türk net en son haber 6 Temmuz 2008Güncelleme: 06.07.2008 03:08 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Hasan Doğan
Vefat Haberleri
Abdüllatif Şener
Sinan Şamil Sam
Osman Gürbüz
Mustafa Balbay
Ergenekon Davası
Tenis
Hava Durumu
Cemil Çiçek
Add to Google

16 Mayıs 2008 Cuma 07:17 Toplum

Anayasa Mahkemesi, 'diken üstündeyiz' AÇIKLAMASI yaptı

İki aydır takip edildiği şüphesini taşıyan Anayasa Mahkemesi Başkanvekili’nin ardından bir üye de AKP davasından sonra ‘diken üstünde’ olduklarını söyledi

RADİKAL GAZETESİ bu haberi manşetten verdi:

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün “İki aydır takip ediliyorum” açıklaması, AKP hakkında kapatma davasının açıldığı tarihi akla getirdi.

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP hakkında kapatma istemiyle hazırladığı iddianameyi 14 Mart’ta Anayasa Mahkemesi’ne sunmuştu.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir başka Anayasa Mahkemesi üyesinin dün Radikal’e söyledikleri de mahkeme heyetinin AKP davasının açılmasından beri ‘diken üstünde’ olduğunu gösterdi. Mahkeme üyeleri, fotoğraflarının ‘işte o heyet’ tarzı haberlerde yayımlanmasından da rahatsız.

Türkiye’de gözler 14 Mart’tan beri başta mahkeme başkanı Haşim Kılıç ve vekili Osman Paksüt olmak üzere 11 Anayasa Mahkemesi üyesine çevrildi.

Başkan Kılıç’ın AKP’li milletvekilleriyle aynı lokantada bulunması ayrı bölümlerde olmalarına rağmen heyecan yarattı. Davaya tepki gösteren bazı gruplar askerlerin mahkeme üyeleri üzerinde baskı kurduğu dedikodularını yaymaya başladı. Ankara kulislerinde bazı heyet üyelerinin Başbakanlık’tan çıkarken görüldüğü iddiaları da dolaşmaya başladı.

İyi niyetliler için sus

Önceki gün gelen haber ise tartışmayı başka bir boyuta taşıdı. Başkanvekili Paksüt, otomobiliyle tenis kulübüne giderken arkadan gelen siyah Doblo marka bir aracın kendilerini takip ettiğinden ve dinlediğinden şüphelenmişti. Paksüt’ün telefonu üzerine olay yerine gelen Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, aracın narkotik polisine ait olduğunu açıklamış ve Paksüt’ün izlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını ileri sürmüştü. Bir gün sonra ise aynı aracın organize suçlarla mücadele polislerine ait olduğu açıklanmıştı. Ancak Paksüt’ün aracın bagajını görmesine izin verilmemişti. ‘Takip ediliyordu-edilmiyordu’ tartışması sürerken suskun kalan Paksüt’e Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’ten bir çağrı geldi. Çiçek, Paksüt konuşursa tartışma iyi niyetliler için son bulur” dedi.

Çiçek’in bu sözleri söylediği sırada bazı gazetelere açıklama yapan Paksüt’ün anlattıklarıysa tartışmaları daha da alevlendirdi. Paksüt şunları söylüyordu: “Yaklaşık iki aydır benzer araçlarla takip ediliyorum. Tenis Kulübü önündeki aracın, polis kendilerine ait olduğunu açıkladı. Bu olayın duyulmasından sonra bana gelen ya da telefonla konuştuğum kişiler, ‘Kesinlikle sizi dinlemişlerdir’ yorumunu yapıyor. Biz durup dururken, bu aracın bizi izlediği, dinlediği şüphesine kapılmadık. Son dönemde aynı tip ve marka araçların etrafımızda dolaştığını tespit etmiştik. Bunlardan birisinin de plakası sahte çıkmıştı. Ben, sahte çıkan o plakayı Ankara Emniyet Müdürü Yılmaz’a söyledim. Benim için ‘yersiz bir kuşku, çok kritik yerlerde (Bağdat’ta) görev yaptığı için psikolojisi bozulmuş, en küçük bir şeyden nem kapıyorlar’ diye yorumlanmasın diye bunu da sizinle paylaşıyorum. Şüphelendiğim araçlarla ilgili araştırma sonuçları bana gelmedi. Belki onlar da polis aracıdır. Onlar için de ‘görevliydi’ denilir. Eğer, verdiğim plakalar sahteyse, sahte plakalı araçlar çevremizde dolaşıyorsa, onu yakalamak da polisin görevidir.”

Gerginlik yarattı

Ankara Emniyeti’nden bir yetkiliyse dün açıklamaların gazetelerde yer almasının ardından Paksüt’ün ikinci araç konusundaki iddialarının doğru olmadığını, kendilerine bir başvuru yapılmadığını iddia etti.

Bütün bu gelişmeler, mahkeme üyelerinin yaşadığı baskı ve tedirginliği tırmandırırken, isminin açıklamasını istemeyen bir üye şunları söyledi: “Artık her şeyimize dikkat etmek zorunda kalıyoruz. Eşimle gideceğimiz mekânları bile özenle seçiyoruz. Bu nedenle, deyim yerindeyse diken üzerindeyiz. Çünkü çok önemli bir davaya karar verecek bir heyetin üyesiyim. Son derece dikkatli olmak gerekiyor. Gazeteci dostlarımızı makamımıza çağırmıyoruz. Siyasi partilerde milletvekili olan arkadaşlarımızla dışarıda bir araya gelmemeye özen gösteriyoruz. Laf söz olur diye çekiniyoruz.”

Aynı üye, mahkeme üyelerin fotoğraflarıyla ‘davaya karar verecek işte o üyeler’ şeklindeki haberlere de tepki gösterdi ve “Bu tür haberlerin çok vahim sonuçları olabilir. Danıştay saldırısı en somut örneği. Ayrıca şu üyeyi, şu cumhurbaşkanı atadı, şu üyeyi şu kişi atadı dolayısıyla ‘onun oyu böyle olur’ gibi yorumlar yapılıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kesinlikle de doğru değil. Hayatında tek bir hukuk metni okumamış bazı kişiler yorumlar yapıyor. İsimlerimiz üzerinde yorumlar yapıyor” diye konuştu.

Üye Adalı: Hepimiz büyük baskı altındayız

Kanal D Haber’in sorularını yanıtlayan, Anayasa Mahkemesi üyesi Sacid Adalı AKP hakkında açılan kapatma davası nedeniyle bütün üyelerin büyük bir baskı altında olduğunu söyledi. Adalı’nın açıklamları şöyle:

-Paksüt’ün dinlenmesi hakkında ne diyeceksiniz? Siz de bu tip takiplere muhatap oldunuz mu?

Sacit Adalı: Kapatma davasından sonra, bu olaylardan sonra bu sorulara cevap vermek bile belli bir risk taşıyor.

-Bu riskler neler?

Sacit Adalı: Şimdi herkes herşeyi zaten biliyor. Bazı şeyleri konuşmak da bizi daha çok zora sokuyor.

-Siz kapatma davası açıldıktan sonra herhangi bir baskıya ya da bir takip olayına maruz kaldınız mı?

Sacit Adalı: Bu soruya evet ya da hayır şeklinde bile cevap veremem. Zaten her şey herkesin gözü önünde yaşanıyor. Hepimizin büyük bir baskı altında olduğu doğrudur. Hakkımızda çıkan her türlü haber bizi rahatsız ediyor ve daha çok diken üstünde olmamızı beraberinde getiriyor.

Şahin: Paksüt’ün iddiaları değerlendirilmeli

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün takip edildiği yolundaki iddiaları değerlendirirken Böyle bir şey olamaz diye düşünüyorum” dedi. Şahin, Paksüt’ü bu izlenime iten nedenleri araştırmakta fayda olduğunu söyledi.

Paksüt’ün izlendiği yolundaki iddiaları Haymana Adalet Sarayı’nın açılış töreninde yorumlayan Şahin, şunları söyledi: “Anayasa Mahkemesi Başkanvekili arkadaşımız, kuşkusuz çok saygın bir görevdedir. Onun böyle bir izlenim edinmesinin nedenleri üzerinde de durulmalı. Kendilerinin takip edildiği veya dinlendiğine dair iddialarıyla ilgili, böyle bir şeyin olabileceği hususunda bir düşüncem yok. Böyle bir şey olamaz diye düşünüyorum. Ama kendisi çok önemli bir görevdedir. O nedenle onun bu konudaki beyanları, elinde deliller varsa bunların ele alınarak değerlendirilmesinde yarar olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki sade bir vatandaş dahi bir ihbarda bulunsa üstüne gidilmelidir. Ama resmen böyle bir şeyin olması mümkün değil. İçişleri Bakanımız açıklama yapıyor, Emniyet Genel Müdürümüz açıklama yapıyor. Ama kendisini bu izlenime, böyle bir intibaya iten nedenleri araştırmakta yarar olduğunu düşünüyorum.”

AKP Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya’nin iddialara ilişkin değerlendirmesiyse şöyle: “İlin valisi, emniyet müdürü, İçişleri Bakanı’nın beyanları aslolan beyanlardır. Detayını bilen arkadaşlarımız açık yüreklilikle bunun böyle olmadığını, böyle şeyin bahis konusu olmadığını ifade ettiler. Yanlış bir anlaşılma olduğunu İçişleri Bakanı ve yetkililer ifade ettiler. Şöyle miydi, böyle miydi dersek, meseleyi kurcalarsak rahatsızlık oluşturur.”

CHP ise konuyu soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

İlgili Başlıklar:
Anayasa Mahkemesi (177 haber)
AKPye Kapatma Davası (247 haber)






Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusu, Türkiye'de bir ilk: Hem cezaevi hem mahkeme... Ve sanık sayısı kalabalık Ergenekon, burada görülebilir:

Marmara'nın doğusu, Karadeniz Bölgesi, Eskişehir, Kars, Ardahan, Ağrı, Iğdır ile Ankara'nın kuzey ve batı çevrelerinde YAĞMUR da var; diğer yerler BULUTLU

39 yıl istemiyle dava açıldı, ancak Rahşan Affı’ndan yararlanıp kısa sürede çıktı. Af kapsamında olmayan suçlardan nasıl kurtulduğu ise bilinmiyor

Ergenekon zanlısı olarak gözaltına alınıp serbest bırakılan Tercüman Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi’ye Prof. Alemdaroğlu ile çekilmiş fotoğrafı ve Tolon’la yaptığı telefon konuşması soruldu

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY