türk net en son haber 5 Eylül 2008Güncelleme: 05.09.2008 21:54 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Osman Pamukoğlu
Siyasi partiler
Şafak Sezer
Cem Özer
Beyaz Eşya Pazarı
Arçelik
Bakanlar ve Bakanlıklar
Ergenekon Davası
Türk Silahlı Kuvvetleri
Abhazya
Add to Google

25 Şubat 2008 Pazartesi 13:47 Toplum

Rektörlere 'sözünü dinletemeyen' YÖK başkanının kamuoyuna DUYURUSUDUR

YÖK BAŞKANI BUGÜN İKİ AÇIKLAMA YAYINLADI. BİRİNCİ AÇIKLAMA, BU HABERDE. İKİNCİ AÇIKLAMAYI İSE YİNE BU SAYFADA BULABİLİRSİNİZ


BİR ÖNCEKİ YÖK DUYURUSU ŞU ŞEKİLDEYDİ


24.02.2008
KAMUOYUNA DUYURU

Bilindiği üzere, 23 Şubat 2008 tarihli ve 26796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair 9.2.2008 tarihli ve 5735 sayılı Kanunla, Anayasanın 10. maddesinin dördüncü fıkrasında değişiklik yapılmış ve 42. maddesine yedinci fıkra olarak yeni bir fıkra eklenmiştir.
Anayasanın 10. maddesinin değiştirilen dördüncü fıkrasına göre;

“Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
Keza, Anayasanın 42. maddesine eklenen yedinci fıkrasına göre;

“Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.”
Anayasada değişiklik yapan 5370 sayılı Kanuna ilişkin 2/141 sayılı Teklifin Genel Gerekçesinde şu açıklamalara yer verilmiştir:

“Yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafetlerinden dolayı bazı öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakkının engellenmesi kronik bir sorun haline gelmiştir. Kurucusu ve üyesi bulunduğumuz Avrupa Konseyine üye ülkelerin hiç birinde üniversite düzeyinde böyle bir sorun mevcut bulunmamaktadır. Buna rağmen, ülkemizde uzun bir süredir üniversitelerde bazı kız öğrencilerin başlarını örtmede kullandıkları kıyafetler nedeniyle eğitim ve öğrenim hakkını kullanamadıkları bilinmektedir. Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinde “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesillerin yetiştirilmesi, kişilerin yükseköğrenim hakkından kanun önünde eşitlik ilkesi gereği hiçbir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmadan yararlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenlerle, Anayasanın 10 uncu ve 42 nci maddesinde işbu değişikliklerin yapılması gereği doğmuştur.” (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dönem: 23, Yasama Yılı: 2, Sıra Sayısı: 101).

5370 sayılı Kanuna ilişkin 2/141 sayılı Teklifin, Anayasanın 10. maddesinin dördüncü fıkrasını değiştirilmesini öngören çerçeve 1 inci maddesinin gerekçesinde şu açıklamalara yer verilmiştir:
“Kanun önünde eşitlik, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Bu ilkeyi uygularken Devletin negatif ve pozitif yükümlülükleri vardır. Devlet organları ve idarî makamlar, hiçbir sebeple bireyler arasında ayrımcılık yapamayacağı gibi, bu yöndeki ayrımcılık girişimlerini de önlemekle yükümlüdürler.

Nitekim, Anayasanın 5 inci maddesine göre “kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” Devletin temel amaç ve görevleri arasındadır. Devlet bu temel görevini yerine getirirken, herkesin kamu hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak zorundadır. Tüm idare makamları gibi üniversiteler de yükseköğretim hizmeti sunarlarken dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, giyim, kuşam ve benzeri sebeplerle bu hizmetten yararlanan kişiler arasında ayrımcılık yapamazlar.”
5370 sayılı Kanuna ilişkin 2/141 sayılı Teklifin, Anayasanın 42. maddesine yedinci fıkra olarak yeni bir fıkra eklenmesini öngören çerçeve 2 nci maddesinin gerekçesinde şu açıklamalara yer verilmiştir:

“Eğitim ve öğrenim hakkı, kişilerin en temel ve vazgeçilmez haklarından biridir. Bu nedenle bu hakkın sınırlandırılması ancak kanunun açıkça belirttiği istisnai durumlarda söz konusu olabilir. Nitekim Anayasanın 13. maddesinde de temel hak ve hürriyetlerin “özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla” sınırlanabileceği belirtilmektedir. Kanunun açıkça yasaklamadığı bir fiil, tutum veya davranıştan dolayı idare hiç kimseyi eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakamaz. Buna rağmen ülkemizde bazı kişilerin kanunda açıkça yazılı olmayan sebeplerden dolayı yükseköğrenim hakkından mahrum bırakıldıkları da bir gerçektir. İşte bu nedenle yapılan değişikliğin amacı, münhasıran yükseköğretim hizmetlerinden yararlanan vatandaşlar arasında eşitliği sağlamak ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim hakkından mahrum edilen kişilerin bu hak mahrumiyetini ortadan kaldırmaktır.”

