|
|
16 Mayıs 2008 Cuma 10:03
|
Toplum
|
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Osman Paksüt’ün iddiaları üzerine harekete geçerek, resen inceleme başlattı
CHP de konuyla ilgili iki soru önergesi verdi
Hükümet kanadı ve Ankara Emniyet Müdürü, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt’ün ‘dinlenmesi ve takip edilmesi söz konusu değil’ derken, hâlâ yanıt bekleyen birçok soru var.
Türkiye, son 2 gündür AKP’nin kapatılması ve üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılmasına yönelik anayasa değişikliğinin iptali gibi kritik davalara bakacak olan Anayasa Mahkemesi’nin Başkanvekili Osman Paksüt’ün “takip ve dinlenme” tedirginliğine odaklandı.
Kendisini takip ettiğinden kuşkulandığı aracın polise ait çıkmasının ardından son 2 aydır takip edildiği kuşkusu yaşadığını anlatan Paksüt’ün tedirginliğini, Anayasa Mahkemesi üyelerinin yanı sıra yargının farklı kademedelerindeki çok sayıda yargı mensubunun da paylaştığı belirtildi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’ın, “Paksüt’ün dinlenmesi ve takip edilmesi kesinlikle söz konusu değil” şeklindeki açıklamalarına rağmen yanıt bekleyen sorular şöyle:
- Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt, sözkonusu (polise ait olduğu ortaya çıkan) aracın, Birlik Mahallesi’ndeki Devlet Lojmanları’ndan itibaren kendilerini takip ettiğini söyledi. (Emniyet açıklamasına göre) Uyuşturucu operasyonu nedeniyle Kavaklıdere’deki bir restoran çevresinde bulunması gereken araç, neden Birlik Mahallesi’nden harekete geçti?
- Sözkonusu araçta, yakından takip ettiği bir başka aracın içini dinlemeye yarayan teknolojik donanım bulunuyor muydu?
- Büyükelçilik görevi nedeniyle dinleme ve takip konularında büyük deneyimi bulunan Paksüt, neden sözkonusu araçtakilerin polis olabileceği düşüncesiyle olaya kendi müdahale etti? Neden saldırıya uğramayacağını, sadece dinlenmeye çalışıldığını düşündü?
- Paksüt, neden savcılığa suç duyurusunda bulunmak yerine Ankara Emniyet Müdürü’nü aramayı seçti?
- Araçtaki polisler, Paksüt’e kimlik göstermek yerine neden olay yerini terk etti?
- Paksüt’ün durumdan haber ettiği Ankara Emniyet Müdürü neden savcılığı aramadı? Aranması halinde olay yerine gelerek araçta inceleme yapma yetkisi bulunan savcılık neden harekete geçirilmedi?
lİki aydır izlendiğini söyleyen Paksüt’ün tespit ettiğini söylediği plakanın kaydına rastlanamadı. Plaka sahte miydi?
- Paksüt ve Paksüt gibi “koruma polisleri” bulunan diğer yargı mensuplarının takip edildikleri kuşkuları konusunda bugüne kadar herhangi bir araştırma yapıldı mı?
Bu arada, CHP konuyla ilgili iki ayrı soru önergesi verdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Osman Paksüt’ün iddiaları üzerine harekete geçerek, resen inceleme başlattı.
Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusu, Türkiye'de bir ilk: Hem cezaevi hem mahkeme... Ve sanık sayısı kalabalık Ergenekon, burada görülebilir:
Marmara'nın doğusu, Karadeniz Bölgesi, Eskişehir, Kars, Ardahan, Ağrı, Iğdır ile Ankara'nın kuzey ve batı çevrelerinde YAĞMUR da var; diğer yerler BULUTLU
Tetikçi olarak seçilen isim ise 'Sahte Yeşil' Osman Gürbüz müş
39 yıl istemiyle dava açıldı, ancak Rahşan Affı’ndan yararlanıp kısa sürede çıktı. Af kapsamında olmayan suçlardan nasıl kurtulduğu ise bilinmiyor
Ergenekon zanlısı olarak gözaltına alınıp serbest bırakılan Tercüman Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi’ye Prof. Alemdaroğlu ile çekilmiş fotoğrafı ve Tolon’la yaptığı telefon konuşması soruldu
|