|
|
07 Mart 2007 Çarşamba 01:04
|
Toplum
|
Öcalan İmralı'da öyle koşullarda tutuluyor ki, kimsenin onun kılını dışarıya çıkartması mümkün değil
Her hareketi kamerayla kayda alınan Öcalan'ın ziyaretçilerle teması yasak.
Avukatlar saçların nasıl çıkarıldığını uluslararası bir kuruluşa açıklayacaklarını söylüyor.
Abdullah Öcalan'ın zehirlendiği iddiasına dayanak olan saç tellerinin gerçek olup olmadığı, gerçekse cezaevi dışına nasıl çıktığı tam bir muammaya dönüştü. DTP ve Öcalan'ın avukatlarının "Öcalan zehirleniyor" iddiasına rağmen, PKK elbaşısının 24 saat yüksek güvenlikli bir ortamda kaldığı ortaya çıktı. Cezaevinde çalışan eski bir güvenlik görevlisi, "Oradan kıl bile çıkmaz" dedi.
Güvenlik nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen eski bir cezaevi görevlisi, Cezaevindeki tedbirler, burada tutulan mahkûma her türlü saldırının önlenlenmesine yönelik düşünülmüş. Zehirlenmesi mümkün değil. Alınan tedbirler, cezaevine izinsiz herhangi bir maddenin giriş çıkışını engelliyor" dedi. Görevli, alınan önlemlerinin detaylarını, güvenlik zaafiyeti oluşturmamak için anlatamayacağını belirtirken, Ancak şunu söyleyebilirim, cezaevi dışına bile çıkamaz" diye konuştu. İmralı Cezaevi'nin güvenlik sistemini kuran emekli Orgeneral Hurşit Tolon da CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, "dışarıya saç teli değil, bakteri bile çıkamaz" dedi. Öcalan'ın kullandığı veya dışarıdan getirilen her türlü maddenin zehir kontrolünden geçirildiğini belirten Tolon şunları söyledi: Onun bütün giysileri, kitapları ve yiyecekleri zehir kontrolünden geçirilir. Giysilerine zehir emdirilmiş mi diye bakılır. Fiziki temas kesinlikle yasaktır ve avukatları el bile sıkışamaz. Yemek yediği tabakları, bardakları herşeyi her öğün değiştirilir. Bir kez daha kullanılmaz. Dışarıya saç teli falan veremez. 24 saat sürekli gözetim altındadır ve çok ciddi bir devlet güvenlik sistemi uygulanır."
Öcalan'ın avukatları ile görüşmesi 13 metrekarelik bir odada gerçekleşiyor. Avukatlarla görüşme, birbirine birleştirilerek 3 metreye uzatılan 1,5 metrelik iki plastik masa etrafında oluyor. Bir tarafa Öcalan diğer tarafa avukatlar oturuyor. Ortada ise Adalet Bakanlığı'ndan bir yetkili sürekli bulunuyor. Avukatlar, retina taraması dahil her türlü elektronik ve fiziksel aramadan geçirildikten sonra bir bekleme odasına alınıyor. Öcalan görüşmeye hazır olduğunda avukatlar odaya alınıyor ve masanın bir kenarına oturtuluyorlar. İçeri girmeden önce her avukat, elle temas etmemeleri konusunda ayrı ayrı uyarılıyor. Avukatlar oturduktan sonra Öcalan gelerek avukatlarının karşısına oturuyor. Masanın ortasında da Adalet Bakanlığı'ndan bir görevli bulunuyor.
Evde balık kızartan Sömek, alev alan piknik tüpünü 3’üncü kattan aşağıya attı. Bir otomobilin üzerine düşen tüp büyük bir gürültüyle patlarken, otomobil alev alev yandı.
Tartıştığı 31 yaşındaki oğluna tokat attığı gerekçesiyle yargılanan Kıbrıs Gazisi Göçmez (54), cezasını kamu binalarını boyayarak geçiriyor.
'Barzani'nin istihbaratına sınırdaki asker ve yerleşim krokileri hakkında istihbarat verdikleri' öne sürülen 2’si korucu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Şehirde orta refüje yapılan düzenlemede çiçeklerle yapılan yıldız hakkında 'terör örgütünün amblemini yansıttığı' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.
Afişlerde, Türkiye haritasının tam ortasında ay yıldız bulunması, ülkenin batı tarafında 'YA SEV' ve doğu tarafında ise YA TERKET' yazması dikkat çekti.
ATAA Başkanı Kılıç, Türkiye’nin lobi başarısızlığını, 'Sahibinden Satılık Amerika ve Türk Lobiciliğinin Sahipsizliği' adlı iki ciltlik kitapla anlattı.
|