|
|
21 Mart 2008 Cuma 12:39
|
Toplum
|
Alevi kadınlarının namusuyla ilgili ayıp bir söz ettiği iddia ediliyordu... Doçent, köşe yazdığı Zaman'da kendisini böyle savundu
ALEVİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ ÇOK SERT TEPKİ GÖSTERMİŞLERDİ
Gazetemizin Ekonomi yazarı Doç. Dr. İbrahim Öztürk, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Bölümünde, 2. sınıf öğrencilerine verdiği 'Uluslararası Ekonomik Kuruluşlar' dersinde geçen konuşmasının çarpıtılmasına tepki gösterdi. Konuşmasında Alevi vatandaşları incitmek ya da hakaret etmek gibi bir kastının olmadığını ve alıntı cümlelerin iftira kampanyası için kullanıldığını söyleyen Öztürk derste bütün öğrencilerin de şahit olduğu şu cümleleri sarf ettiğini aktardı: "Empati yapamama, iletişim kurmama, tanımama sorununu ortadan kaldırmak için ön yargısız olmalıyız. Birçok insan bilirim belik gerçek şehrini söylemekten çekiniyor, bazı yakışıksız yakıştırmalara muhatap olmamak için. Örneğin benim kendi ailemde de yaşadığım çok üzücü, kaygı verici tecrübelerim var. Bazıları ne yazık ki tabir yerinde ise Alevi deyince adeta 'o..' damgasını vurabiliyor. Türkiye bu vahim cehaletten, aymazlıktan ve karşı tarafı kaynaksız ve önyargıyla sürekli ötekileştirmekten biran önce kurtulmalıdır."
İftira kampanyasını, hiç bir şekilde görüşüne başvurulmadan sürdüren kişi ve kurumlar hakkında mahkeme yoluna başvuracağını vurgulayan Öztürk, şu açıklamayı yaptı:
KAMUOYUNUN DIKKATINE,
Çeşitli medya organlarında alevi bayanlarla ilgili yakışıksız, mesnetsiz ve suç teşkil eden, toplumsal barışımızı zedeleyecek tarzda ağır birtakım sözler kullandığım iddia edilmiştir.
Ben, Ibrahim Öztürk, 1994 yılından beri Alevi ve Kürt bir bayanla evliyim. Bunu tesadüfen ve baskı altında değil, karşılıklı rıza ile yaptık ve bu evlilikten mutlu bir yuvamız ve iki çocuğumuz vardır.
Bu meyanda gazetecilik etiğini hiçe sayarak, iddia ve iftiraları derhal benimseyip, benimle irtibata geçip bir kere bile sormayan, bazıları ancak yayınladıktan sonra, yani iftirayı attıktan sonra benimle iletişime geçen, bu şekilde konuyu kullananlar ve buna ortam hazırlayarak sahsımı ve mensup olduğum kurumları karalayanlarla yargı önünde hesaplaşacağım.
Ancak bu vesile ile olayın ne olduğunu aşağıda dikkatinize sunuyorum:
İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Uluslar arası İlişkiler Bölümünde, 2. sınıfta olan öğrencilere Uluslar arası Ekonomik Kuruluşlar adli bir ders vermekteyim.
18 Mart Salı günü yapılan derste konumuz Gümrük Birliği ve bu meyanda AB idi.
AB ile Türkiye arasında daha çok Fransa ve Almanya eksenli olarak yaşanan sıkıntıların dile getirilmesi üzerine; "Fransa İngiltere'nin de geçmişte AB üyeliğine zorluk çıkardı, veto etti. Buna rağmen İngiltere süreci iyi idare ederek ortak çıkar alanlarını artırıp, zaman içinde başarılı bir politika ile birliğe girebildi. Bilindiği üzere Avrupalılar kendi aralarında daha önce Yüzyıl Savaşlarını, 20. yüzyılda ise yine kendi aralarında Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını çıkartmış ve yasamıştır. Buna rağmen ortak akil, bilim ve ortak çıkar alanlarını çoğaltarak bu gün artik "tek bir devlet" konumuna gelmişlerdir.
Buradan yola çıkarak Türkiye'nin "kriz ve sorun idaresi" konusunda büyük dersler çıkartması gerekmektedir.
...
Türkiye'nin bu konuda komsu devletlerle ve hatta kendi vatandaşları ile sorunları vardır.
...
