacağı UEFA Kupası 2. ön eleme turu rövanş maçında Avrupa kupalarındaki 128. karşılaşmasına çıkıyor.
|