|
|
05 Mayıs 2008 Pazartesi 08:09
|
Toplum
|
1943'te 33 kişiyi kurşuna dizdiren Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın isminin bir kışlaya verilmesi üzerine başlatılan hukuk süreci yeni aşamada
Katliam yaptıran Orgeneral Muğlalı'nın adının kışlaya verilişine savunma: Üstünden 60 yıl geçti, merhum da cezasını çekmişti...
1943'te katliam
Van'ın Özalp ilçesinde 1943'te 33 kişiyi kurşuna dizdiren Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın isminin bir kışlaya verilmesi üzerine başlatılan hukuk süreci yeni aşamada. Ankara 6. İdare Mahkemesi, TSK'nın, Muğlalı adını kışlaya vermesinin iptali için iki yıl önce açılan davada görevsizlik kararı verdi. Mağdur yakınları esas hakkında karar bekliyordu.
'Bu eylem askeri'
İdare Mahkemesi'nin görevsizlik kararının gerekçesiyse şöyle: "Kışlaya isim verme işlemi askeri bir eylem niteliğinde. Askeri eylemlerin de askeri kural, gerek ve geleneklerin değerlendirildiği uzmanlık mahkemelerinde incelenmesi gerekir." Dosya Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne yollandı.
AİHM'ye gidecek
Milli Savunma Bakanlığı'nın davadaki savunması: "Merhum Muğlalı, işlediği suçtan dolayı cezasını çekmiş, üzerinden 60 yıldan fazla geçmiş. Merhumun cezasının süresiz devam edeceğinin iddia edilmesi hiçbir hukuki değerle bağdaştırılamaz." Mağdur yakınları, dosyayı AİHM'ye götürmeyi düşünüyor.
RADİKAL gazetesi konuyu manşetine böyle taşıdı:
Van'ın Özalp ilesinde 33 kişiyi kurşuna dizdirerek tarihe geçen Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın ismi Özalp'te yaşamaya devam ediyor. Olaydan 61 yıl sonra suçsuz yere kurşuna dizilenlerin yakınlarının yaşadığı Özalp'teki kışlaya Muğlalı'nın ismini veren Genelkurmay Başkanlığı, mağdur yakınlarının ısrarına rağmen geri adım atmadı. İsmin kaldırılması için açılan davada Milli Savunma Bakanlığı ilginç bir savunma yaptı: "Merhumun cezası süresiz değil..." Sivil mahkeme iki yıl sonra, 'Askeri yargının uzmanlık alanı' diyerek dosyayı askeri yargıya gönderdi.
Özalp, 1943'te Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan olaylarından birine sahne olmuştu. Bölgede kaçakçılık ve hırsızlık suçlamalarıyla 35 köylü yakalanmış, ancak suçsuz oldukları anlaşılınca serbest bırakılmışlardı. Olayı soruşturmak üzere gelen Diyarbakır 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Mustafa Muğlalı, köylüleri yeniden yakalatmış ve kurşuna dizdirmişti. 16 Mart 2004'te, yani olaydan 61 yıl sonra Muğlalı ismi Özalplilerin yaşamlarına yeniden girdi. Genelkurmay Başkanlığı, bu tarihte Muğlalı'nın ismini Özalp'teki Tabur Sınır Komutanlığı kışlasına verdi. Kurşuna dizilen 33 kişinin Özalp'te yaşayan yakınları, 2006'da bu işlemin iptali istemiyle Ankara 6. İdare Mahkemesi'nde dava açtı.
