|
|
07 Mart 2007 Çarşamba 09:59
|
Toplum
|
Amerika'nın insan hakları raporunu hazırlayanlar, Kurtlar Vadisi dizisini YAHUDİ KARŞITI FİLMLER sınıfına koydular
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2006 yılı insan hakları uygulamaları ülke raporunun Türkiye bölümünde, Kurtlar Vadisi dizisi, "anti-semitik söyleme" örnek gösterildi
Raporda Hıristiyanları hedef alan saldırıların sürdüğü, ayrıca sayısı 23 bin olarak verilen Türkiye'deki Musevi toplumunun da, "anti-Semitik'' (Musevi karşıtı) yayınların artışından endişeli olduğu savunuldu. "Kurtlar Vadisi'' filmi de raporda, "anti-Semitik söylemi'' olduğu gerekçesiyle yer aldı. Ceza yasasının yenilenmesinin, işkencenin azalmasına yardım ettiği, ancak uygulanmasında bazı zorluklar yaşandığı savunulan raporda, yargının bağımsızlığına müdahale edildiği, ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, gazetecilerin "oto-sansüre'' yöneltildiği savunuldu. Müslüman olmayan dindar grupların ibadet etmeleri, mal sahibi olmaları ve dini liderlerini yetiştirmelerine yönelik kısıtlamaların sürdüğü kaydedilen raporda AB üyeliği, ordunun rolü, siyasi İslam, "Kürt orijinli Türkler" "Türk Ermeni tarihi çatışması" konusunda yazıların dava konusu olduğu ifade edildi.
ABD'den insan hakları raporu Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'nın yıllık insan hakları raporu yayımlandı. raporda Dışişleri Bakanlığı özeleştiride de bulunuyor
Raporda Sudan'dan İran'a, Rusya'dan Çin'e pekçok ülke ciddi insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor.
Bakanlık raporunda dünyada halihazırda en ağır insan hakları ihlallerinin Sudan'ın Darfur bölgesinde yaşandığı belirtiliyor.
Sudan'da hükümet tarafından desteklendiği öne sürülen Arap milislerin saldırıları sonucu 200 binden fazla fazla kişi hayatını kaybetti, iki milyondan fazla kişi de evlerini terk etmeye zorlandı.
Raporun giriş bölümünde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki insan hakları uygulamalarına ilişkin özeleştiri de yapılıyor.
"Bu raporu, kendi insan hakları sicilimiz ve terörist saldırılar karşısındaki adımlarımızın sorgulandığı bir dönemde kaleme aldığımızı kabul ediyoruz. Taraf olduğumuz insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde başkalarının iyi niyetli kaygılarına yanıt vermeye çalışacağız" deniyor ve son beş yıl içinde Amerika Birleşik Devletleri'nin terör zanlılarının yargılanması, gözaltında bulundurulması ve bu kişilere yönelik muameleyi düzenleyen yasalarının önemli ölçüde iyileştirildiği savunuluyor.
Bush yönetimi, özellikle 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra uygulamaya başladığı ve terörle savaş adını verdiği siyaseti nedeniyle ağır eleştirilere uğruyor.
Yıllık rapor, dünya genelindeki insan hakları ihlallerini gündeme getirme amacını taşıyor.
Raporda Darfur'da yaşanan ve Amerika'nın soykırım olarak nitelediği olaylara vurgu yapılıyor ve Sudan Hükümeti, saldırıları engelleyememekle suçlanıyor. Kuzey Kore, Birmanya, İran, Zimbabve, ve Küba'da ağır insan hakları ihlallerinden söz ediliyor.
Kuzey Kore'ye yönelik eleştiriler, iki ülke diplomatlarının ilişkileri normalleştirmek amacıyla New York'ta görüşme yaptıkları bir döneme rastladı.
Raporda ABD'nin müttefikleri hakkında da önemli eleştiriler var. Pakistan ve Afganistan'ın insan hakları sicili zayıf bulunurken, Irak'ta artan mezheplerarası gerilimin ülkede ilerleme kaydedilmesine ciddi bir darbe vurduğu belirtiliyor.
Rusya ve Çin'de ise özgürlüklerin daha da sınırlanmaya başladığı iddiasına yer veriliyor.
Türkiye'ye eleştiri
Türkiye bölümünde, yeni ceza kanununun, işkencenin azalmasına yardım ettiği ancak yeni kanunların tam anlamıyla uygulanmasında bazı zorluklar yaşandığı belirtildi.
Rapora göre, ifade özgürlüğüne ilişkin kısıtlamaların azaltılması, güvenlik güçlerinin tutumu, namus cinayetleri, geçen yıl hükümetin karşısındaki zorluklar oldu.
Güvenlik güçlerinin zaman zaman işkence, dayak ve diğer taciz yöntemlerine başvurduğu ifade edilen raporda, hapishane koşullarındaki kötü durumun sürdüğü, hapishanelerin çok kalabalık olduğu ve çalışanların yeterli eğitimden geçirilmediği kaydedildi.
Raporda, Avrupa Birliği üyeliği, ordunun rolü, İslam, siyasi İslam, Kürt kökenli Türkler'in konumuna ilişkin tartışmalar ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda yaşanan "Türk Ermeni tarihi çatışmasının", Türkiye'de başlıca tartışma konuları olduğu belirtilirken, "Bu konularda, özellikle de Ermeni meselesi hakkında yazı yazan ve konuşan kişiler dava edilme riskiyle karşı karşıya" ifadesi kullanıldı.
|
Yorumlar |
|
bilal topuz
-
07.03.2007 16:00
|
|
saçmalığa bak allah bilir o diziyide onlar yasaklanmasını istedi.allah bilir demey egerek yok zaten öle.zaten karışmadıkları bişeyimiz yokki.hani bu ülkede basın ve yayın özgürlüğü vardı.anayasada geçiyor. o dizi ülkenin kötülüğüne dair bi konu işlemiyor ki,sadece gerçekleri işliyor.tabiki buda beyfendilerin işine gelmiyor.yaptıkları çıkarcı davranışlar yaptıkları gizli ülke parçalama politikaları ortaya çıkıyor ya bunuda derler başkalerını derler.yokki bunların sesini kesecek bi yönetici.başımızdakiler sağolsunlar ermeni soykırımını bi,le kabuledecekler.yazık .ok yazık biz osmanlınıntorunu olmayı böle hak etmiyoruz...
|
Tartıştığı 31 yaşındaki oğluna tokat attığı gerekçesiyle yargılanan Kıbrıs Gazisi Göçmez (54), cezasını kamu binalarını boyayarak geçiriyor.
'Barzani'nin istihbaratına sınırdaki asker ve yerleşim krokileri hakkında istihbarat verdikleri' öne sürülen 2’si korucu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Şehirde orta refüje yapılan düzenlemede çiçeklerle yapılan yıldız hakkında 'terör örgütünün amblemini yansıttığı' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.
Afişlerde, Türkiye haritasının tam ortasında ay yıldız bulunması, ülkenin batı tarafında 'YA SEV' ve doğu tarafında ise YA TERKET' yazması dikkat çekti.
ATAA Başkanı Kılıç, Türkiye’nin lobi başarısızlığını, 'Sahibinden Satılık Amerika ve Türk Lobiciliğinin Sahipsizliği' adlı iki ciltlik kitapla anlattı.
Zaman gazetesi o kargocu için böyle yazıyor: Kargocu kılığındaki bombacı güvenlik kamerasında
|