|
|
19 Şubat 2008 Salı 14:19
|
Toplum
|
Zaman gazetesi Alev Alatlı'ya SANSÜR uyguladı
ALEV ALATLI'NIN BİR YAZISI, OKUR HASSASİYETİ NEDENİYLE GAZETEDE YAYINLANMADI
Akşam gazetesinin yayın yönetmen yardımcısı MEHVEŞ EVİN, bu sansür olayını şöyle yazdı:
Alev Alatlı'ya sansür
mehves.evin@aksam.com.tr Posta kutuma, Metin Boşnak imzasıyla gelen mail aynen şöyle: 'İşine geldiğinde demokrasi laflarını çok kullanan Ekrem Dumanlı'nın yönettiği Zamangazetesi, kendi yazarı olan Alev Alatlı'nın yazısını yayımlamamıştır. Bilginize sunar, iyi çalışmalar dilerim.'
Hayırdır deyip, okudum… 'İçerden Mırıldanmalar' başlıklı yazı, hakikaten Alatlı'nın o benzersiz uslübüyle yazılmıştı. Emin olmak için Alev Hanım'ı aradım... Şaşırdı. Evet, Cuma günü Zaman gazetesinin yorum sayfası için kaleme aldığı yazı, satırı satırına ona aitti. Fakat yayımlanmamış yazının nasıl olup da bana ulaştığını anlayamadı… 'Şimdiye kadar Zaman'da yayınlanan tek bir cümleme müdahale olmadı'diyebildi. Peki hangi gerekçeyle yazı konmadı? 'Okur hassasiyeti'.
Alev Alatlı, yazısında ne gibi bir 'okur hassasiyeti'ne dokunmuş dersiniz? Evet bildiniz, konu kadın ve örtünme! Telefon konuşmamızda 'Bu meseleyi bırakın kadınlar konuşsun… Meselenin takdimi beni tedirgin ediyor. Yüreğimden, hissettiğim gibi yazdım' diyen yazarın, 'yayına uygun bulunmayan' yazısının ilk paragrafı şöyle:
'Gözlemlediğim odur ki, korkutan tülbent değil, türban. Niye, çünkü, derin belleğimizdeki hayırhah kadının uzantısı tülbent. Döner yara sarar, döner kırık kol bağlar, döner sancılı başı sıkar, döner yoğurt süzer, döner hamur teknesini örter, döner bebeyi haşerattan korur, hastanın terini siler, yavukluya armağan olur, hasreti iyileştirir. Nurani yüzleri çevrelerken anılır; sabun kokusu, kekik ıtırı, kadın şefkati, ana kucağı çağrıştırır. Türban öyle değil. Çünkü, türban, İslâmi tesettüre ilişkin en katı (dilerseniz, en erkeksi) yorumun benimsendiğinin ilânı hüviyetindedir; ve dolayısıyla, kadına ilişkin tüm diğer yorum ve kuralların da kabullenildiğini ima eder. Bunların arasında kötülük, fitne ve uğursuzluk kaynağı olmamızdan başka, dinen ve aklen dûn (eksik) yaratıldığımız, namazı bozan köpekler ve eşeklerle bir tutulduğumuz şeklinde, eşrefi mahlûkat olmaktan gelen haysiyetimizi rencide eden yorumlar vardır. Türban, bu yorumların zımnen kabulüolarak görüldüğü için korkutur.'
Alatlı, sadece İslam'da değil, diğer dinlerde ve toplumda 'kadına yakıştırılan sıfatları' anlatmış yazısında... Hint'in kutsal metinlerinden, Budaöğretisine, Yahudilikten Hıristiyanlığa, kadının hep 'sakınılan arzuların temsilcisi, şer kaynağı'olarak tasvir edildiğine dikkat çeken Alatlı, 20.yüzyıl başındakideğişimle birlikte 'yeni kadın'ın ortaya çıktığını yazmış. Kimdir yeni kadın? 'Erkeğin bir refleksinden ibaret olmayı kabullenmeyen, yardımcı oyuncu rolünü reddeden, kendisine ait bir içdünyasına sahip, coşkulu, bağımsız, özgüven sahibi, yaşamını bir başına sürdürmeyi göze alabilen kadın'dır...
Alev Alatlı'nın 'İçerden Mırıldanmalar' başlıklı yazısını okumak için tıklayınız.
YENİ KADIN, ESKİ ZAMAN
Gelelim 'sansür' konusuna. Sadece Zaman'da değil, 'merkez medyada' da sansür yapıldığını gördük… 'Okur hassasiyeti'nden çok, 'patron, reklamveren veya iktidar hassasiyeti'neden gösterilerek. Ancak basın, bunların üzerine bir de 'okur hassasiyetine' göre yayın yapacaksa, vay halimize! Ne tecavüz, ne insan hakları, ne milliyetçilik, ne laiklik, hiçbir şey yazmayıp kepengi kapatalım daha iyi.
Kaldı ki Türkiye'de basın özgürlüğüzaten pek çok yasayla sınırlı. Yani 'kafama göre yazarım' diye bir şey yok. 'Toplumsal tabular' zaten yasalarla da koruma altında. Bunların en başında orduyla ilgili haberler, yorumlar geliyor. Şemdinli olayı, Nokta dergisinin kapatılması ve Dağlıca baskınına gelen yayın yasağını hatırlamak yeterli. Ermeni ve Kürt meselesi, Atatürkve İslam da bu tabular arasında.
Ancak şimdiye kadar 'kadının konumu' üzerine yazılan, dini kaynaklar gösterilen bir yazının sansür edildiğini duymamıştık. Bu da olu! Sansürlenen yazının tam metnini, bu gazetede yayımlıyoruz. Okuyun, sansürlenecek nesi varmış siz düşünün. Laisizmle ilgili eleştiriolunca 'okey', türbanın İslami tesettüre ilişkin en erkeksi yorumunun kabulu olduğunu yazınca, destur mu?
Evet, hem de en okkalısından: Destuuuur!
|
Yorumlar |
|
Ali Gökçen
-
19.02.2008 16:38
|
|
Alev hanım çok haklı. basının kendini koyun çobanı, ya da fareli köyün kavalcısı gören bir yapısı olmasa ben de gazete alır okurdum. ama kesilen ağaçlara yazık. sahibinin sesi haberler belli, birbiriyle sidik yarıştıran dünün eğitimlisi laf abesi, çevresiyle iş bitiren köşe yazarları, üç beş trafik kazası, birkaç şofben ve soba zehirlenmesi, GS, FB, BJK... gazete dediğin günlük tekerrürden ibaret olmamalı, insanları modernleştirmeli.
|
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin vapur, deniz otobüsü, deniz taksi ve feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Karaköy vapur iskelesinin kullanılmaz hale geldiğini hatırlatarak, ''Riskli bir durum, tekrar kullanmamız çok zor. Oradan çekilecek'' dedi.
ABD'nin Miami kentinde, bilgisayar kamerasıyla internette naklen intihar eden 19 yaşındaki gencin ailesi, intiharı seyredenlere bir şey yapmadıkları için büyük tepki gösterdi.
Sivas Belediyesince atık su problemine çözüm amacıyla yapımına başlanan ''Atık Su Arıtma Tesisi'' tamamlanma aşamasına geldi.
VE BUNLARIN NEREDEYSE TAMAMI, İSTANBUL'DA
İskelenin yerinde olmadığını gören İstanbullular, işlerine başka vasıtalarla gitmek zorunda kaldı.
|