Söz konusu Kanun Teklifinin aynen kabulüne dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonunun 1.2.2008 tarihli ve Esas 2/141, Karar 4 sayılı Raporunda gerekçe olarak aynı yönde açıklamalara yer verilmiştir (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dönem: 23, Yasama Yılı: 2, Sıra Sayısı: 101).
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda aynen kabul edilerek kanunlaşan söz konusu Anayasa Değişikliği, 23 Şubat 2008 tarihli ve 26796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu itibarla, söz konusu Anayasa Değişikliği göz önünde bulundurulmak suretiyle uygulama yapılması, kamu görevi ifa eden yükseköğretim kurumlarının yöneticilerinin görev, yetki ve sorumluluğunda olduğu izahtan varestedir.
Ayrıca belirtilmelidir ki, Anayasanın 10. ve 42. maddelerine göre uygulama yapılabilmesi için ayrıca bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç bulunmamaktadır. Çünkü halen yürürlükte olan kanunlarda da hangi kıyafetlerin toplumsal ortamda giyilemeyeceğine dair açık düzenlemeler yer almaktadır. Anayasanın 174. maddesi ile koruma altına alınan “İnkılâp Kanunları”ndan birini oluşturan 3.12.1934 tarihli ve 2596 sayılı “Bazı Kisvelerin Giyilemiyeceğine Dair Kanun” (RG.: 13.12.1934/2879), bu konuda örnek olarak gösterilebilir.
Bu bakımdan, Anayasanın 10. ve 42. maddeleri hükümleri karşısında, ancak kimliği teşhis edilemeyecek bir durumda bulunan kişilerin yükseköğretim kurumlarının bina eklenti ve
yerleşke alanlarına alınmaması yönünde tedbirler alınabilir. Çünkü, Hukuk Toplumunda bireyler arası ilişkilerde güvenin hakim olması, esastır. İnsanın toplumsal şartlarda ilişkiye girdiği şahısların kimliklerini teşhis etme, teşhis edebilme imkanına sahip olması gerekir. Bu itibarla; kimliğin ve hatta cinsiyetin teşhis edilemeyeceği bir tarzda kılık ve kıyafet biçimine hukuk toplumunda müsaade edilemez. Dolayısıyla, Devlet, kimliğin ve hatta cinsiyetin teşhis edilemeyeceği tarzda örtünme olgusu karşısında gerekli tedbirleri alabilir.

Ayrıca belirtilmelidir ki, söz konusu Anayasa Değişikliğinin yürürlüğe girmesiyle, çağdaş uygarlık düzeyine erişmeyi bir erek olarak telakki eden toplumumuzun estetik anlayışını yansıtmayan kılık ve kıyafet tarzlarıyla yükseköğretim kurumlarının bina, eklenti ve yerleşke alanlarına girilmesi teşebbüslerinde bulunulabilecektir. Anayasamızın 14. maddesi hükümleri karşısında hiçbir surette himaye görmemesi gereken bu hakkın kötüye kullanılması girişimlerinin önüne geçilmesi için, yükseköğretim kurumları yönetimleri tarafından genel kolluk birimleriyle eşgüdümlü bir çalışma başlatılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Muhtemel provokasyonlar karşısında gerekli önleyici kolluk tedbirlerinin alınmasını sağlamak amacıyla valiliklerle koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.
Gereği yapılmak üzere bilgilerinizi önemle rica ederim.

Prof.Dr.Yusuf Ziya ÖZCAN
Başkan

Gereği İçin: Bilgi İçin:

Üniversite Rektörlükleri
Valilikler

İlgili Başlıklar:
YÖK (172 haber)
Yusuf Ziya Özcan (88 haber)






Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde orman yangını çıktı. Yangına Kızılcahamam, Gerede, Çamlıdere, Çerkeş orman işletmelerine ait arazöz ve yangın işçileri müdahale ediyor.

Zeytinburnu'nda, 10 yaşındaki Muhammet Akıncı'nın tekme attığı şişenin içindeki ses bombası patladı. Olayda küçük çocuk ayaklarından hafif yaralandı.

Şırnak'ın merkez Güneyçam köyü yakınlarında terör örgütü PKK militanlarınca yola döşenen patlayıcının infilak etmesi sonucu bir uzman çavuş ile bir çavuş şehit oldu.

Kahramanmaraş'ın dünyaca ünlü dondurma markası Mado'nun Gaziantep yolu üzerinde bulunan tesisi bal arılarının akınına uğradı.

Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli komiser Mehmet F.Ç, tanıdığı kokain satıcılarından tehditle para aldığı iddiasıyla tutuklandı.

Ramazan ayında sigara içtiği için bir dolmuş şoförü tarafından darp edildiğini ileri süren Ankara Barosu avukatlarından Erdal Güzel'in şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam