Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 5 Aralık 2008Güncelleme: 05.12.2008 17:29 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Genelkurmay Haberleri
Sanayi Üretimi Endeksi
Honda
Formula 1
CNN
Ermeni Soykırımı İddiaları
Belçika
İran
TBMM
DTP
Add to Google
09 Ekim 2007 Salı 09:53 Toplum

Emin Çölaşan'ın Aydın Doğan ve Hürriyet gazetesi sırlarını ifşa ettiği kitabı bugün piyasaya çıktı...

PATRONU AYDIN DOĞAN, EMİN ÇÖLAŞAN'A NEDEN KIZIYOR VE NE YAPMASINI İSTİYORDU?

Akşam gazetesi piyasaya çıkan kitap ile ilgili dizi yazısını bugün de devam ettiriyor:

Emin Çölaşan, ‘Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi’ isimli kitabında 22 yıl emek verdiği Hürriyet Gazetesi’nde yazılarına müdahalelerle başlayan süreçte yaşananları Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök gibi isimlerle yaşadığı diyalogları okuyucularıyla paylaşıyor

Emin Çölaşan, “Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi” adlı kitabında yazılarına patronu Aydın Doğan’dan gelen müdahaleleri Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün nasıl ilettiğini diyaloglarla aktarıyor.

Usta gazeteci kovulmaya kadar giden sürecin başlangıcını kitabında şu sözlerle anlatıyor: 2003 yılı böyle geçti. Ertuğrul yazılarımla oynamaya başlamıştı. Her seferinde kavga ediyorduk. Arkadan vuruyordu. Telefon açıp uyarıyordum. Bir daha yapmayacağı konusunda söz veriyor, yemin ediyordu. Şubat 2004. Ertuğrul Ankara’da. ‘Özel bir şeyler konuşalım’ diye odama geldi. Limonlu çay söyledik ve konuşmaya başladı:

E.Ö: Bak, Doğan Medya Grubu’nun bütün kuruluşları şu anda çok iyi gidiyor. Fakat hükümet isterse en sağlam kuruluşları, en sağlam bankaları bile bir günde batırır. Şimdi senden ricam iki-üç ay hükümetle ilgili bir şey yazma. Bu Aydın Bey’in de ricasıdır.’

E.Ç: Yav Ertuğrul, tam seçim öncesindeyiz. Fıkra mı yazayım? Okuyucu beni tefe koyar. Bütün saygınlığımı yitiririm.

- O halde bir ay falan yazma.

- O da olmaz. Şimdi sen bana dürüstçe söyle. İktidar beni size şikayet mi ediyor?

-Evet.

- Kim.

- Kim olduğunu tahmin edersin.

- Tayyip mi?

-Yorum yok.

-Peki başka kimleri şikayet ediyorlar? Bekir de çok sert yazılar yazıyor. Ona var mı şikayet?

-Ona yok. O mizah üslubuyla yazdığı için kimse iplemiyor.

Çölaşan’ın kitabının bazı bölümlerinde hedef aldığı bir diğer ünlü gazeteci de Mehmet Ali Birand oldu. Çölaşan, Birand ile kendisini şöyle karşılaştırıyor: Ben dolandırıcılıktan hüküm giymiş olsaydım, Hürriyet’ten veya Doğan Grubu’ndan herhalde o gün kovulurdum. Kovulmayı bırakın, insanların yüzüne bakamazdım. Ama hem bizimkilerin hem de Mehmet Ali Birand’ın yüreği genişmiş. O da, bizimkiler de umursamadı bile!

BAŞÖĞRETMEN ERTUĞRUL

Çölaşan, AB ile ilgili bir yazısında Türkiye’yi AB karşısında ‘kuma’ya benzetince, Londra’da bulunan Özkök’ün kendisini “Bir daha böyle yazılar yazma” diye uyardığını anlatarak, şöyle devam ediyor:

Feci bozuldum, tepem attı. Telefonu suratına kapattım. Hiç böyle olmamıştım. Başöğretmen (!) 7 Eylül fırçasından sonra şimdi de üzerime böyle geliyordu. Sigortalarım attı!

SUYUM ISINIYORDU

Özkök’ün 14 Ağustos 2007’de Bekir Coşkun’u öven yazısı ardından da Yılmaz Özdil: Büyük Yazar, Büyük Gazetede” denilerek işe alınması üzerine “Suyumun iyice ısındığını, tezgahın kurulduğunu, bu arkadaştan sonra benim kovulacağımı İstanbul Hürriyet’teki kulağı delik arkadaşlar bana söylemişti. İnanmamıştım” diyen Çölaşan, Kordon Deniz Restoran’da Özkök’ün kendisini nasıl kovduğunu şöyle anlatıyor:

“Biraz meze söyledik. Masaya özel getirilen 15-20 şişe şarap arasından bir Avustralya şarabını seçti... Telaşlı ve ezikti. Birkaç dakika sonra doğrudan konuya girdi. Bak arkadaş, Aydın bey seninle çalışmak istemiyor... Bu kararı kesin. Ben de sana bildiriyorum!”

Çölaşan, tebligatın ardından Özkök’ün mutlaka Bodrum’a giderek Aydın Doğan’ın gönlünü almasını istediğini de yazıyor.

TÜRBEDE DUA ETTİM

İŞİne son verilmesini resmi tebligatla almasının ardından Çölaşan’ın ilk işi Hacı Bayram Türbesi’ne giderek dua etmek oluyor: Çölaşan Büyük Allahım, sana her şey için binlerce şükürler olsun Yarabbim. Allahım, şu geride bıraktığım 30.5 yıllık gazetecilik mesleğim bugün için noktalandı. Ne mutlu bana ki bu mesleği şanla, şerefle, açık alınla, lekesiz sürdürdüm.... Sana her şey için binlerce şükürler olsun yarabbim. Amin.”

Aydın Bey eski Aydın Doğan değil

ÇölaŞan, köşelerin çoğunun iktidar yandaşı yazarlara bırakılmasından yakındığı kitabında patronu Aydın Doğan ile ilgili şu tespitleri yapıyor: “Aydın bey, artık eski Aydın Doğan değildi. Hayatı, büyük parasal çıkarlarına endekslenmişti. AKP döneminden önceki Aydın Doğan gitmiş, yerine sanki bir başkası gelmişti. Kendisine ait bazı yayın organlarında ‘fikir ve ifade özgürlüğü’ adına Kürtçülük, Ermenicilik, şeriatçılık, Fettullahçılık bile yapılıyordu. Hrant Dink cinayeti sonrasında Tempo dergisinin 25 Ocak 2007 tarihli sayısının kapağında Ermeni harfleriyle yazılar vardı. ‘Hepimiz Ermeniyiz’ sloganları atılıyordu. Cinayet kınanırken işin dozu kaçıyor ve halk CNN-Türk televizyonuna CNN-Kürt adını takmıştı.”

İlgili Başlıklar:
Emin Çölaşan (48 haber)
Medya (267 haber)
Aydın Doğan (119 haber)






MARDİN’in Nusaybin İlçesi’nde PKK lehine düzenlenen yürüyüşe katıldığı iddiasıyla yargılanan Mesut Sanir’in, Türkiye-İran sınırında vatani görevini yaparken mayına basarak şehit olduğu ortaya çıktı.

İstanbul'da bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle bazı yerlerde 14-15-16-17-21 Aralık tarihlerinde elektrik kesintisi uygulanacak.

Mardin’de PKK lehine düzenlenen yürüyüşe katıldığı gerekçesiyle yargılanan sanığın Türkiye-İran sınırında vatani görevini yaparken mayına basarak şehit olduğu bildirildi.

Genelkurmay, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Aydın’ın JİTEM içindeki PKK itirafçıları tarafından öldürüldüğü iddialarının doğru olmadığını billdirdi.

İzmir polisi bu operasyona 'ÇEKİRGE 35' adını verdi. Çete lideri ilkokul mezunuydu, iki ay önce cezaevinden çıkmıştı ve cebinden 100 YTL'si vardı...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam