|
|
10 Mart 2007 Cumartesi 07:59
|
Toplum
|
'Hayatında çok kitap okumayan Öcalan, hapiste kitaplara boğulunca akıl sağlığını kaybetti'
Sabah gazetesinin yayın yönetmeni FATİH ALTAYLI, Öcalan'ın akıl sağlığı ile ilgili olarak şu analizi yapıyor:
Kılavuzu karga olanın
Geçen hafta Teke Tek'te konuğum olan Orhan Doğan'a terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın akıl sağlığının yerinde olup olmadığını sordum.
Çünkü son günlerde "Ekolojik demokratik toplum" gibi anlamsız tanımlamalar yapıyordu. Orhan Doğan, Öcalan'ın sözlerine sahip çıktı ve "Ekolojist olmanın" öneminden bahsetti. Elbette Orhan Doğan'ın gerçeği söylemesi beklenemezdi.
Gelin ben size anlatayım.
Abdullah Öcalan'ın yakalanıp hapse girinceye kadar kitap okumuşluğu falan yoktu. Kulaktan dolma bilgiler, çevreden gelen etkilerle bazı doktrinler üretiyordu ama hiçbirinin temeli yoktu. Sonra yakalandı ve hapse atıldı.
Hapiste, avukatları kendisine kitaplar götürmeye başladılar.
Ancak her kitabı içeri sokmak mümkün olmadığı için kendisine ulaştırılan ilk kitaplar "Mitojoli" kitaplarıydı.
Öcalan o dönemde mitolojiye merak sardı ve mitoloji uzmanı kesildi. Özellikle Sümerler üzerine okuyordu.
Sümerler hakkında uzmanların son 80 yılda ortaya koyduğu bütün bilgiler Öcalan'a maledildi ve Öcalan 1 numaralı Sümerolog oldu.
Bu arada Doğu ve Güneydoğu'da Neolitik kıraathaneleri ve Enkudu kitapevleri açıldı, Gılgamış heykelleri yükseldi.
Sümerolojiyi hatmeden Öcalan'a avukatları Ayrıntı Yayınları'ndan bazı kitaplar götürdüler. Bu kitaplar arasında Murray Bookchin'in Ekolojik Toplum Felsefesi'ne dair bir kitap da vardı. Öcalan birdenbire Bookchin'e merak sardı. Kitaplarını getirtti ve Sümerolog Öcalan, Ekolojist Öcalan oldu. Bookchin'den devşirdiği kavramlarla siyasal formüller üretti. Ve müthiş bir isim buldu: "Uygarlıksal gelişme temelinde cinsiyet eşitlikçi ekolojik demokratik toplum paradigmasına dayalı demokratik konfederalizm"
Bu uzun siyasi çözümlemenin ne olduğunu kimse anlamadı ama avukatları ve PKK yandaşları bir anda "Cinsiyet eşitlikçi ekolojist demokratlar" haline geldi. Bunun ne anlama geldiğini ne onlar anlayabildi, ne Apo anlatabildi ama önemi yoktu.
Bunu kimi devlet, kimi birlik sandı. Oysa Bookchin'e göre bu devletsiz, hükümetsiz, iktidar dışı "Anarşist" bir yapıydı.
Yani terörist Öcalan, "Eko anarşist" olmuştu ama farkında değildi. Ama ekolojik toplum için silahlı teröristlere, devletin ordusuna saldırmaya, kan dökmeye gerek yoktu.
Ama ne DTP ne de PKK bunu sorgulayamazdı. Çünkü onlara göre Öcalan'ın hikmetinden sual olmazdı.
Öcalan galiba hâlâ Bookchin okumaya devam ediyor.
Çünkü şimdi de "Komünal model" öneriyor.
Anlamını pek bilmese gerek. Çünkü bunun Güneydoğu'da ne sonuçlar doğuracağını tahmin edemiyor.
Avukatları yakında Öcalan'a Kaymak Tabağı ve Fırıncının Kızı'nı götürürse, siz o zaman görün yeni "siyasal felsefeyi."
İstanbul'da meydana gelen polis kılığında zorbalık ve tecavüz olayını incelemek üzere iki başmüfettiş görevlendirildi.
Evde balık kızartan Sömek, alev alan piknik tüpünü 3’üncü kattan aşağıya attı. Bir otomobilin üzerine düşen tüp büyük bir gürültüyle patlarken, otomobil alev alev yandı.
Tartıştığı 31 yaşındaki oğluna tokat attığı gerekçesiyle yargılanan Kıbrıs Gazisi Göçmez (54), cezasını kamu binalarını boyayarak geçiriyor.
'Barzani'nin istihbaratına sınırdaki asker ve yerleşim krokileri hakkında istihbarat verdikleri' öne sürülen 2’si korucu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Şehirde orta refüje yapılan düzenlemede çiçeklerle yapılan yıldız hakkında 'terör örgütünün amblemini yansıttığı' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.
Afişlerde, Türkiye haritasının tam ortasında ay yıldız bulunması, ülkenin batı tarafında 'YA SEV' ve doğu tarafında ise YA TERKET' yazması dikkat çekti.
|