Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 20 Kasım 2008Güncelleme: 20.11.2008 20:12 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Olli Rehn
AB - Türkiye İlişkileri
Barack Obama
Polonya
Osman Öcalan
Dr. Muzaffer Kuşhan
Cemal Aydın
Tayyip Erdoğan Deniz Baykal Polemikleri
Ankaragücü
Benzinde İndirim Haberleri
Add to Google
14 Kasım 2007 Çarşamba 10:42 Toplum

'Tümgeneral Yılmaz', VATAN gazetesi muhabiri çıktı... Vatan itiraf etti: 'Tümgeneral Yılmaz' maalesef bizden çıktı

Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu, ''zarflama' olayının faili maalesef bizden biri çıktı' diyerek, aldatılan subaydan ve TSK'dan ÖZÜR DİLEDİ.

İşte Tayfun Devecioğlu'nun Vatan gazetesindeki 'ÖZÜR' yazısı:

“Tümgeneral Yılmaz” olayı ve gazetecinin haber için “zarf atması”

Muhabir arkadaşlar benimle dalga geçecekler ama 20 yıldır gazetecilik yapıyorum, “haber kaynağını zarflamak” diye bir yöntem olduğunu ilk kez geçen yıl duydum.

Şöyle yapılıyormuş: Diyelim ki, Boğaz’da bir gemi kazası oldu. Olay büyük ama konuyla ilgilenen gazeteci, yazıişlerinin veya müdürünün istediği bilgilere normal yollardan ulaşamıyor. Tüm detaylara hakim olan Kıyı Kurtarma’ya başvurup “Ben falan gazeteden arıyorum” dediğinde telefon suratına kapanıyor.

İşte o anda “bilgi vermeyen kişi ya da kurumu zarflama” yöntemi devreye giriyor. Aynı yer başka bir kimlikle aranıyor. Örneğin “Ben İstanbul Emniyet’ten komiser falan” deniyor. “Kazaya karışan gemilerden biri kaçakçılıkla ilgili takibimizdeydi” gibi bir senaryo uyduruluyor. Ya kaza raporunun fakslanması isteniyor, ya da gereken tüm bilgiler telefonda alınıyor. Haber tüm unsurlarıyla yazılıp, yazıişlerine teslim ediliyor. Gazete okuru ertesi sabah olayla ilgili tüm bilgileri nal gibi “özel haber” damgası altında okuyor. Üstüne de “Helal olsun falan gazeteye, diğerlerinde bu bilgiler yok” diyor.

Gazetecinin görevi kamuoyuna doğru ve en detaylı bilgiyi vermek. Bu pencereden bakıldığında, eğer “zarflanan kişi veya kurum” ile gazetecinin “mensubu kılığına büründüğü kişi veya kurum” zarar görmemişse ortada bir sorun yokmuş gibi görünüyor. Öyle ya gazeteci görevini yaptı, bilgileri aldı, kendine saklamayıp kamuoyuyla paylaştı.

Peki tarafların zarar görmemesi halinde bile yapılan doğru mu? İnanın emin değilim, tartışılması gereken bir mesele bu.

Maalesef bizden...
Peki neden bunları yazıyorum? Çünkü son günlerde medyayı haklı olarak meşgul eden “zarflama” olayının faili maalesef bizden biri çıktı.

Meseleyi bilmeyenler için hatırlatayım: Türkiye’yi acı ve öfkeye boğan Dağlıca saldırısının ardından, kendisini “Tümgeneral Yılmaz” diye tanıtan biri, Dağlıca’da görevli albayı arayıp bilgi alıyor. Albay da, arayan komutanına bazı bilgiler veriyor. Anladığım kadarıyla daha sonra şüphelenip, durumu Genelkurmay’a aktarıyor.

Genelkurmay Dağlıca’daki birliği arayan numaraları kontrol edip “Tümgeneral Yıl maz’ın” bizim santralden çıkışlı arama yaptığını belirliyor.

