|
|
29 Ocak 2007 Pazartesi 07:16
|
Toplum
|
PEKİ BU SUÇUN CEZASI NE? Kuru sıkı tabancalı arabalı vapur korsanı, 12 yıla mahkum olabilir...
Yeni TCK'nın 'Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar' başlıklı 223. maddesinde 'deniz ulaşım aracını hareket halindeyken durduran veya başka bir yöne götüren kişiye' iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülüyor
'Hepimiz Ermeni'yiz' sloganı 'kanına dokunan' büfeci Nihat Acar, 'vatan için' araba vapuru kaçırdı. 180 yolcu iki saat boyunca, 2002'de emre itaatsizlik ve görevi kötüye kullanmak suçuyla ordudan atılan Acar'ın 'milliyetçi hassasiyeti'nin rehini oldu.
Çanakkale İl Özel İdaresi'nin şirketi GESTAŞ A.Ş.'ye ait Sultantepe araba vapuru önceki gece saat 23.00'te Lapseki'den Gelibolu'ya hareket etti. 20 dakika sonra kaptan köşküne, 36 yaşındaki Acar girdi.
Elinde kuru sıkı tabanca vardı. 'Vatansever Türk Fedaileri' örgütünden olduğunu, vapurdaki aracında C-4 patlayıcı bulunduğunu ve geminin kontrolünü eline aldığını söyledi. Acar, 50 yaşındaki kaptan Ali Can ve yanındaki görevliler Harun Kayıkçı ve Ahmet Çalış'ı rehin aldı.
Güverteye büyük boy Türk bayrağı çeken korsan, telsizden Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi'yle bağlantı kurup, vapuru 'örgütü' adına kaçırdığını anons etti. Korsan, eylemini, Gelibolu'da ulusal basına açıklama yaptıktan sonra sonlandıracağını söyledi. Merkezdeki telsiz operatörleri de durumu, Sahil Güvenlik Komutanlığı, emniyet ve GESTAŞ'a bildirdi. Sultantepe Gelibolu'ya 15 dakika gecikmeli varırken korsan, bir süre sonra yolcuların ayrılmasına izin verdi. Operasyon hazırlığı sürerken kaptan Can, korsana, rıhtımdaki basın mensuplarına hoparlör sisteminden açıklama yapabileceğini söyledi. Acar mikrofondan açıklama yaptı. Ancak dışarıya ses veren hoparlörler korsan fark etmeden kesilmişti. Sesini basına duyurduğunu sanan korsan, bayrak ve silahlı ellerini kaldırıp polise teslim oldu. Acar'ın feribotta aracının olmadığı belirlendi, vapurda da patlayıcıya rastlanmadı. Gelibolu'dan Çanakkale Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen korsan sorguda 'hassasiyetini' şöyle açıkladı:
"Eylemi vatan için yaptım. 'Hepimiz Hrant Dink'iz, hepimiz Ermeniyiz' sloganları ve açılan pankartlar kanıma dokundu. Tek başıma hareket ettim. Eylem sırasında ciddiye alınmak için Vatansever Türk Fedaileri örgütü üyesi olduğumu söyledim. Böyle bir örgüt yok."
Acar'ın, 2002'de Antalya İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Serik İlçe Jandarma Karakolu'nda uzman çavuşken 'emre itaatsizlik ve görevi kötüye kullanmak' suçundan ordudan atıldığı anlaşıldı.
Serik'ten geldiği Gelibolu'da büfe işleten Acar, sorunlu bir kişi olarak tanınıyor. Acar, 'ana babanıza bakmıyorsunuz, bu senin için iyi olmaz' diye tehdit ettiği bazı kişilerce birkaç kez polise şikâyet edilmiş. Artvinli olan Acar'ın sabıka kaydı yok.
PEKİ BU SUÇUN CEZASI NE?
Sorgulandığı Çanakkale Emniyet Müdürlüğü'nden geniş güvenlik önlemleri altında saat 16.40 sıralarında Gelibolu Adliyesi'ne getirilen Acar, nöbetçi mahkemeye sevk edilerek 'deniz araçlarını alıkoymak' ve 'hürriyeti kısıtlamak' suçlarından tutuklandı. Yeni TCK'nın 'Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar' başlıklı 223. maddesinde 'deniz ulaşım aracını hareket halindeyken durduran veya başka bir yöne götüren kişiye' iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin sınırlanması bir ceza daha gerektiriyor. 109. maddede tanımlanan bu suça göre 'bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye' bir-beş yıl hapis cezası veriliyor. Cebir kullanılırsa ceza yedi yıla kada çıkabiliyor.
Kandıra Cezaevinde tutukluyken avukat Özge Yılmaz ile evlenen Peker baba oluyor. Ceza ve İnfaz Kanuna göre cezaevinde cinsel ilişki kurmak yasak
Van’da emekli 2 imamın, 110 hacı adayını dolandırıp hacca gittiği öne sürüldü. Dolandırılanlar, kendilerinden kişi başına 3 bin 200 Euro alınan şirketi basıp görevlilerle tartıştı.
Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekipler CHP’li Avcılar belediyesinin önünde lale soğanı dağıtmak isteyince iki belediyenin zabıtaları arasında meydan kavgası çıktı
Balıkesir Emniyet Müdürü Coşkun Hayal, 29 Mart 2009'da yapılacak yerel seçimde belediye başkan aday adayı olmak için görevinden istifa etti.
|