|
|
29 Ocak 2007 Pazartesi 17:13
|
Toplum
|
Baskın Oran adliyede: Kendisini tehdit edenlerle UZLAŞMADI
ORAN, TEHDİT ALDIĞI KİŞİLER İLE UZLAŞMASI İÇİN CUMHURİYET SAVCILIĞI'NA ÇAĞRILDI: - UZLAŞMAYI KABUL ETMEYEN ORAN, KAMU DAVASI AÇILMASINI İSTEDİ
Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun hazırladığı ve kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan 'Azınlıklar Raporu'nda başkanlık yapan Prof.Dr. Baskın Oran, uzun süredir tehdit aldığı kişiler ile uzlaşması için savcılığa çağrıldı.
Ankara Adliyesi'ne gelerek Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun ile görüşen Oran, çıkışta basın mensuplarına açıklama yaptı. Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun'un kendisini ölümle tehdit eden kişilerle uzlaşıp uzlaşamayacağını sorduğunu belirten Oran, bunun mümkün olamayacağını ve tehdit mesajları yollayan kişiler hakkında kamu davası açılmasını talep ettiğini belirtti. Olayın sürecini anlatan Oran, İstanbul'daki aynı santralden gelen hakaret ve tehdit içerikli telefon ve faks numarasını 2004 yılının Kasım ayında savcılığa bildirdiğini, savcının bu müracatın soyut bir iddiadan ibaret olduğu gerekçesiyle herhangi bir dava açmadığını söyledi. Hala tehdit aldığını ifade eden Oran, tehdit mesajlarının bazılarını gazetecilere dağıttı. Hrant Dink suikastinin azmettiricisi olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in Trabzon'daki bombalama olayında dosyasının bir senedir beklemesine rağmen kendisi ve Kaboğlu ile ilgili dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edildiğini, dosyanın bir ay içinde işlem görerek Yargıtay'ın ilgili dairesine gönderildiğini söyledi. Oran, "Türkiye'deki bu linç havası ne hale geliyor. Tabi hiç kimsenin cezalandırılmadığını görenler şikayeti yapana önce laf, pet şişe, madeni para atıyorlar ve bir şey olmayınca kurşun atıyorlar" dedi. Oran, kendisine yönelik tehditlerin iki dalga halinde geldiğini belirterek, Azınlık Hakları Raporu'nu yazdıktan sonra ve İstanbul'daki 'Barışı Arama Kürk Konferansı'nın' öncesinde ve sonrasında tehditler aldığını söyledi. Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinin tamamen kaldırılmasının isteyen Oran, "Önemli olan madde değil, o maddenin nasıl uygulandığı önemlidir. Bu linç atmosferinde nasıl uygulandığını tahmin etmeye gerek yok, görüyoruz" diye konuştu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Yusuf Alataş ise insan hakları savunucularının devletten koruma talep etmelerinin sözkonusu olamayacağını, devletin bu konuda gerekli tedbirberi almasını istedi. Alataş, dernek olarak günde ortalama 5 tehdit aldıklarını ve bu tehditleri dosya halinde yaklaşık 2 yıl önce Cumhuriyet Savcılığı'na sunduklarını kaydetti.
|
Yorumlar |
|
buğrahan şahin
-
29.01.2007 22:52
|
|
Davasına inanan insanlar tehditlere aldırmazlar, korkmazlar. Korkacaksan üniversitende ders verip akşam evine gideceksin.Hayatı boyunca yanlış işler yapan saddam bile yaptığına inanmış, ölüme gittiği anda bile Vakur bir şekilde erkekce korkudan iz yoktu. Hiç tırsmamıştı
|
AKP İstanbul İl Başkanlığı'nda patlayan bombadan sonra İstanbul Emniyeti gerçek bombayla X-Ray eğitimi verdi.
İstanbul Üniversitesi'nde rektör adaylarını bir araya getiren panele katılmak isteyen öğrenciler ile güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandı.
Osmaniye'de bir balıkçı avlanmak için gittiği nehirde kayboldu.
Samsun'da bir kadın adliye girişinde çantasında bulunan kurusıkı tabancayı polise teslim edince 600 YTL para cezasına çarptırıldı.
İşte bayram boyunca Ankaralılar'ın arayabileceği ACİL DURUM numaraları...
Çocuklara oyuncak olarak satılan ilaç kapsülü boyutundaki su maymunları su ile temas ettiğinde 400 kat büyüyor.
|