|
|
26 Mart 2008 Çarşamba 02:02
|
Toplum
|
MEDYA, GÜLEN’İNELİNDE... İlhan Selçuk: Telefonumu dinlesinler diye ben başvurdum
Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, Ergenekon soruşturmasının geldiği aşamayı "mantık dışı" olarak niteledi.
Soruşturmanın basına "çarpıtılarak" sızdırılmasını eleştiren Selçuk, "Bu soruşturma siyasete alet edilmek isteniyor. Bende ’Türkiye’de laik orduyu ve bağımsız yargıyı tasfiye edecek bir operasyon mu’ kuşkusu doğdu" dedi. Her kesimdeki Atatürkçü güçlere demokrasi için bir araya gelme çağrısı yapan Selçuk, önceki gün kendisini ziyaret eden siyasi parti temsilcileri, gazeteciler ve akademisyenlere, şu değerlendirmelerde bulundu:
GİDİŞ DELİ SAÇMASI
Ergenekon soruşturmasının götürülmek istendiği nokta deli saçmasıdır. Hukuka saygı içinde kalmak istiyoruz. Yazık etmeyin, çete davası dediğimiz konuyu, siyasi emellere hizmet eder boyutlara getirmeyin. Avukatım, ’Selçuk’un alınma sebebini açıklayamıyoruz. İlhan Bey’in alınmasıyla ilgili gösterilen delillerin hiçbiri somut değil. Tam tersi gösterdikleri delillerde İlhan Selçuk çetenin amaçlarına engel olarak gösteriliyor. Davanın niteliği ya da bir çete varsa, bu örgüt başkalarını vurmak için kullanılıyor’ diyor. Telefonların dinlendiğini biliyordum. Gazeteye bomba atıldıktan sonra, telefonlarımızın dinlenmesini talep eden zaten biziz. Her gün İbrahim Yıldız’la, Alev Coşkun’la, Emre Kongar’la laflıyoruz. ’Bu memleket düzelir mi? Bunlar zaten adam olmaz. Bu gidişle ordu gelecek tepelerine binecek’ falan gibi laflar ediyoruz. ABD egemenliğindeki Türkiye’de, Amerikan yörüngesinde bir darbe olursa felaket olur. Afganistan’a asker yollanması konusuna siyasal iktidar evet diyor gibi, yeşil ışık yakıyor. Genelkurmay Başkanı ’Hayır’ diyor. Burada sivil-asker arasında bir çelişki olduğu anlaşılıyor. Laik ordu, eğer bir yerde ılımlı İslam devletine dönüştürülecek bir tasfiyeye uğrarsa Amerikan planlaması da uygulanmış olur. Çözüm şudur: AKP’nin ve Başbakan’ın bir an önce normale dönmesi ve muhalefetle uzlaşmasıdır.
MEDYA, GÜLEN’İNELİNDE
Medyada 2 gazete kár ediyor, diyorlar. Biri Hürriyet, biri de Cumhuriyet. Zarar ederek neden gazete çıkarılır? Çünkü artık medya, gazeteler, siyasette ve iş hayatında avantajlar sağlamak için bir araç olarak, zaman zaman da iktidara karşı bir şantaj aracı olarak kullanılıyor. Yani ellerinde gazetelerin bulunması işadamlarına avantaj sağlıyor. Cumhuriyet’in bu taraklarda bezi yok, patronu yok, çalışanların gazetesi. Ne var ki biz piyasanın gidişatına ayak uyduramadık. Cumhuriyet, bir işadamına satılacak, o iş adamı da Ankara’daki çıkarları için Cumhuriyet’i kullanacaktı. Gittikçe bozulan medya ortamında Cumhuriyet Gazetesi kendini korumaya çalışıyor. Medyanın önemli bölümü dincilerin, Fethullah’ın elinde. AKP’yi, Fethullah ve ABD’den ayrı düşünemeyiz. Fethullah ve Abdullah Gül arasından su sızmıyor. Türkiye’de, Amerika’nın desteklediği dinciler ağır basıyor. Ve demokrasiyi asıl tehdit eden bu. Laiklik olmadan demokrasi olmaz. Amaç sermayeyi dincileştirmek. Türkiye’de Atatürkçü işadamları arasında bir yakınlık, uzlaşma olmalı.
9 saat polis sorgusunda, 4.5 saat ise savcılık sorgusunda kaldım. İfade zaptı 73 sayfalık bir metindir.
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin vapur, deniz otobüsü, deniz taksi ve feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Karaköy vapur iskelesinin kullanılmaz hale geldiğini hatırlatarak, ''Riskli bir durum, tekrar kullanmamız çok zor. Oradan çekilecek'' dedi.
ABD'nin Miami kentinde, bilgisayar kamerasıyla internette naklen intihar eden 19 yaşındaki gencin ailesi, intiharı seyredenlere bir şey yapmadıkları için büyük tepki gösterdi.
Sivas Belediyesince atık su problemine çözüm amacıyla yapımına başlanan ''Atık Su Arıtma Tesisi'' tamamlanma aşamasına geldi.
VE BUNLARIN NEREDEYSE TAMAMI, İSTANBUL'DA
İskelenin yerinde olmadığını gören İstanbullular, işlerine başka vasıtalarla gitmek zorunda kaldı.
|