|
|
01 Şubat 2008 Cuma 00:54
|
Toplum
|
Seyredenlerin 14’ü öldü
Dün saat 09.30’da önce bir patlama meydana geldi; ardından yangın çıktı. Sanayi bölgesinde çalışanlar, yangını izlemek üzere iş hanı karşısındaki Prestij Sanayi Sitesi’nin otoparkına, bazıları da sokağa koştu.
Kısa süre sonra, binanın alt katında bulunan atölyelerdeki yıkama ve boyama kazanları, korkunç bir gürültüyle patladı.
Patlamanın etkisiyle, 19 yıllık binanın 3 ve 4. katları ile dış cephesi hemen hemen bütünüyle, yanda bulunan iki iş hanı da kısmen çöktü.
Gerçekleşen patlamanın korkunç basıncıyla büyük hızla çevreye fırlayan beton ve demir parçaları, dev şarapnel parçaları gibi 100 metre çapındaki alanda yangını izleyenlerin üzerine yağdı.
Bu parçaların isabet ettiği, yangını yolda izleyen 6 kişi ile otoparktan izleyen 8 kişi hayatını kaybetti. Ölümler bu kadarla kalmadı. Çöken binalarda altı kişi enkaz altında kalarak öldü.
Patlamadan sonra yapılan incelemeler bölgedeki binalarda bulunan kazan dairelerinde gerekli bakımların yapılmadığını gösterdi. Bazı bölge sakinleri, sık aralıklarla yapılması gereken kazan bakımlarının atölye sahipleri tarafından masraftan kaçınmak amacıyla yılda bire indirildiğini söyledi. Bu arada kaçınılan kazan bakımlarının maliyetinin 150 YTL olduğu öğrenildi.
Patlamadan sonra İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş incelemelerde bulundu.Topbaş’ın "İmalathane kaçak. Vatandaş ihbarda etmezse nereden bilelim" sözleri yadırgandı. Vali Güler ise "Burası kaçak bir yer ve maalesef zaman zaman böyle kaçaklar olabiliyor" dedi.
Davutpaşa, Türkiye’de örnekleri çok olan küçük işletmelerin toplu olduğu bir bölge. Çalışanlarının büyük kısmı sigortasız olan bu küçük işletmeler her türlü tehlikeye açık çalışıyor. Örneğin, Davutpaşa’nın göbeğinde Habaş’a ait bir gaz dolum tesisi var. Dünkü patlama şayet bu tesise sıçramış olsaydı, bugün Davutpaşa yerle bir olmuş hale gelecekti.
İsimleri belirlenen 14 kurban
Heybetullah Güleç (19)
Ömer Vural (44)
Yaşar Kara (37)
Kadir Cesur (38)
Kazım Nişli (50)
Halit Altan (45)
Hayatını kaybeden diğer kurbanlar:
Zübeyir Bal (45), Burhan Sabay (35), Hasan Akhun (21), Novruz Mamadov (48), Hüseyin Tayranoğlu (30), Lezgi Şimşek (45), Orhan Saday, Selçuk Başlar.
GÖRGÜ tanıkları, korkunç patlamayı şöyle anlattılar:
Ali Türk Okuloğlu (Çorapçı): "Küçük bir patlamadan sonra pencereden olayı seyretmeye başladım. Bir iki dakika sonra çok büyük bir patlama meydana geldi. Yüz metre mesafeden basıncı, rüzgárı hissettim. Makinaların tezgahlarından bobinler fırladı. 8-10 kişiyi hastaneye yetiştirdik."
Osman Aydın (Plastik Kalıpçısı): "İlk patlama sonrası camdan bakıyordum. Kazan devrildi, bir şey düşürdüler diye düşündüm. Bir iki dakika sonra büyük patlama oldu. Beni itti. Penceler kırıldı. Camlar kafama düştü. Toz duman çıktı. Patlamayı izleyenler çevreye savruldu."
Reşit Sicimoğlu (İşçi): "İlk patlama olunca dışarı çıktık, yandaki binanın üstünde insanlar vardı. Aşağı inin demeye kalmadı ikinci patlama oldu. Gözümüzün önünde insanlar parçalandı."
Yasağı deldi acı sonu hazırladı
Patlamanın meydana geldiği atölyenin sahibi Selçuk Başlar, atölyesine önce havai fişek atölyesi için ruhsat almak istedi. Ancak bu isteğini kabul ettiremedi. Bunun üzerine aynı işyeri için plastik atölyesi olarak çalıştırabilmek için 25 Ocak 2008’de yeniden ruhsat başvurusu yaptı. Anc ak bu arada atölyesini çalıştırmayı ihmal etmedi. Başar, taşınması ve depolanması emniyet tarafından izne ve kontrole bağlı olan patlayıcı maddeleri izinsiz olarak İstanbul’un göbeğine getirip depoladı.
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Zeytinburnu’ndaki patlamanda ihmali olanlar hakkında inceleme yapıldığını bildirdi. Erdoğan, Vali Muammer Güler başta olmak üzere ilgililerle görüşerek, olayın bütün boyutlarıyla soruşturulması talimatını verdi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da bu patlamayı ’ihmal terörü’ olarak niteledi. Baykal, "Buna da bir terör saldırısı gözüyle bakabiliriz. Çünkü göz göre göre yıllardır izlenen yanlış imar, kentleşme politikası, sanayinin yerleşmesi, her türlü denetimden uzak olması, yani ciddi bir kentleşme politikasının olmaması, İstanbul gibi bir metropolde en tehlikeli bir sanayiyle hayatın iç içe geçmesine neden oldu" dedi.
CHP Genel Sekreter Yardımcısı CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ise olay yerinde yaptığı inceleme sonrasında, "Bu bir toplu cinayettir. İki sorumlusu vardır, iş yeri sahibi ve belediye. Hem büyükşehir hem de ilçe belediye başkanı istifa etmeli. Belediyelerin görevi savcılığa suç duyurusu yapmak değil. Denetlemek, gerekirse kapatmaktır. 16-17 yıldır İstanbul’u bu zihniyet yönetiyor. Hiç mi akıllarına gelmedi? Büyük ihmal vardır. Yapanın yanına kár kalmasın diyerek TBMM’de soruşturma ve araştırma önergesi vereceğiz."
Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, ''Biz siyaset yapmıyoruz, yargı kuruluşları kendi varlıklarının savunmasına geçtiler. Kendi kurumumuzu, yargı bağımsızlığını savunma noktasına geldik. Yargı, kendi
Eruygur ve Tolon'un, savcılıkça, TCK'nın 312 ve 314/1. maddeleri kapsamında tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildikleri belirtildi.
Tüp tünelin batırılma işlemi 8 saatte tamamlandı. Üç tüp daha batırılınca İstanbul Boğazı’na 11 tüp tünelin yerleştirilmesi tamamlanmış olacak
Soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen işadamı Kuddusi Okkır, tedavi gördüğü Edirne'de öldü.
Ergenekon operasyonunda görev alan terör ekipleri, Tuncay Özkan’ın liderliğini yaptığı, Kadıköy’de bugün yapılacak olan “Hukuka Saygı” mitingi için dün tam gün izin yaptı.
|