|
|
15 Haziran 2007 Cuma 07:24
|
Toplum
|
'Tarihteki en büyük heyelan Marmara'da yaşandı'
L'Atalante gemisiyle yapılan araştırmalar Marmara'da deniz altında çok vahşi heyelanların yaşandığını ortaya koydu:
L'Atalante gemisiyle yapılan araştırmalar Marmara'daki fayların aktif olduğunu gösterdi. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, 'Gaz ve su çıkışını takip için deniz dibine istasyon kurulmalı. Türk yetkililere ve AB fonlarına başvurduk' dedi.
Marmara Denizi'nde beklenen depremin izini süren bilimadamları sonuca vardı: Deniz tabanında fay boyunca açığa çıkan gazlar, yüzeyden değil, derinlerden geliyor. Bu, fayların aktif olduğunun kanıtı. Gazların izlenmesiyle, tsunamiye de yol açabilecek depremin gelişiyle ilgili önemli ipuçları elde edilebilir. Denizaltı gözleme istasyonu gerekli.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Fransızların deniz araştırma merkezi IFREMER'e ait L'Atalante gemisiyle 12 Mayıs 2007 tarihinde Marmara'ya açılmıştı. Nautile mini denizaltısıyla, 1200 metreye kadar inilerek Kuzey Anadolu fayının deniz altında kalan kısmı üzerinde adım adım ilerledi. Türk ve Fransız bilim adamlarının katılımıyla yapılan incelemeler 12 Haziran'da sonra erdi.
Proje Araştırma Genel Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi:
"Gaz çıkışları, fayın aktif olduğunun belirtisi. Bu gazlar yüzeyde bizim bataklık gazı olarak nitelediğimiz cinsten değil, deprem derinliklerindeki kırıklardan gelen gazlar. Bunu daha önce insansız denizaltıyla tespit etmiştik, şimdi görerek tespit ettik."
"Akışkanların çıktığı yerler belirlendi, haritalandı, akışkan çıkış noktalarıyla aktif faylar arasındaki ilişki açığa kavuşturuldu. Akışkan çıkışlarının en iyi gözlendiği üç istasyona bu konuda ölçümler yapacak ve küçük depremleri belirleyecek sismograflar (OBS) yerleştirildi."
"Olası depremde deniz altı heyelanları oluşturabilecek ve tsunamiye neden olabilecek yerler de araştırıldı. Deniz tabanına çok sayıda cihaz yerleştirildi. Bu cihazlar dört ay ile bir yıl arasında deniz dibinde kalacak, veriler daha sonra değerlendirilecek."
'4-5 milyon avro yeter'
Görür, şu önlemi önerdi: "Gaz ve su çıkışlarının incelenebilmesi için deniz tabanına bir denizaltı gözlem istasyonu kurulmalı. Bunun için Türkiye'deki yetkililer ve AB fonlarından yararlanmak için başvurularda bulunduk. Gözlem istasyonunun belirli sayıda kurulması 4-5 milyon avroya mal olacak. Deneme istasyonu 350-400 bin YTL'ye kurulabilir."
Yaklaşık 17 bin yıl önce, Marmara Denizi henüz bir gölken ve bir buzul dönemi yaşarken, tarihin bilinen en büyük heyelanı Tuzla açıklarında gerçekleşti. Sualtındaki bu yer kaymasının büyük bir tsunamiye yol açtığı sanılırken, benzer doğa olaylarının tekrar yaşanması da olasılıklar dahilinde. Tsunami riski, L'Atalante gemisinde heyelan tsunamisi üzerinde çalışan İTÜ öğretim üyeleri Dr. Sinan Özeren ve Doç. Dr. Nazmi Postacıoğlu'nun merceğinde. Özeren, su altı heyelanı ve tsunamiyi şöyle açıklıyor:
"Sualtı heyelanı, deniz tabanındaki büyük tortu kütlelerinin, genellikle büyük depremlerin tetiklemesi sonucunda dik yamaçlardan aşağıya doğru kaymasına verilen isim. Bu olay sonucu deniz tabanı şekil değiştirdiği için, su kütlesi yeni şekle uyum sağlarken, yüzeyinde dalgalar oluşturuyor. Heyelanı etkileyen temel faktörler ise eğim, tortunun yoğunluğu, yapışkanlığı, çevredeki faylar ve gözenek basıncı (deniz dibindeki tortuların içine hapsolmuş suların basıncı).
Marmara'daki Orta Marmara, Çınarcık ve Tekirdağ havzalarının kuzey kenarları, daha dik ve fay kuzeye daha yakın. Dolayısıyla heyelan ve heyelanların oluşturabileceği tsunami riski daha yüksek. İzmit Körfezi'nin girişinde çok dik olmayan ama daha önce bir miktar kaydığı bilinen büyük bir kütle de var. Yol açabilecekleri tsunamiler Pasifik Okyanusu'ndaki mega tsunamilere göre daha az enerjiye sahip ama yine de vereceği hasar ve can kaybı küçümsenemez."
İstanbul'da meydana gelen polis kılığında zorbalık ve tecavüz olayını incelemek üzere iki başmüfettiş görevlendirildi.
Evde balık kızartan Sömek, alev alan piknik tüpünü 3’üncü kattan aşağıya attı. Bir otomobilin üzerine düşen tüp büyük bir gürültüyle patlarken, otomobil alev alev yandı.
Tartıştığı 31 yaşındaki oğluna tokat attığı gerekçesiyle yargılanan Kıbrıs Gazisi Göçmez (54), cezasını kamu binalarını boyayarak geçiriyor.
'Barzani'nin istihbaratına sınırdaki asker ve yerleşim krokileri hakkında istihbarat verdikleri' öne sürülen 2’si korucu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Şehirde orta refüje yapılan düzenlemede çiçeklerle yapılan yıldız hakkında 'terör örgütünün amblemini yansıttığı' gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.
Afişlerde, Türkiye haritasının tam ortasında ay yıldız bulunması, ülkenin batı tarafında 'YA SEV' ve doğu tarafında ise YA TERKET' yazması dikkat çekti.
|