türk net en son haber 7 Eylül 2008Güncelleme: 07.09.2008 05:39 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Ermenistan
Milli Takım ve Milli Maçlar
Tayyip Erdoğanın Sözleri
Aydın Doğan
Polemik
Şanlıurfa Haberleri
Deprem
Hülya Koçyiğit
Yerel Seçimler
Asıf Ali Zerdari
Add to Google

24 Mart 2008 Pazartesi 20:36 Toplum

Abdurrahman Yalçınkaya’nın ’kişisel tarihi’dir

TEMPO DERGİSİ YAZDI: Küçük abisi intihar etti... Dedesi Kürt kökenli, annesi aileden olmayan erkeğin yanına oturmayacak kadar dini bütün

Tempo Dergisi, AKP’ye açtığı kapatma davasıyla son günlerin hakkında en çok konuşulan hukukçusu, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın ’kişisel tarihini’ araştırdı. Dedesi Kürt kökenli, annesi aileden olmayan erkeğin yanına oturmayacak kadar dini bütün ve başı kapalı olan Yalçınkaya’nın öğretmen babası ise, tam bir Cumhuriyet aydınıydı. İşte, Tempo’nun sayfalarından özetle, Yalçınkaya...

ÖĞRETMEN Behzat Yalçınkaya’nın üçüncü erkek evladı doğduğunda, tarih 10 Mart 1950’yi gösteriyordu. Aileye bir erkek daha katılmıştı. Bebeğe, annesi Sakine Hanım’ın babasının ismi uygun görüldü: Abdurrahman. Ailenin altı çocuğu vardı. Küçük Abdurrahman, iki abi, üç de kız kardeşe sahipti. Kürt kökenli, 1919 doğumlu baba Behzat Bey, Şanlıurfa Suruçlu’ydu. Bu genç cumhuriyet çocuğu, idealist bir öğretmen çıktı. Öyle ki, Şanlıurfa’da gece okulu açtırdı ve burada öğretmenlik yaptı. Behzat Bey, 50 sene öncesinin Urfası’nda, kızlarını da okutmayı isteyecek kadar aydın ve ilericiydi. Ama, Kara Köyü camiine en büyük para desteğini verenlerin de başındaydı. Behzat Bey’in, Suruç’un Kara Köyü’nde ortakçılarına ektirdiği arazileri vardı. Ama toprak ağası değildi. Açıkçası çocuklarının da toprakla haşır neşir olmasını pek istemiyordu.

ADI NAKŞİLER’İN ŞEYHİ ABDURRAHMAN’DAN MI

Anne Sakine Hanım’ın ise, Kürt Hacı Ali Efendi’nin sülalesinden olduğu öne sürülüyordu. 1915 doğumlu Sakine Hanım, dini bütün, başörtülü bir kadındı ve aileden olmayan erkeklerin yanında bile oturmazdı. Ancak o da, çocuklarının okumasına destek oldu. Kürt Hacı Ali Efendi ise, devrinin büyük, çok sevilen álimlerinden biriydi. Nakşibendi şeyhiydi. Mezarı da Şanlıurfa’da, Bediüzzaman Kabristanı’nda, Nebi Efendi adlı velinin türbesindeydi. Aynı türbede, Kerküklü Büyük Şeyh Abdurrahman Efendi’nin de mezarı bulunuyor. Sakine Hanım’ın babasının adı da Abdurrahman. Ve onun adı, Yalçınkaya’ya veriliyor. Kısacası, Abdurrahman Yalçınkaya’nın atasının Büyük Şeyh Abdurrahman Efendi olması da ihtimal dáhilinde. (Yine de ulaştığımız bilgilere göre Abdurrahman Yalçınkaya’nın annesinin soyu Kürt Hacı Ali Efendi ile alakalı.)

ANKARA’DA OKUSUN DİYE GÖÇ ETTİLER

İddiaya göre, Şanlıurfa’da, Milli Nizam Partisi’nden itibaren dindarlardan oluşan siyasi partilerde görev almış Ali Güner de, Sakine Hanım’ın kardeşlerindendi. Yani Abdurrahman Yalçınkaya’nın dayısı, Milli Nizam geleneğinden gelen bir sağ siyasetçiydi.

Yalçınkaya Ailesi, Şanlıurfa’da kalmadı. Küçük Abdurrahman’ın en azından lise eğitimini Ankara’da sürdürmesi için memleketlerini terk edeceklerdi. Avukat olmak isteyen Abdurrahman, Ankara göçünden sonra Yıldırım Beyazıt Lisesi’ni bitirdi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. Genç Abdurrahman, fakülte biter bitmez meslek hayatına atıldı, Ankara hákim adayı oldu. Ardından sırasıyla Acıpayam, Bulanık Hákimliği, Gürün Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, Gürün Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı, Silifke Hákimliği ve Yargıtay Tetkik Hákimliği görevlerinde bulundu. 14.04.1998’de de Yargıtay Üyeliği’ne seçildi. Yargıtay Yedinci Ceza Dairesi Üyesi iken Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca gösterilen adaylar arasından, Cumhurbaşkanı, 21.06.2004’te kendisini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne seçildi. Ardından Başsavcı olarak ataması yapıldı. Yine hukukçu olan 1955 doğumlu Oya Hanım’la evlendi, iki de çocukları oldu. Oya Yalçınkaya da Yargıtay Tetkik Hákimliği görevi yapmış bir hukukçuydu. 2004 yılında isteğiyle emekliye ayrıldı.

