türk net en son haber 5 Temmuz 2009Güncelleme: 05.07.2009 20:01 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
    Ana sayfa haber
    Politika Haber
    Toplum Haber
    Ekonomi Haber
    Dünya Haber
    Yaşam Haber
    Spor Haber
    Görüntülü Haber
    Haber İndeksi
    Haber Arama
    Haber Arşiv
    Hava Durumu
    Yazarlar
    Haber Başlıkları
    Araştırma Dosyaları
    Haber Yorumlar
    Haber Üyelik Merkezi
    Haber Üyelik Merkezi

    Güncel Başlıklar
    Trafik Kazaları
    Ilısu Barajı
    Irak Türkiye İlişkileri
    İsrail
    ADSL
    İnternet
    Michael Jackson
    Domuz Gribi
    Futbolda Transferler
    Osmanlı Tarihi
    Add to Google
    09 Temmuz 2008 Çarşamba 13:11 Spor

    Hasan Doğan: Futbolla uğraştığım 18 ayda işimde para kaybettim, ailemi ihmal ettim, üstüne bir de hakaretlere uğradım. En önemlisi sağlığım bozuldu

    Hasan Doğan'a SEN BAŞKAN OL diyen yazar, şu yanıtı almıştı: Tamam futbolu kurtaralım ama eğer başkan olmamı istiyorsan beni hiç sevmediğine inanacağım

    İBRAHİM SETEN, Vatan gazetesinde yazıyor:

    Bu kadar mı çabuk?

    FATİH Camii’ndeki cenazeye giderken, mahşeri kalabalığı aşıp Hasan Abi’ye ulaşamayacağımı biliyordum. Ama gazetede kalıp onu TV’den uğurlayacak kadar uzakta olmayı da tercih etmedim..

    Camiye vardığımızda hava sarı sıcak, avlu çok kalabalıktı. Aysel Hanım’ı, babasının kopyası Selim’i, biricik kızı Zeynep’i görmek, tanımasam da sarılmak istiyordum. Hiçbirimiz gözyaşlarımızı saklayamıyorduk.. Ben, yakın arkadaşı Başbakan’ın ne yapacağını merak ediyordum. Göremedim.. Hasan Abi’ye son görev olarak, bir kürek toprak atmak istiyordum... O da olmadı!

    Cenaze dönüşü önlerde saf tutanlarla sohbet ederken nerdeyse hiç kimsenin benim merak ettiklerimle değil, “Yeni başkan kim olur?” gerçekliğiyle uğraştığını gördüm. İnanmak istemedim. Çünkü spor dünyasını tanırım, herkes herkesle ilgili konuşur ama herkes herkesle arkadaştır.. Aklıma takıldı. Birkaç telefonla gördüm ki anlatılanlar gerçek, hayat başlamış, hem de onun mezarının başında..

    Bu kadar duygusallık yetmeli, çünkü aslında çok kızgınım. Öncelikle de kendime.. Neden mi?

    ***

    ARAMIZDA her defasında aynı konuşma geçerdi.. Geçen Kasım’da Haşmet Abi (Babaoğlu) ile birlikte İstinye’de yediğimiz yemekte de konu federasyona gelince ben yine kendimi kaybetmiştim:

    “Hasan Abi, bu işin en doğru ismi sensin.. Herkesin birden güveneceği, herkesin birden isteyeceği, dürüstlüğü tartışılmaz bir tek sen varsın.. Sen ‘Şenes Erzik’ diyorsun ama o kabul etmez ki bu görevi..

    Senin futbola borcun var.. Bıçakçı bıraktıktan sonra da senin adaylığını koyman lazımdı.. Ayhan Bermek’i çıkarınca Ulusoy seçimi kazandı ve yine herşey eski tas eski hamam oldu.. Sen gelmelisin, bu hatanı düzeltmelisin..”

    Gündemimiz farklıydı aslında ama sadece bu konu üzerine 2 saat konuşmuştuk.. Diyordu ki, “Kardeşim, bu işi herkes yapar, ben yapamam.. Futbolla uğraştığım 18 ayda işimde para kaybettim, ailemi ihmal ettim, üstüne bir de hakaretlere uğradım. En önemlisi sağlığım bozuldu.. Tamam futbolu kurtaralım ama eğer başkan olmamı istiyorsan beni hiç sevmediğine inanacağım..”

    Her konuşmamızda aynı şeyleri söylemekten ikimiz de yorulmadık..

    Aslında o haklıydı.. Bu dünyanın adamı değildi.. Çevresindeki insanların ikiyüzlülüğüne şaşırırdı her defasında.. Her seçimde yüzüne ‘tamam’ deyip arkasını dönünce fikir değiştirenleri, çıkarlarını ve en kötüsü onurlarını paraya tahvil edenleri gördükçe yüzünü bir gölge kaplardı..

    Onu en çok üzeni de Melih Gökçek’in 2 yıl önce TV’de kendisiyle ilgili söylediği yakışıksız şeylerdi..

    “Kardeşim ben nereye düştüm? Siyasette ayak oyunu var sanırdım, futbol dünyası hepsinden kötüymüş.. Herkesin her yeri oynuyor” der, üzülürdü..

    Ama baskılara dayanamadı, 14 Şubat’ta federasyon başkanı oldu..


    ***


    HASAN Abi’yi 10 dakikalığına görenlerin bile onun nasıl ‘insan’ olduğunu anladıklarını görüyorum, okuyorum.. Mutlu oluyorum.. Benim için en önemli özelliği şuydu:

    Sahip olduğu muazzam gücü en adil şekilde kullanan adamdı.. Hem de herkese karşı..

    Ne Başbakan’ı, ne Ramsey’i, ne koltuğunu kullandı.. Herkese saygı gösterdi, herkesi dinledi, her eleştiriden ders çıkardı, saflığını ve zarafetini hiç bozmadı..

    Biz, patronlarla yakınlık kurup gazetecileri ezmek isteyen, gözdağı vermek için gerekirse mafyayı kullanmaktan çekinmeyen, üslupsuz, seviyesiz, kontrolsüz başkanlar görmeye alıştığımız için..

    Hasan Abi’yi unutamayız..

    Aysel Hanım’la gollerden sonraki kucaklaşmasını görüp ona sempati duyanların sayısı çok, doğal olarak!

    Ama Euro 2008’de ‘0’ çekseydik de, o gol sevinçleri hiç yaşanmasaydı da, hatta dönüşte başarısızlıktan istifa etmiş olsaydı bile, Hasan Abi’nin kalbimizdeki yeri değişmezdi..

    Eminim o başkan adayıyken “AKP futbola el koyuyor! Ulusoy’u devirip kendi adamını getirmek istiyor. Demokrasi elden gidiyor” diyenler de onun değerinin farkına varmışlardır şimdi..

    Toprağın bol olsun Hasan Abi..

    Seni hiç unutmayacağız..


    ***


    “BU kadar mı çabuk?” Hasan Abi’nin zamansız ölümünden dolayı atılan bir başlık değil sadece..

    Toprağa henüz verilirken, başkanlık kulislerinin başlamasından dolayı atılmış bir tepki başlığı..

    Duyduklarım mide bulandırıcı..

    Onun mezarı başında fısır fısır ‘futbolun yeni 1 numarası’nın kim olması gerektiğine dair pazarlık yapan kulüp başkanlarını..

    “AKP kapatılırsa zemin çok kaygan olur.. O yüzden acele edelim, 1 ayda işi bitirelim, davadan önce yeni başkanı seçelim” diyen kulüp başkanlarını..

    “Hasan Abi en çok beni severdi.. Benim başkan olmam lazım” diyen ateşli gençleri..

    Duyuyorum.. İçimdeki mide bulantısı kalbime vuruyor..

    Hayat, bu kadar acımasız olabilir.. Peki o insanlar nasıl bu kadar vicdansız olabiliyor?

    Hasan Abi göçüp gitti, belki de kurtuldu.. Ama futbol dünyası bu vicdansızlardan ne zaman kurtulacak?

    İlgili Başlıklar:
    Hasan Doğan (34 haber)






    648. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde başpehlivanlık yarı final güreşleri yapıldı.

    İngiltere Premier Lig takımlarından Liverpool, İtalya'nın Udinese takımında forma giyen Türk asıllı İsviçreli futbolcu Gökhan İnler'i transfer etmek istiyor.

    Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) kariyerinin zirvesinde bulunan milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu, prensip anlaşmasına vardığı Portland'dan vazgeçerek, Toronto Raptors'ın 53 milyon dolar

    Türk Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, Real Madrid Takımı'nın, Kaka ve Cristiano Ronaldo gibi futbolculara verdiği yüksek transfer ücretleriyle ilgili "Dünyada bu kadar konuşulmuyor. B

    Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
    NET Haber
    Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
    resmi abonesidir.
    NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
    Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
    Reklam