Milli Savunma Bakanlığı, davada yaptığı savunmada, kışlalara bölgede başarılı hizmet yapmış, garnizonun kurulmasına katkıda bulunmuş komutanlarla, Kurtuluş Savaşı'nda görev almış ve o bölgede anıları bilinen komutanların isimlerinin verildiğini kaydetti. Savunmada "İşlem hukuka uygundur. Merhum Muğlalı, işlediği suçtan dolayı cezasını çekmiş ve olayın üzerinden 60 yıldan fazla bir zaman geçmiştir. Merhumun cezasının veya kısıtlamalarının süresiz devam edeceğinin iddia edilmesi hiçbir hukuki ve demokratik değerle bağdaştırılamaz" denildi. Mağdur yakınları, Muğlalı ismiyle yaşadıkları sürede Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin dosyayı karara bağlamasını bekledi. Ancak mahkeme dava açıldıktan iki yıl sonra sürpriz biçimde görevsiz olduğuna karar verdi. Kararda, kışlaya isim verme işlemi askeri eylem olarak nitelendirildi. Kararda, askeri eylemlerin askeri kural, gerek ve geleneklerin değerlendirildiği uzmanlık mahkemelerinde incelenmesi gerektiği anlatıldı. Kışlaya Muğlalı isminin verilmesi yönünde kullanılan takdir hakkının ve Muğlalı'nın askerlik mesleği ile ilgili niteliklerinin askeri idare mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Mağdur yakınlarının avukatı Zeki Yüksel, "Temyiz için önce Danıştay'a başvuracağız. Bir sonuç alamazsak AİHM'ye gideceğiz" dedi.
* * * * *
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz/ Rivayet sanılır belki
Vurulmuşum/ Düşüm, gecelerden kara/ Bir hayra yoranım çıkmaz/ Canım alırlar ecelsiz/Sığdıramam kitaplara/ Şifre buyurmuş bir paşa/ Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız./ Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz/Rivayet sanılır belki/ Gül memeler değil/ Domdom kurşunu/ Paramparça ağzımdaki...
33 köylünün yargısız infazı daha çok Ahmed Arif'in '33 Kurşun' şiiriyle kamuoyunun ve birçok araştırmacının ilgisini çekmiştir. Yıllarca gündeme gelemeyen olay özetle şöyledir: Özalp Kaymakamı Hilmi Tuncel'in kurduğu çete tarafından koyunları gasp edilen İranlı bir aşiret reisi, Türk tarafına geçerek 500 koyunu gasp eder. Aşiret reisine yardım ettikleri iddiasıyla 35 köylü yakalanır ancak suçsuz oldukları anlaşılır. Kaymakam Tuncel, olayı Ankara'ya "Ruslar sınıra yaklaştı" diye bildirir.
Bölgeye soruşturma için gelen Orgeneral Muğlalı, 24 Temmuz 1943 günü yetkililerle bir toplantı yapar ve 33 köylünün diğer köylülere ibret olması için idam edilmesini ister. Tümgeneral Cevat Yalım ve İçişleri Müfettişi Avni Doğan'ın uyarılarına karşın, "Memleketin çıkarı için babamı bile asarım, bu işe karışanı kırbaçlarım" der. 30 Temmuz 1943 gecesi, Yukarı Koçkıran Köyü, 356 No'lu sınır taşında 33 köylü yargı kararı olmaksızın, elleri ve gözleri bağlanarak kurşuna dizilir. Daha sonra bir kişinin ölmediği, yaralı halde İran'a kaçtığı ortaya çıkar. Konu ilk kez 1948'de, Demokrat Parti tarafından CHP'ye karşı Meclis'te gündeme getirilir. 1949'da soruşturma açılır, yargılama sonucu Muğlalı idama mahkûm edilir ancak yaşı dolayısıyla ceza 20 yıla indirilir. Muğlalı 1951'de cezaevinde ölür.
Marmara Bölgesi'nin tamamında yarın gök gürültülü sağanak yağış ve fırtına bekleniyor.
İzmir Valiliği uyardı: Rüzgar bu akşam 80-90 kilometre hızla esecek!
Şehit Binbaşı Can'ın oğlu, babasının cenaze namazında Cumhurbaşkanı Gül, CHP Lideri Baykal ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç ile saf tuttu...
Terörist başı adada artık tek başına kalmayacak.
Samsun'da 63 yaşındaki bir kişi, komşulara cinsel organını göstererek teşhirde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı.
CHP Malatya İl Başkanı Berktaş, parti binasında partili olduğu belirtilen bir kişiye tekme ile vurması iddiasıyla yargılandığı davada 3 ay 10 gün hapis cezası aldı.
|