YALÇINKAYA’NIN İLK ’ODAĞI’ DTP OLMUŞTU

Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya, Kasım 2007’de ilk önemli çıkışını yaptı. Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) tümden kapatılması istemiyle dava açtı, bu partinin, ’devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı’ haline geldiğini iddia etti. Sekizi milletvekili 221 DTP’li hakkında beş yıl süreyle siyasi yasak istedi. Kapatma davası, çok da büyük bir çalkantıya yol açmadı. Hatta Başbakan Tayyip Erdoğan bile, önce, "Yürütme olarak tasarrufumuzun dışındaki alanları herhalde kimsenin bize sormaması gerekir" dedi, ama ardından ekledi: "Biz, eğer demokrasiye inanmışsak, daha ileri demokrasi diyorsak, o zaman demokratik yollardan parlamentoya gelmiş insanlara kalkıp anti-demokratik uygulamalar yapmak suretiyle onları farklı mecralara itemeyiz." Mart 2008’de, Yalçınkaya asıl bombasını patlatacak ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kapatmak için harekete geçecekti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın kişisel tarihi şimdilik buraya kadar. Ancak genel tarih, savcı hakkında ne yazacak, işte orası henüz belli değil.

Nakşi abisi yalnız öldü

ABDURRAHMAN Yalçınkaya’nın büyük abisi, 1941 doğumlu Bakır, babası gibi öğretmen oldu. Hiç evlenmedi ve mazbut bir hayat sürdü. Ailenin 60 dönüm toprağının bulunduğu Kara Köyü’nde, 2004’te hayata gözlerini yumdu. Büyük ihtimalle, ailede yeni kuşak arasındaki en dini bütün kişiydi. Muhtemelen o da Nakşibendi’ydi. Ancak sanılanın aksine, şeyhlik mertebesine yükselmedi. Zaten aksi olsaydı, bir evde yalnız başına ölmesine de göz yumulmazdı.

Küçük abisi intihar etti

YALÇINKAYA Ailesi’nin ikinci erkek çocuğu, 1948 doğumlu Hüseyin Tuncer de okudu, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden biri oldu. 6 Mayıs 1999 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde çıkan habere göre, Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Tuncer Yalçınkaya, üniversitedeki odasında, tabancayla intihar etti. Evli ve iki çocuk babası Yalçınkaya, bıraktığı mektupta, intiharından kimsenin sorumlu olmadığını belirterek, "Artık bu depresyona dayanamıyorum. Ailem ve çocuklarım beni affetsin. Beni Suruç’a gömün" diye yazdı.

’Enteresan bir tabiat sahibi’

DÖNEM, 68 kuşağının ortalığı inlettiği yıllardı. Abdurrahman Yalçınkaya, olaylara bulaşmadan 1972-73 öğretim yılında fakülteyi bitirdi. Pek de popüler olmayan Yalçınkaya için, fakültenin 1972-73 yıllığının 116’ncı sayfasında şunlar yazılmıştı: "Sessizliği ve çalışkanlığı ile çok takdir edilir. Fakültenin kapısını açarken gücü tükenen arkadaşımız, renkleri seyretmek ve onların değişimlerinden duygulanmak gibi enteresan bir tabiat sahibidir. Bu müstesna arkadaşımıza yazarlık hayatında başarılar dileğiyle..."

İlgili Başlıklar:
Abdurrahman Yalçınkaya - Yargıtay Başsavcısı (28 haber)






3 gün içinde yaşanan depremler için uzmanlar yine “Büyüğü yolda”, “Tehlike geçti” diye bölündü

Şanlıurfa’da bazı vatandaşlar, "deprem olacak" söylentileri nedeniyle geceyi dışarıda geçirdi.

Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Aşağı Alican köyünde cinnet getiren kişi, babası, ağabeyi ve yengesini öldürüp annesi ile kardeşini yaraladıktan sonra intihar etti.

Siirt'in Baykan ilçesinde güvenlik güçleri ile terör örgütü PKK mensupları arasında çıkan çatışmada, 1 uzman çavuş şehit oldu, 2 asker yaralandı.

Bodrum’da artan şikayetler üzerine iç çamaşırıyla denize girmek belediye meclisinin kararıyla yasaklandı

OTOMOBİLDEKİ TAKSİCİLERDEN BİRİ KÖPRÜDEN BAĞLANTI YOLUNA UÇTU; İKİ TAKSİCİ DE ÖLDÜ

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam