|
|
08 Mart 2007 Perşembe 06:54
|
Toplum
|
Asker, hangi gazete ve televizyon için NE DÜŞÜNÜYOR?
Genelkurmay'ın medya kuruluşları için hazırladığı güvenilirlik değerlendirmesi raporu sızdı. Raporda hangi gazeteci ve kurumun hangi 'hata'ları yaptığı tek tek anlatılıyor
Dört yazara veto RADİKAL GAZETESİ 1 Ocak-30 Eylül 2006 arasında 66 olumlu, 84 olumsuz haber ve yorum yayımlanmıştır. Radikal, TSK açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gazetedir. Türk basınında ayrı bir yeri olduğu için gazetenin akreditasyon hali devam etmeli. Ancak TSK karşıtı dört yazarının kişisel akreditasyonları bir müddet askıya alınmalı.
* * * * *
İki yazarı eleştiriyor HÜRRİYET 195 olumlu, 46 olumsuz haber ve yorum yayımlanmıştır. Askeri konularda ilk olarak haber yapan gazete unvanına sahiptir. Gazetenin iki köşe yazarının askeri harekâtlara karşı olduğu bilinmektedir. Gazetenin geleneksel yayın politikasının dengeli ve nesnel olduğu, akreditasyon durumunun uygun olacağı değerlendirilmektedir.
* * * * *
Altı yazar 'sakıncalı' MİLLİYET 150 olumlu, 40 olumsuz haber ve yorum yayımlamıştır. Altı yazarının askerin siyasete müdahalesine karşı olduğu bilinmektedir. Bu yazarların dışında kalan yazarlar olumlu bir tutuma sahiptir. Gazetenin TSK aleyhinde sansasyonel haberlere hemen hiç yer vermediği, akreditasyon durumunun uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Sansasyon seviyor
SABAH
177 olumlu, 117 olumsuz haber ve yorum yayımlamıştır. Dört yazarın TSK karşıtı olduğu bilinmektedir. Zaman zaman sansasyonel haber yapmakla birlikte Türkiye'nin ikinci büyük medya grubunun en önemli gazetesi olması nedeniyle akreditasyonunun devam etmesi TSK için faydalı olacaktır. * * * * *
Maddi hataları var AKŞAM
80 olumlu, 23 olumsuz haber ve yorum yayımlamıştır. Bir yazarı askerin siyasete müdahalesine karşıdır. Bir yazar da asılsız bilgilere yer vermektedir. Diğer yazarların yazıları olumludur. Bazı haberlerde teknik maddi hatalar yapması dışında, TSK açısından olumlu bir gazete olarak değerlendirilebilir.
* * * * * Genel olarak olumlu VATAN 73 olumlu, 33 olumsuz haber ve yorum yayımlanmıştır. Dört köşe yazarı askerin siyasete müdahalesine olumsuz yaklaşmakla beraber, askerlerin yolsuzluklar konusundaki tavrı, şehitler ve komutanların açıklamalarıyla olumlu yazılar kaleme almaktadırlar. Gazetenin yayın çizgisi olumlu karşılanabilir.
Akreditesi donsun STAR
71 olumlu, 35 olumsuz haber yayımlanmıştır. Gazete satılınca yönetim ve yazar kadrosu da sık sık değişmiştir. AKP'li İhsan Arslan'ın gizli ortak olduğu iddiaları vardır. Gazetedeki liberal yazarların görevine son verilmiş muhafazakâr yazarlar getirilmiştir. Akreditasyon durumu bir süre askıya alınmalıdır.
* * * * * Tiraj düşük ama... CUMHURİYET 156 olumlu, 21 olumsuz haber yayımlanmıştır. İki yazarı askeri müdahaleleri eleştirmektedir. Gazetenin köklü yazarları köşe yazılarında genel olarak TSK lehine tutum sergilemektedirler. Gazetenin düşük tirajına karşın, Atatürkçü politikasından taviz vermediği için akreditasyonu sürmeli.
Yanlış yolda! TRT
Son zamanlarda bilinen nesnel yayın politikasının dışında programlar hazırladığı, özellikle dini ve İslami odaklı programlara yer verdiği ve muhafazakâr bir kadrolaşma içerisine girdiği zaman zaman gözlenmektedir. Anadolu Ajansı: Hükümet karşıtı haberleri görmezden geldiğine dair iddialar vardır.
"Akreditasyon kelimesi 'itimatname vermek', 'güvenilir sıfatı vermek' anlamlarına gelen Latince 'acreditus' kelimesinden türemiştir. Anlamı; 'resmi olarak yetkilendirmek, icazet vermek, uygun görmek'tir. Aynı kökten türeyen 'credentials' kelimesi, 'kimlik kartı, itimatname, referans, ruhsat' gibi anlamlara gelmekte olup, 'press credentials' ibaresi de 'gazeteci kartı' anlamında kullanılmaktadır."
Bu cümleler, bir sözlükten değil, Genelkurmay İkinci Başkanlığı'na Kasım 2006'da sunulan, hangi medya kuruluşları ile hangi gazetecilerin Türk Silahlı Kuvvetleri'yle ilgili haberleri izleyebileceğini belirleyen, medya kuruluşları hakkında ayrıntılı değerlendirmeler yapan 'ANDIÇ' başlıklı belgeden alındı. 'Akredite Basın ve Yayın Organları Yeniden Değerlendirmesi'ni amaç edinen belgede, medya kuruluşları ile gazeteciler 'TSK yanlısı' ve 'TSK karşıtı' olarak sınıflandırılıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 28 Şubat süreciyle birlikte başlatılan ve 10 yıldır düzenli olarak sürdürülen medya kuruluşlarına ilişkin 'güvenilirlik' (akreditasyon) değerlendirmesinin sonuncusunu Nokta dergisinden Ahmet Şık ele geçirdi.
Dokuz adet, toplam 52 sayfa olan 'hizmete özel' yazılar arasında daha önce akredite olmuş gazete ve televizyonların TSK ile ilgili yaptığı haberlere 'artı' ve 'eksi' notlar verilerek düzenlenmiş bir değerlendirme cetveli de yer alıyor.
Daha önce Uzan Grubu'nun elinde olup, TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) tarafından satışı gerçekleştirildikten sonra yeniden yapılanma içine giren Star gazetesi ile aşırı milliyetçi sağcı Yeni Çağ gazetesi hakkında özel bilgi notlarının bulunduğu değerlendirme yazılarından biri de Radikal gazetesinin bir yazarına ayrılmış. Yeni Şafak, Vakit, Zaman, Evrensel, Birgün, Özgür Gündem gibi gazetelerle Kanal 7 televizyonunun zaten akredite olmadıkları için değerlendirme dışı tutulduğu 'hizmete özel' yazılarda, medya grupları, gazeteler ve televizyonlar hakkında özel değerlendirmelere yer veriliyor. Genelkurmay'ın akreditasyon uygulamasında yapacağı yeniden değerlendirmeye ilişkin önerilerin de bulunduğu yazılarda, medya kuruluşlarında bazı gazetecilerin isimleri de zikredilerek 'akredite edilmemeleri' gerektiği açıkça belirtiliyor. Buna göre Radikal'den dört gazeteci, Takvimden bir gazeteci, SKY Türk televizyonundan bir yorumcu, Jane's Defense Weekly dergisinden bir gazeteci, Haber Türk televizyonundan iki gazeteci, Kanal Türk televizyonundan da bir gazeteci olmak üzere toplam 10 kişinin TSK'daki akreditasyonunun iptali isteniyor. Bunun yanı sıra Halka ve Olaylara Tercüman ve Star gazetelerinin yeniden yapılanma içinde olmaları gerekçe gösterilerek akreditasyonlarının askıya alınması, TGRT televizyonu ile Kanaltürk televizyonunsa 'bir müddet izlendikten sonra' akreditasyonunun 'devamı ya da iptal edilmesi' için karar verilmesi isteniyor.
Gazeteler Ocak-Eylül 2006 tarihlerini kapsayan 'Gazetelerde Yer Alan Haber ve Yorumların Değerlendirmesi' başlıklı EK-A belgesinde, gazetelere TSK'yı ilgilendiren haberleri için 'olumlu' ya da 'olumsuz' oluşuna göre 'artı' ve 'eksi' diye notlar verilmiş. TSK değerlendirmelerine göre, Ocak- Eylül 2006 tarihleri arasında TSK'yı ilgilendiren haberlerde Posta gazetesinin 65 artı notuna karşın 22 eksisi; Hürriyet'in 195 artısı, 46 eksisi; Milliyet'in 150 artısı, 40 eksisi; Radikal'in 66 artısı 84 eksisi; Yeni Çağ'ın 206 artı, 27 eksisi, Cumhuriyet'in de 156 artısı, 21 eksi sivar. Star gazetesininse artı ve eksi puanları 71-71 eşit. 'Hizmete özel' bilgi notunda gazetelerin 'olumlu-olumsuz haber istatistikleri' bir de her ay için çizilen grafiklerle anlatılıyor.
Amaç TSK'yı korumak
Belgeler, askerin 28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında medyaya yönelik sıkı takibini, oldukça geliştirdiğinin de göstergesi. 'ANDIÇ' başlıklı belgede, akreditasyon uygulamasının TSK açısından 'bölücü-yıkıcı unsurlara destek sağlayanlardan' korunma amacı taşıdığı şu cümlelerle ifade ediliyor:
"1997 yılında, Genelkurmay Başkanlığı tarafından basın-yayın kuruluşlarının 'güvenilirlik' denetimine tabi tutulmasına başlanmasıyla; Anayasa'nın değişmez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez esasları, İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin vazgeçilmez ilkeleri çerçevesinde güvenilirlik düzeyi düşük basın-yayın kuruluşlarının TSK bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlere katılımı kısıtlanmış ve anılan faaliyetlere ancak güvenilirlik denetiminden geçen basın kuruluşları mensuplarının katılımı sağlanmıştır. Böylelikle, TSK'nın basın faaliyetlerinin; bölücü ve yıkıcı akımlara destek veren basın kuruluşları mensuplarının provokasyon ve kamuoyunu kasıtlı olarak yanlış bilgilendirme girişimlerinden korunması ile bunların askeri bölge, birlik ve tesislere girerek istihbarat elde etmeleri ve bunu bölücü-yıkıcı unsurlara iletmeleri ve askeri birlik, tesis, malzeme ve personele zarar vermelerinin engellenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bölücü-yıkıcı unsurlara destek sağlayan, bunların propagandasını yapan ve yukarıda belirtilen ilke ve değerler ışığında güvenilir olarak değerlendirilmeyen basın-yayın kuruluşlarına akreditasyon verilmeyerek bunların kamuoyu nezdinde itibar görmemesi de sağlanmıştır."
Medyaya uzun takip 'Basın ve Yayın Kuruluşlarının Akreditasyon Yönünden İnceleme ve Değerlendirilmesi' başlıklı belgede, gazete, dergi ve televizyonlar tek tek 'güvenilirlik' bakımından sınıflandırılıyor. İletişim Daire Başkanı Kurmay Albay Mustafa Oğuz imzalı yazıya göre, TSK cephesinde basın kuruluşları özetle şöyle değerlendiriliyor:
POSTA: Türkiye'nin tirajı en yüksek gazetesi olan Posta'nın bir yazarının 'askerin siyasete olan müdahalesinden ve askeri harekâtlardan rahatsızlık' duyduğu vurgulanırken, üç yazarın adları zikredilerek "TSK yanlısı bir tutum sergiledikleri gözlenmektedir" değerlendirmesinde bulunuluyor. Gazetenin bir yazarı için de "Zaman zaman TSK aleyhtarı eleştirilerini dile getirmesine karşın, şehitler konusunda olumlu köşe yazıları yazdığı gözlenmektedir" deniliyor. Gazeteye ilişkin yapılan genel değerlendirme ise, "Gazetenin hem en çok okunan gazete olması, hem de marjinal yönelimlerden uzak, liberal-çoğulcu bir anlayış benimsemesi nedeniyle TSK'nın mesajlarını kamuoyuna iletmede önemli bir aracı olacağı, bu bağlamda akreditasyonunun devamının uygun olacağı değerlendirilmektedir" şeklinde.
HÜRRİYET: Hürriyet, "Ana damar medyanın en bilinen, köklü gazetelerinden biridir. Liberal-çoğulcu bir yayıncılık anlayışına sahiptir. Türk basınının amiral gemisi" diye anılıyor. Gazetenin TSK ile yaptığı "10 Mart 2004 tarihinde, Sabiha Gökçen'in Ermeni asıllı olduğu iddiası ve 2'nci Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndan kaymakamlıklara gönderilen genelgede kamuoyunda 'sosyetik fişleme' olarak yer alan etnik, dini, marjinal ve diğer gruplara üye olan şahısların isimlerinin belirlenmesinin istenmesi haberi" anımsatılırken, bu haberleri yapan gazetecinin de adına dikkat çekiliyor. Gazetenin 10 Ekim 2004 tarihli "Kandil Dağı'nda PKK'yı sempatik gösteren" haberinin kamuoyunda tepki çektiği de vurgulanıyor. Gazetenin yazarlarına ilişkin yapılan değerlendirmelerde ise iki yazarın 'askeri harekatlara karşı oldukları' buna karşılık adı zikredilen beş yazarın ise 'genel tutumunun TSK lehinde olduğu' ifade ediliyor. Gazetenin bir yazarı hakkında ise, "Eski Genelkurmay Başkanı (E) Org. Hilmi Özkök döneminde olumsuz eleştirilere yer vermekle birlikte, genel olarak TSK yanlısı olarak tanınan bir yazardır" değerlendirmesi yapılıyor.
MİLLİYET: Milliyet gazetesiyle ilgili notlarda, "Liberal-çoğulcu bir yayın politikası benimsemekle birlikte, sol eğilimi olduğu bilinmektedir. Atatürkçülük konusunda net bir çizgisi vardır ve nesnel haber ve değerlendirmelere yer vermektedir" ifadeleri yer alıyor Milliyet'in TSK konusunda sansasyonal haberlere yer vermemesi de bir olumluluk olarak vurgulanıyor. Gazetenin yazarlarından birinin Şemdinli olayları nedeniyle TSK'yı eleştirdiğine dikkat çekilirken, dört yazarın adları verilerek, 'askeri harekâtlara ve askerin siyasete müdahalesine karşı' olduğu bilgisi yer alıyor. Bir yazar için de "Muhafazakâr görüşleri ekseninde TSK'ya eleştirilerde bulunduğu bilinmektedir" deniliyor. Diğer yazarlar "TSK konusunda olumlu bir tutuma sahip ve nesnel" diye değerlendiriliyor.
RADİKAL: Radikal'in akreditasyonunun 12 Mayıs 1999'dan beri devam ettiği anımsatıldıktan sonra "Doğan Grubu'nun merkez sol görüşlü gazetesidir. Okur kitlesinin AB grubu (Üniversite eğitimi görmüş ve gelir düzeyi yüksek) olduğu bilinmektedir. Köşe yazarlarının entelektüel birikimi ve deneyimi fazladır. Medya eleştirmenlerince İsrail'in Lübnan'a saldırısına en çok tepki gösteren gazete olarak anılmaktadır" değerlendirmesi yapılıyor. Radikal'in yazarlarından biri, 'TSK ile ilgili yorum yazarlarının piri' diye nitelendirildikten sonra bir başka yazarın adı zikredilerek, "TSK ile ilgili nesnel değerlendirmelerde bulunduğu saptanmıştır" deniliyor. Radikal'e ilişkin değerlendirmede ilgi çeken bir başka nokta da şöyle anlatılıyor: "Radikal gazetesi TSK açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gazetedir. Zaman zaman TSK ile ilgili önemli çıkışlar yapabilmektedir. Mart-Temmuz 2005 tarihleri arasında şehit olan askerlerimizden 'öldü' şeklinde bahsetmesi tepki toplamıştır. 21 Temmuz 2005 tarihinde TSK tarafından düzenlenen medya brifinginde bu konunun gündeme getirilmesi üzerine, (...) çizgisini düzeltmiştir."
Radikal'in yazarlarından biri için ayrı bilgi notu düzenlenirken, genel değerlendirme içinde de, "başarılı ve hırslı, bu yüzden ilişkilerde özel dikkat gerektiren bir gazetecidir" deniliyor. Radikal yazarlarından dördü için "TSK karşıtı" ifadesi kullanılarak, "Bu durumdan hareketle, kurumsal akreditasyonun yanı sıra kişi akreditasyonu uygulaması yapılmasının daha anlamlı olacağı değerlendirilmektedir" deniliyor. Radikal'e ilişkin sonuç değerlendirmesi ise şöyle:
"Gazetenin yazar kadrosunun çoğunluğunun TSK karşıtı sol eğilimli yazılar yazmalarına karşın, yönetim kadrosunun TSK'nın eleştirilerini dikkate aldığı; hedef kitlesinin AB grubu olması nedeniyle gazetenin Türk Basını'nda ayrı bir yeri olduğu, TSK ile ilgili konularda uzman kimi yazarların da gazetenin kadrosunda bulunması nedeniyle gazetenin akreditasyon halinin devam etmesinin yerinde olacağı; ancak TSK hakkında açık olumsuz eleştirilerinde ısrarlı olan köşe yazarları (...) kişisel akreditasyonlarının bir müddet askıya alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir."
Tartıştığı 31 yaşındaki oğluna tokat attığı gerekçesiyle yargılanan Kıbrıs Gazisi Göçmez (54), cezasını kamu binalarını boyayarak geçiriyor.
'Barzani'nin istihbaratına sınırdaki asker ve yerleşim krokileri hakkında istihbarat verdikleri' öne sürülen 2’si korucu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Şehirde orta refüje yapılan düzenlemede çiçeklerle yapılan yıldız hakkında 'terör örgütünün amblemini yansıttığı' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.
Afişlerde, Türkiye haritasının tam ortasında ay yıldız bulunması, ülkenin batı tarafında 'YA SEV' ve doğu tarafında ise YA TERKET' yazması dikkat çekti.
ATAA Başkanı Kılıç, Türkiye’nin lobi başarısızlığını, 'Sahibinden Satılık Amerika ve Türk Lobiciliğinin Sahipsizliği' adlı iki ciltlik kitapla anlattı.
Zaman gazetesi o kargocu için böyle yazıyor: Kargocu kılığındaki bombacı güvenlik kamerasında
|