Örneğin 1980'lere kadar ülkemizde bir Kürt sorunu yoktu. Belki bazı yerele sorunlar vardı ancak bunlar iyi idare edilerek kangren olmadan ortadan kaldırılabilirdi. Simdi ise sorun katlanarak büyüdü ve çözmek istendiği halde nereden nasıl başlanacağı kestirilememektedir.
...
Bu meyanda farlılıklarımıza "bölücülük" ve "ayrımcılık özlemi" odaklı değil, zenginliğimiz olarak bakıp, sorun çözmek odaklı yaklaşmalıyız.
...
Empati yapamama, iletişim kurmama, tanımama sorununu ortadan kaldırmak için ön yargısız olmalıyız. Birçok insan bilirim gerçek şehrini söylemekten çekiniyor, bazı yakışıksız yakıştırmalara muhatap olmamak için. Örneğin benim kendi ailemde de yasadığım çok üzücü, kaygı verici tecrübelerim var. Bazıları ne yazık ki tabir yerinde ise Alevi deyince adeta 'o..' damgasını vurabiliyor.
Türkiye bu vahim cehaletten, aymazlıktan ve karşı tarafı kaynaksız ve önyargıyla sürekli ötekileştirmekten biran önce kurtulmalıdır."
Konuşmanın kapsamlı özeti bu şekildedir.
Bunun üzerine sınıfta bulunan ve dersimi her zaman çok dikkatte dinlemiş olan ve aslında ders anlatırken bile bu yüzden sürekli kendisiyle göz teması kurduğum bir bayan öğrenci, "Bu dedikleriniz kabul edilemez hareketler içeriyor. Ben Alevi ancak o.. değilim." dedi.
Hemen şefkatle ve üzüntüyle kendisine yanlış anladığını ifade ettim. Hatta "Madem su ya da bu şekilde üzüldünüz, ben derhal sizden ve sınıftan özür dilerim, keşke yaşadığım ve acısını çektiğim bu örneği vermeseydim." dedim. O sınıfta 40'tan fazla öğrenci var. Tekrar tekrar açıkladım. Buna rağmen desten çıktı.
Dersin sonunda tekrar çağırdım, tekrar açıklama yaptım. "Alevi olduğunuzu siz söylediğimiz için öğrendim, sizi ve sizin gibi hırpalanan insanları savunurken lütfen tam tersini nasıl anlarsınız." dedim.
İkna oldu, "Peki hocam." dedi ve ayrıldı.
Olayın böyle olduğunu sınıftaki bütün öğrenciler bilmektedir. Buna rağmen bazıları bir araya gelerek imza toplayıp üniversite rektörlüğüne, bazı basın-yayın organlarına kadar olayı iftira kampanyası seklinde yansıttıkları anlaşılmaktadır. Bu kişileri tespit edip, arkalarında bu kişileri yönlendiren çeşitli kişi ve kurumlar varsa Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde hakkimi arayacağım.
İlgililere saygıyla duyurulur.
|
Yorumlar |
|
snowman
-
21.03.2008 13:04
|
|
Arkasında Ergenekon var elbet, kim olacak... Ergenekoncular hocanın dersini yanlış anlamış süsü vererek onu zor durumda bırakmak ve ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışmılar, oradan da askeri darbe umuyorlar... Ama yemezler Ergenekoncular, kapı gibi bağımsız yargımız var bizim...
Yakala bağımsız yargı, aferiiin, afferiiin, good boy...
Herkes arkasını kontrol etsin, Ergenekon heryerde olabilir...
|
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin vapur, deniz otobüsü, deniz taksi ve feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Karaköy vapur iskelesinin kullanılmaz hale geldiğini hatırlatarak, ''Riskli bir durum, tekrar kullanmamız çok zor. Oradan çekilecek'' dedi.
ABD'nin Miami kentinde, bilgisayar kamerasıyla internette naklen intihar eden 19 yaşındaki gencin ailesi, intiharı seyredenlere bir şey yapmadıkları için büyük tepki gösterdi.
Sivas Belediyesince atık su problemine çözüm amacıyla yapımına başlanan ''Atık Su Arıtma Tesisi'' tamamlanma aşamasına geldi.
VE BUNLARIN NEREDEYSE TAMAMI, İSTANBUL'DA
İskelenin yerinde olmadığını gören İstanbullular, işlerine başka vasıtalarla gitmek zorunda kaldı.
|