“Zarfçının bizden olduğunu” Genelkurmay’dan üst düzey bir subay beni arayıp bilgi verdiğinde öğrendim. Kendi telefon kayıtlarımızı araştırıp arayan numarayı ve arayan kişiyi tespit ettik. Muhabir arkadaşımız savunmasında “Tamamen gazetecilik dürtüleriyle hareket ettiğini ve üzgün olduğunu” söyledi. Özür dilemesine rağmen, bu olayı tasvip edemeyeceğimizi söyleyip iş akdini feshettik.

Bana göre bu olayda, zarflanan kişi (Dağlıca’daki albay) ile “mensubu kılığına girilen kurum” (TSK) zarar gördü. Terörle mücadele eden, vatan toprağını savunan bir kurumun ast-üst disiplini kötüye kullanıldı. O kurumun, bizlerin güvenliği için kamuoyuyla bir süre veya hiçbir zaman paylaşmayabileceği bilgiler sahte bir kimlikle alınmaya çalışıldı.

Alınan bilgilerin büyük bölümünün gazetede kullanılmaması kusurumuzu örtmeye yetmez. VATAN yazıişlerinin bilgisi dışında gerçekleşen bu davranış nedeniyle, başta yanıltılan subay olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’nden özür dileriz.

Bu olayda zarar gören üçüncü kişiler de oldu... Haksız yere zan altında kalan gazeteci arkadaşlarımız. Onlardan da samimiyetle özür dileriz.

Farklı örnekler...
Şimdi gelelim, taraflar zarar görmese de zarflamanın doğru olup olmadığına. Dediğim gibi bu konuda pek emin değilim.

Yazı için uğraşırken Can Ataklı uğradı. Ona sordum “Ne diyorsun bu işe” diye. “Günaydın’da muhabirken çok yapardık” dedi. “Bir keresinde kendimizi polis diye tanıtıp, olay yerine girmiş, haberi patlatmıştık” diye bir-iki anısını da anlattı.

O anlattıkça, benim de aklıma “Ne müthiş gazetecilik yapmışlar” dediğimiz yabancı örnekler geldi. İngiliz tabloidlerinden biri, muhabirini Arap şeyhi kılığına sokup, milli takım teknik direktörü Eriksson’la transfer pazarlığı yapmıştı. Dünya Kupası finalleri öncesi bu olay çok konuşulmuştu.

Bir başkası muhabirini Saray’a uşak olarak sokmaya çalışırken son anda yakalanmıştı.

Batı basınında çantasına silah yerleştirip uçağa binen muhabirlerin havaalanlarının güvenliğini sorgulayan haberleri hepimiz hatırlarız.

Veya Türkiye’de hasta gibi başvurulup, hastanelerin, acil servislerin ipliğini pazara çıkartan haberleri. Geçenlerde tesettüre bürünüp, tesettür oteli izlenimi yazan iki gazeteci arkadaşımızın haberini beğeniyle okumuştuk.

Bu örneklerin bir kısmını “halktan yana”, bazılarını “özel hayata müdahale”, Eriksson örneğini “final öncesi milli takıma zarar verme” diyerek kategorize edebilirsiniz.

Örnekleri tartışmaya zemin yaratsın diye verdim. Tartışalım ki bu mesele “zarflanan TSK gibi güç odağı bir kurum” olunca, “Eee zarfçı da baltayı taşa vurmuş” diye eski tas eski hamam gitmesin.

İlgili Başlıklar:
Türk Silahlı Kuvvetleri (479 haber)
Gazetecilik (171 haber)
Medya (265 haber)
Vatan Gazetesi (25 haber)






Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde bir vekil öğretmenin öğretmenin, 14 yaşındaki kız öğrenciye tecavüz ettiği iddia edildi.

Gaziosmanpaşa, Silivri, Bakırköy ve Avcılar işletme müdürlüklerince yapılacak çalışmalar nedeniyle 23-26 Kasım arasında bazı semtlerde elektrik kesintisi uygulanacak.

Yarın yurdun batısından girecek yağışlı hava ve fırtına, cumartesi gecesi Trakya, Bursa, Zonguldak, Çanakkale, Balıkesir ve Bolu’da kar ve karla karışık yağmura dönüşecek.

DİKKAT: Yurdun büyük bölümünde fırtına ve kuvvetli yağış bekleniyor.

Terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan, Erbil’de 2 eşiyle yaşamaya başladı.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam