Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 1 Aralık 2008Güncelleme: 01.12.2008 18:22 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Aytaç Durak
Seks Endüstrisi
İzmit - Kocaeli
Doğalgaz
Magazin
Kurban Bayramı Haberleri
Bayram tatili
DTP
Kürt Sorunu
Yerel Seçimler
Add to Google
25 Nisan 2008 Cuma 17:29 Toplum

Haşim Kılıç'ın konuşmasını herkes 'meşrebine' göre yorumladı... Kimi bu konuşmada AKP'ye uyarı buldu, onu öne çıkarttı... Kimi CHP'ye uyarı buldu

HAŞİM KILIÇ'IN HEM ONA HEM BUNA, HEM NALINA HEM MIHINA GELEBİLEN KONUŞMASI ŞÖYLE:

Anayasa Mahkemesi'nin 46'ıncı kuruluş yıldönümü dolayısıyla yapılan törenden...

Kılıç, düzenlenen törenin açılışında yaptığı konuşmada, herkesin aynı şekilde düşünmeye ve inanmaya zorlandığı bir ülkede çoğulcu demokrasiden bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek, özetle şunları söyledi:

• ''Toplumun siyasal, etnik ve dinsel kesimleri arasında ciddi bir güven bunalımının olduğu saklanamaz bir gerçektir.''

• ''Gücü elinde bulunduranlar, karşı düşüncedekilerin güvensizliğini ve korkularını ortadan kaldıracak çözümleri üretmediği sürece bu çatlak derinleşecektir.''

• ''Hissedilen korkular, gözardı edilemez. Yaşanan hayat tarzlarının ideoloji haline geldiği bir dünyada, duyulan güvensizlik ve korkular acilen değerlendirmeye alınmalıdır. Aksi halde her şeyin rejim sorunu haline getirildiği ülkemizde, birlikte yaşama koşulları daha ağırlaşacaktır.''

• ''Hukuk dışı yollardan güç alarak, rejimi ya da ülkeyi kurtarma girişimlerinin ülkenin batışını hızlandırmaktan başka işe yaramayacağı bilinmelidir.''

• ''Mahkeme üyelerinin verdikleri oylar gözetilerek görsel ve yazılı basında hangi cumhurbaşkanının kimi seçtiği ve nasıl oy kullandıkları biçimindeki kategorik değerlendirmeler, yargıçların kendilerini koruma içgüdülerini harekete geçirerek vicdani kanaatlerini saptırmaya yönelik ağır bir saldırı niteliğindedir.''

• ''Mahkeme üyelerinin görüntülerinin her dakika televizyon ekranlarından gösterilmesi, haber ya da açık oturumlarda isim verilerek hedef haline getirilmesi, yaşanmış elim olaylardan ders çıkarmayanları sorumluluktan kurtaramayacaktır.''

• ''Yargı kararlarının eleştirilmesi, hakarete ve güven zedelemeye dönüştüğünde kurumsal ve toplumsal barışın bozulması kaçınılmazdır.''

Anayasa Mahkemesi'nin 46. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Ankara Valisi Kemal Önal, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok ile çok sayıda davetli katıldı.

Başkan Kılıç ve Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt, konukları salonun girişinde karşıladı.

Törenin açılışında konuşan Kılıç, Türk toplumunun demokrasiyi tüm siyasal eylemleriyle birlikte yaşadığını, sosyal barışın vazgeçilmezinin laiklik olduğunu gördüğünü, her şeyden önemlisi tüm bireysel, toplumsal ve siyasal taleplerin bir özgürlük sorunu olduğuna yönelik kültürü geliştiğine tanıklık ettiğini söyledi.

-''SORUNLAR ÖTELENMEKTE, GERGİNLİK TIRMANDIRILMAKTADIR''-

Kılıç, gücünü özgürlüklerden alan demokrasinin özgülük alanının genişlettikçe bağışıklık sistemini de güçlendireceğinin açık olduğuna işaret ederek, toplumu kendi içinde ayrıştıran, onu devletine karşı soğutan, insanlık onurunu işkenceye tabi tutan bir yönetim anlaşışının çağdaş dünyada yer bulamayacağını ifade etti.

Kılıç, ''Hukuk dışı yollardan güç alarak, rejimi ya da ülkeyi kurtarma girişimlerinin, ülkenin batışını hızlandırmaktan başka işe yaramayacağı bilinmelidir'' dedi.

Çağın kenar mahallesinde yaşamamak için, uygar dünyayla tanışmak ve kimliği kaybetmeden bütünleşmenin zorunluluk olduğunu söyleyen Kılıç, evrensel kavramlara farlı anlamlar yükleyerek, evrensel dilin ortadan kaldırılmasının çağdaş dünya ile bağlantıyı koparacağını kaydetti. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bugün sorunları çözmek için harcanması gereken çabadan daha çok, sanki çözülmemesi için büyük çaba sarfediyoruz. Sorunlar ötelenmekte, gerginlik tırmandırılmaktadır. Toplumun siyasal, etnik ve dinsel kesimleri arasında ciddi bir güven bunalımının olduğu saklanamaz bir gerçektir. Güvensizlik, kavgayı ve dayatmaları da beraberinde getirmektedir. Gücü elinde bulunduranlar karşı düşüncedekilerin güvensizliğini ve korkularını ortadan kaldıracak çözümleri üretmediği sürece bu çatlak derinleşecektir.

Hissedilen korkular, gözardı edilemez. Yaşanan hayat tarzlarının ideoloji haline geldiği bir dünyada duyulan güvensizlik ve korkular, acilen değerlendirmeye alınmalıdır. Aksi halde her şeyin rejim sorunu haline getirildiği ülkemizde birlikte yaşama koşulları daha ağırlaşacaktır.''

-''AYNI GEMİNİN İÇİNDEYİZ''-

Haşim Kılıç, bugünlerde kişisel, toplumsal ve kurumsal uzlaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Anayasal sorunların çatışmayla değil hukuk kuralları çerçevesinde karşılıklı diyalog ve uzlaşma yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

''Siyasi kutuplaşmaların bu ülkeye ağır bedeller ödettiği hepimizin malumudur'' diyen Kılıç, demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde çözülemeyecek hiçbir sorun bulunmadığını dile getirdi. Demokrasinin kurum ve kurallar rejimi olduğunu, kurumlar kurallara uyarak görevlerini yaptıklarında demokratik hukuk devletinin kriz olarak görünen sıkıntılardan daha da güçlenerek çıkacağını ifade eden Kılıç, şöyle devam etti:

''Önceki nesillerden devraldığımız medeniyeti, kültürü ve geleneği yıkıcı ve olumsuz unsurlardan arındırılmış bir şekilde gelecek kuşaklara devretmek hepimizin ortak görevidir. Unutmayalım ki tek bir Türkiye var. Kaptanından güvertedeki yolcularına kadar hepimiz aynı geminin içindeyiz. Bu geminin sağlam, güvenilir ve huzurlu bir şekilde yol alması, hepimizin en büyük amacı olmalıdır. Gün, ayrılıkları öne çıkarma, toplusal ve siyasal kutuplaşmaları körükleme günü değildir. Gün, farklılıklarımızı zenginlik kabul edip, bir arada refah ve özgürlük içinde yaşamak için elimizden geleni yapma günüdür. Gün, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için bir adım daha atma günüdür.''

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, mevcut Anayasa'nın, dönemin şartlarına ve siyasal kurumlarına tepki olarak, Anayasa Mahkemesi'ne parlamentonun üye seçmesine kapıları tamamen kapattığını belirterek, ''Bugün gelinen noktada, anayasa yargısı ile yasama organı ilişkilerindeki bu güvensizliğin ortadan kaldırılması için egemenlik yetkisi kullanan anayasa yargısının, ulus iradesiyle bağlantısının kurulması gerekliliği açıktır'' dedi.

Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin 46. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenin açılışında yaptığı konuşmada, Sened-i İttifak'tan bu yana iki asır geçmesine karşın yeni anayasa arayışlarının halen devam ettiğini söyledi.

Bunun temel nedeninin olağanüstü dönemlerde yapılan anayasaların, önceki dönemlere tepkide aşırıya gidilmesi, siyasetin ve toplumun normalleşmesiyle birlikte yeni anayasa değişikliklerine ihtiyaç duyulması olduğunu ifade eden Kılıç, demokratik, laik, çoğulcu, katılımcı insan onuru ve hukukun üstünlüğü temeline oturan, katı ideolojik dogmalardan arınmış, değişime açık, toplumun değerleriyle bütünleşmiş ve uzlaştırıcı anayasa özleminin tüm toplum kesimlerince dile getirildiğini kaydetti.

Haşim Kılıç, ''bürokratik yapıyı özgürlükçü, demokratik işleyişe engel olmaktan çıkarıp ulusun demokratik iradesinin gerçekleşmesi yolunda kullanan, insan onuru ve özgürlükleri dışında hiçbir kutsal değer tanımayan, temel hakları çağdaş bir istisnayla sınırlayan, devletin bütün işlem ve eylemlerini tarafsız ve bağımsız yargı denetimine tabi kılan, yargı organları üzerinde demokratik bir denetim kuran, siyasi ve bürokratik karar mekanizmalarında kadın-erkek eşitliğini sağlayan, değişen ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelere paralel olarak hızlı karar alınmasını ve icrasını olanaklı kılan'' bir anayasa hazırlanması gerektiğini söyledi.

-''HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ZEDELENMEMELİ''-

Haşim Kılıç, şöyle devam etti:

''Bu nedenle hukuka ve onu uygulamakla görevli yargı organlarına güvenin azalması, demokratik hukuk devletinde sonun başlangıcıdır. Hukuk, bütün kurumların ve devletin bekasının garantisi olan adaletin en önemli aracıdır. Bu kavramın aşındırılması, içinin boşaltılması ve en önemlisi kısır siyasi çekişmelerin aracı haline getirilmesi, bir topluma yapılacak en büyük kötülüktür. Hukuku istismar edenlerin, onu politik çıkarların aracı haline getirmeye çalışanların unutmaması gereken tek şey, farklı görüşlere, düşüncelere, ideolojilere sahip toplum üyeleri olarak herkesin farklılıklarıyla bir arada yaşamasının ön koşulu olan hukuku ve onun üstünlüğünü zedeleyecek davranışlardan özenle kaçınmaları gerektiğidir.''

Demokrasilerde karar alma sürecinde çoğunluk ilkesinin belirleyici olduğunu anlatan Kılıç, siyasi kararların serbest seçimlerde halkın çoğunluğunun seçtiği temsilciler tarafından alındığını söyledi.

Toplumsal ve siyasal çeşitliliğin çoğunluk yönetimini pratik bir zorunluluk haline getirdiğini ifade eden Kılıç, özellikle anayasal konularda mümkün olan en geniş katılım ve uzlaşmayla karar alınmasının ideal olduğunu belirtti.

-''SİYASİ İKTİDARIN SINIRLANDIRILMASI''-

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, özgürlüklere tehdit oluşturması bakımından bir kişinin sınırsız iktidarıyla çoğunluğun sınırsız iktidarı arasında özde bir fark bulunmadığını ifade ederek, ''İktidarın yozlaştırıcı doğası ve tarihsel tecrübe dikkate alındığında bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Lord Acton'ın ifade ettiği gibi 'İktidar yozlaştırır. Mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır.' Siyasi iktidarın sınırlandırılması gerektiği fikri bu temel varsayımdan hareket etmektedir'' diye konuştu.

Anayasa yargısının meşruiyetinin temel hak ve özgürlükleri korumak için çoğunluğun iktidarını sınırlandırma işlevinden kaynaklandığını belirten Kılıç, siyasal iktidarları anayasal çerçevede tutmanın en etkili yollarından biri olarak kabul edilen anayasa mahkemelerinin asli görevinin, anayasal devletin teminatı olarak, ferdin hak ve özgürlüklerini devlet otoritesini kullanan diğer kurumlar karşısında korumak olduğunu ifade etti. Kılıç, ''Bu varoluş hikmetinden uzaklaştığı ve bireysel hakları koruyamadığı takdirde anayasa mahkemeleri, meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalmaya mahkumdur'' dedi.

İlgili Başlıklar:
Haşim Kılıç (42 haber)






Balıkesir Emniyet Müdürü Coşkun Hayal, 29 Mart 2009'da yapılacak yerel seçimde belediye başkan aday adayı olmak için görevinden istifa etti.

'Ergenekon' Davası'nın öğleden sonraki bölümünde, tutuklu sanık Muzaffer Şenocak'ın çapraz sorgusu tamamlandı.

Avcılar sakinleri, Büyükşehir Belediyesi zabıtalarının kurduğu 'lale soğanı dağıtım çadırı'nı yumurta yağmuruna tuttu.

Vali Sözer, Kocaeli'nin Alikahya beldesinde yolda altyapı çalışması sırasında meydana gelen patlamada 3 kişinin öldüğünü, 17 kişinin yaralandığını bildirdi.

Antalyalı taraftarlar, İnegöl'deki mola yerinde gelen geçen Bursa plakalı otomobilleri taşladı... Taşlardan biri, Ebru'yu kör etti...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam