|
|
30 Ocak 2007 Salı 11:35
|
Toplum
|
Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni, 'testis röntgeni çekmediği iddia edilen' bayan doktorlardan ÖZÜR DİLEDİ
Hatırlayacaksınız, Hürriyet gazetesinin manşetten verdiği haber çok konuşulmuş; türban takamadığı için peruk kullanan iki bayan doktorun, bir gencin testislerinin röntgenini çekmediği iddia edilmişti...
ERTUĞRUL ÖZKÖK BUGÜN BÖYLE YAZDI:
Özür ve teşekkür
16 yıllık genel yayın yönetmenliğim süresince, hiç gocunmadığım bir şey, yanlış yaptığımızda "özür dilemek" ve düzeltmek oldu.
İtiraf edeyim, mesleğimizde herkes bu konuda benim kadar bonkör değildir.
Geçen hafta Davos’ta olduğum için, söz verdiğim bir görevi biraz gecikerek yerine getiriyorum.
* * *
Uğur Dündar’ın ekibinin hazırladığı "Testis Raporu" haberi, geçen ay bütün Türkiye’de yoğun tartışmalara neden oldu.
Konya’da bir hastanede, iki kadın radyoloji uzmanının, erkek olduğu için bir gencin testis röntgenini çekmeyi reddettiği iddia ediliyordu.
Haberin kaynağı, genç çobanı ameliyat eden doktordu.
Doktor, ameliyat sonrasında bir rapor yazmış ve bunu hastanın dosyasına koymuştu.
O raporda, iki kadın görevlinin, testis röntgenini çekmeyi reddettiği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıkça ifade ediliyordu.
Uğur Dündar’ın ekibi de bu raporu ele geçirmiş, olayı başhekime sormuş, ondan o gün net bir cevap alamamıştı.
* * *
Haber yayınlandıktan sonra ortalık karıştı.
Hastane başhekimi, olayı incelettiğini, ancak kadın radyologların çekim yapmayı reddetmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.
Haber, bir anda tıbbi çerçevesini aşarak siyasi nitelik kazandı.
Bu arada Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a konu sorulduğunda, o "Müfettiş gönderip inceleme yaptıracağım. Ondan sonra konuşacağım" dedi.
Ben de bakanın bu tavrını destekleyerek, "Size güveniyorum. Yaptırdığınız soruşturmanın sonucu ne olursa olsun gereğini yapacağım" dedim.
Soruşturma geçen hafta tamamlanarak kamuoyuna duyuruldu.
Sonuçlarını Hürriyet’te okudunuz.
Müfettişler, gerçekten iyi bir soruşturma yaptılar ve şu sonuçlara ulaştılar:
İki kadın görevlinin bir kusuru yoktu. Başhekim, iki kadın radyoloğun o gün görevde olmadıklarını söylemişti. Biri görevdeymiş ancak kendisinden çekim istenmemiş. Öteki ise görevde değilmiş.
Bu sonuçtan sonra bize yapılacak tek şey kalıyor.
İki kadın görevliden özür dilemek.
Onu da kamuoyunun önünde açıkça yapıyorum.
* * *
Ancak haberin dayandığı rapora gelince, iş biraz farklı.
Ortada bizim haberimize dayanak oluşturan bir rapor vardı.
Ben de sormuştum:
"Bu rapor var mı, yok mu? Varsa başhekim bir ay boyunca neden bir işlem yapmadı?"
Evet, müfettişlerin raporu bu noktada da bizi haklı çıkaracak bir sonuca ulaşıyor.
Gerçekten de beş doktorun bu olayda ağır sorumluluğu bulunduğu ortaya çıktı.
Biri, olmayan bir olayı rapor haline getirmiş.
Yani, iki kadın görevliye açıkça iftira etmiş.
Başhekim ve yardımcısı, bu kadar vahim bir rapor hakkında bir ay boyunca hiçbir işlem yapmamış.
Ayrıca genç çocuk, gerekli tıbbi müdahaleler zamanında yapılmadığı için testisini kaybetmiş.
Müfettişler, doktorlar hakkında ceza istiyor.
Yani ortada büyük haber olacak ağır bir tıbbi hata var.
* * *
Peki bu sonuç bizim hatamızı örter mi?
Hafifletse de örtmez.
Daha dikkatli davranmamız, sadece rapora güvenmeyip araştırmamız gerekirdi.
O bakımdan hem muhabirin, hem de yazı işleri olarak bizim kusurumuz var.
Ayrıca olayı hemen "Tesettür Faciası" olarak sunmak da açıkça önyargılı bir davranış olmuş.
Bütün bunlar için, haberi yapan arkadaşımızı uyarıyoruz.
Yazı işleri olarak biz de gereken dersi çıkarıyoruz.
Son bir nokta.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a ve müfettişlere de bu titiz çalışmaları için teşekkür ediyorum.
HÜRRİYET GAZETESİ YAYIN YÖNETMENİNİN ÖZRÜNE KONU OLAN HABER DE 27 OCAK'TA HÜRRİYET GAZETESİNDE ŞU ŞEKİLDE YERALMIŞTI:
İşte testis raporu başhekim suçlandı 27 Ocak 2007 Süleyman DEMİRKAN Konya Numune Hastanesi’nde yaşanan testis skandalının raporu tamamlandı. Başhekim Dr. Rıza Sarıbabıçcı ile ameliyatı yapan ve raporu yazan Op. Dr. Celal Tütüncü dahil beş doktor için cezai işlem yapılması istendi. Suçlanan kadın radyoloji uzmanları Dr. Kezban Arbağ ve Dr. Ayşe Yüceaktaş’ın ise olayda ihmali olmadığı tespit edildi.
GEÇEN Kasım ayında Konya Numune Hastanesi’nde ihmal sonucu Mersin’li çoban A.G.’nin bir testisinin ameliyatla alınmasıyla ilgili açılan soruşturmada Başhekim, Başhekim Yardımcısı ve ilgili doktorlar kusurlu bulundu. Kusurlu bulunan personelin cezalandırılması istenen raporda, testis çekmedikleri öne sürülen iki uzman kadın doktorun ise bir kusurunun olmadığı belirlendi. Hürriyet’in 17 Aralık 2006 tarihinde manşetten vermesiyle gündeme gelen olaya ilişkin müfettiş raporunun özeti şöyle:
Op. Dr.İskender Nesimoğlu için: Hastayı dikkatle muayene edip, gerekli tahlilleri isteyip, kesin teşhisini koyması ve cerrahi müdahalenin bir an önce başlatılmasını sağlaması gerekirdi. Bu işlemleri yapmayarak ve üstelik yeşil kartlı hastayı muayenehanesine davet ederek, gereklerine aykırı hareketle kişinin mağduriyetine neden olduğu belirlendi. İdari ve cezai işlem yapılmalı.
Op. Dr. Celal Tütüncü için: 13.11.2006’da hastane dışında muayene ettiği hastayı, torsiyon şüphesi ile yatışını sağlamasına karşın, acil ameliyata alınması için gerekli girişimlerde bulunmadı. Hastanın 14. ve 16.11.2006’da yaptığı gecikmiş ameliyatları sonucunda sol testisinin alınmasına ve bu fiili ile hekimlik mesleğinin ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme gösterdi. Hastanın mağduriyetine neden oldu, idari ve cezai işlem yapılmalı. Mesai sonrası hastane dışında A.G.’yi muayene ettiği, 100 YTL para aldığı anlaşıldı. İdari ve cezai işlem yapılmalı.
Radyolog Dr. İlham Beyatlı için: Olayda kasti bir eylemi yok. Ancak çekim yapılmamasında kusurlu, , hakkında cezai işlem yapılmalı.
Başhekim Op. Dr. Rıza Sarıbabıçcı için: Hastanın testis ultrason ve estis renkli doppler çekiminin zamanında yapılmasını sağlamak hususunda kusurlu, cezai işlem yapılmalı.
Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Ercüment Acarer için: Kendisine intikal eden bu konuda, sadece şifahi olarak araştırma yapması, kurumlarca belirlenen usul ve esaslara uygun olmadığından, bu davranışından dolayı kusurlu. Cezai işlem yapılmalı. Ayrıca aralarında ultrason sekreteri ve üroloji hemşiresinin de bulunduğu personelin kusurlarından dolayı idari ve cezai işlem yapılması önerildi.
Radyoloji Uzmanı Dr. Kezban Arbağ için: 14.11.2006 günü ultrasonda görevli bulunduğu esnada konu kendisine iletilmedi. Kendi dışında gelişen bu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğu yok. Konu kendisine intikal ettirilse; çekim yapılırdı.
Uz. Dr. Ayşe Yüceaktaş için: 13.11.2006 günü öğleden sonra ve 14.11.2006 günü öğleden önce kendisinin ultrasonda görevli olmadığı anlaşıldı. Haberde adı geçen bayan radyoloji uzmanları yönünden gerçek dışı olduğu belirlendi.
Konya Numune’de ne olmuştu
MERSİNLİ 17 yaşındaki çoban A.G. testislerindeki şiddetli ağrı şikayetiyle 13 Kasım günü Konya Numune Hastanesi’ne başvurdu. Erken teşhis ve tıbbi müdahalenin gecikmesi yüzünden 14 Kasım günü ameliyata alınan gencin testislerindeki iltihabın ilerlediği belirlendi. Bunun üzerine 16 Kasım’da ikinci bir operasyon geçiren gencin bir testisi alınmıştı. Olay ilk kez 17 Aralık günü Hürriyet Gazetesi’nde manşetten duyuruldu. İlk bilgilerde gencin iki kadın uzmanın ultrason çekmek istememesinin mağduru olduğu yönündeydi. Ancak daha sonra yaşanan gelişmeler olayın farklı şekilde geliştiğini ortaya koydu. Konya Numune Hastanesi’nde çalışan iki kadın doktor düzenledikleri basın toplantısında suçlu olmadıklarını açıklamıştı.
AKP İstanbul İl Başkanlığı'nda patlayan bombadan sonra İstanbul Emniyeti gerçek bombayla X-Ray eğitimi verdi.
İstanbul Üniversitesi'nde rektör adaylarını bir araya getiren panele katılmak isteyen öğrenciler ile güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandı.
Osmaniye'de bir balıkçı avlanmak için gittiği nehirde kayboldu.
Samsun'da bir kadın adliye girişinde çantasında bulunan kurusıkı tabancayı polise teslim edince 600 YTL para cezasına çarptırıldı.
İşte bayram boyunca Ankaralılar'ın arayabileceği ACİL DURUM numaraları...
Çocuklara oyuncak olarak satılan ilaç kapsülü boyutundaki su maymunları su ile temas ettiğinde 400 kat büyüyor.
|