|
|
04 Eylül 2007 Salı 10:20
|
Toplum
|
Pakize Suda, 'Ahmet Hakan'ı severim ama kendisi kadın görmemişlerden' diye yazmış; Ahmet Hakan'dan 'sen kendini düşes mi zannediyorsun' yanıtı almıştı
PAKİZE SUDA, BUGÜN HÜRRİYET'TEKİ KÖŞESİNDE AHMET HAKAN'A YANIT VERDİ
psuda@hurriyet.com.tr
Satendüşes
KİMSEYE salak olduğumu söylemeyin, onlar beni akıllı zannediyor.
Durumum böyle özetlenebilir.
Evet, aslında pek akıllı sayılmam fakat imajım öyle. İnce ince geçirdiğim kanaati var çoğu insanda. Oysa ben gayet safiyane bir laf ediyorum, lafın gide gide nereye varacağını hesap falan etmeden...
Fakat benim yazarken asla kurmadığım bağlantıları, okuyanlar kuruyorlar. "Al başına belayı" durumu oluşuyor haliyle.
Şu da var:
Herkesin içinde, "mesele" haline getirdiği bir şeyler oluyor mutlaka. "Yumuşak karın" mı denir hani... Tetikteyiz hepimiz. Alınmak için bekliyoruz. Tam "buluttan nem kapma" hadisesi yani.
Ahmet Hakan da benim "Sonradan görme" benzetmeme takılmış mesela.
Aslında, evet, "sonradan görme"nin sözlük anlamı hoş değil. Ama onun esas takıldığı şey bu değil. O, kendisinin de sık sık dile getirdiği ve hakikaten birçok kişinin de çok üstüne gittiği, şu meşhur "değişme" konusuyla ilişkilendirmiş söylediğimi.
Onun da hassas olduğu konu bu demek.
Haklıdır.
Fakat benim bu konuyla hiç işim olmaz. Olsaydı bugüne kadar beklemezdim.
Benim yaptığım, sadece ve sadece HERHANGİ BİR ERKEĞİN, çok kısa bir sürede, arka arkaya, birçok ünlü kadınla adının anılmasına karşılık, aklım sıra yaptığım bir espriydi.
Fakat belki de yanlış bir benzetmeydi. Onun yerine "kıtlıktan çıkmış gibi" deseydim maksada daha uygun olacaktı.
Evet, evet... Benim demek istediğim tam buydu. Bir arkadaşa "Ne o oğlum kıtlıktan çıkmış gibi!" takılmasıydı.
Bu kadardı. Ötesi yoktu.
Anlamam çünkü ötesinden.
Hangi kafe kimin "kale"sidir, kimlerin "kurtarılmış bölge"sidir...
Benim için bütün kafeler sadece yeme içme yeridir. Başka anlamlar yüklemem. Ne kendimi, ne o mekánları kategorize ederim.
Sözde karşı çıktıkları bölünmelerin álásını gündelik hayatlarında gerçekleştirme çabası içerisinde olanları da çok gülünç bulurum...
Hayatımda "biz", "siz" diye bir şey olmadığından "oradan gelenler", "buradan gidenler" diye birileri de olamaz.
Bu sebeple Ahmet Hakan da sadece Ahmet Hakan’dır benim için.
Ha, onu öfkelendiren yazıdaki "öteki taraf" sözü de benim değil kadınların olası düşüncesiydi. Çünkü Ahmet Hakan’ın "bir yerlerden geldiği" konusu var ortalıkta, yok diyemeyiz. Ama benim konum değil bu, tekrar altını çizeyim.
"Düşes miydin?" diye soruyor Ahmet Hakan.
Yok... "Satendüşes"im!
Ne düşesi be Ahmet’cim... Bir kere düşes olmak için önce bir dük lazım ki benim bırak dükü "sade" bir kocam bile yok:
"Kökümüz Osmanlı Sarayı’na dayanıyor" desem ne yazar hem?
Diyenleri kurcalayıp baksan Saray’ın ya "arabacıbaşı"sı çıkacak ya "çeşnicibaşı"sı.
Kimin kime soyluluk taslayacak hali var bu memlekette?
"Hepimiz sonradan görmeyiz" diye pankart açsak yeridir.
Başka ne diyeyim Ahmet’im Hakan’ım? Keşke, "Sana ne benim gönül işlerimden" diye çıkışsaydın. Yerden göğe haklı olurdun, "gık" demezdim vallahi.
Belediyeden yapılan açıklamada, kalitesi ve fiyatı nedeniyle yoğun ilgi gören memba suyu istasyonlarının kapasitesini artırıcı çalışmalara başlandığı, istasyonların çalışma saatlerinde değişikliğe gid
3 gün içinde yaşanan depremler için uzmanlar yine “Büyüğü yolda”, “Tehlike geçti” diye bölündü
Şanlıurfa’da bazı vatandaşlar, "deprem olacak" söylentileri nedeniyle geceyi dışarıda geçirdi.
Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Aşağı Alican köyünde cinnet getiren kişi, babası, ağabeyi ve yengesini öldürüp annesi ile kardeşini yaraladıktan sonra intihar etti.
Siirt'in Baykan ilçesinde güvenlik güçleri ile terör örgütü PKK mensupları arasında çıkan çatışmada, 1 uzman çavuş şehit oldu, 2 asker yaralandı.
Bodrum’da artan şikayetler üzerine iç çamaşırıyla denize girmek belediye meclisinin kararıyla yasaklandı
|