|
|
22 Mayıs 2008 Perşembe 08:14
|
Toplum
|
Müjde Ar, 'Hâlâ mağarada yaşayan var' sözü için ifade verdi
TV'deki sözleri için Adıyamanlılar tarafından dava edilen Müjde Ar, "Suçsuzum, şikâyet yersiz" dedi
NTV'de yayınlanan Haydi Gel Bizimle Ol programında söylediği "Dağdaki çobanla benim oyum eşit olur mu" sözüyle tepki toplayan manken Aysun Kayacı'dan sonra, aynı programdaki sözleri nedeniyle oyuncu Müjde Ar ve yazar Pınar Kür de adliyelik oldu.
Müjde Ar "Hâlâ Adıyaman'da mağarada yaşayan insanlar var," Pınar Kür ise "oy eşitliğiyle" ilgili yaptığı yorum nedeniyle başlatılan soruşturmada savcılığa ifade verdi.
Adıyamanlılar tarafından savcılığa şikâyet edilen Ar'ın "basın yoluyla hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" suçları işlediği öne sürülmüştü. Kür ise "Oyunun eşitliğini bırak. Benim suyumu kesip onlara veriyorlar. Onlar kaçak su kullandıkları halde ben su parası veriyorum" sözleri nedeniyle şikâyet edilmişti.
Şişli Adliyesi'ne gelen Pınar Kür ifadesinde suça konu olacak bir şey söylemediğini belirterek "Kimseye hakaret kastım yoktur. Türk toplumuyla ilgili saptamalarda bulundum. Şikâyet dilekçesinde sadece şüpheliler arasında ismim geçmekte, ancak hakkımda suça konu somut bir şey bulunmamaktadır" dedi. Müjde Ar ise "Konuşmalarımda suç teşkil edecek herhangi bir söz, maksat, amaç, niyet söz konusu bile değildir. Şikâyet yersizdir" diye konuştu.
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin vapur, deniz otobüsü, deniz taksi ve feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Karaköy vapur iskelesinin kullanılmaz hale geldiğini hatırlatarak, ''Riskli bir durum, tekrar kullanmamız çok zor. Oradan çekilecek'' dedi.
ABD'nin Miami kentinde, bilgisayar kamerasıyla internette naklen intihar eden 19 yaşındaki gencin ailesi, intiharı seyredenlere bir şey yapmadıkları için büyük tepki gösterdi.
Sivas Belediyesince atık su problemine çözüm amacıyla yapımına başlanan ''Atık Su Arıtma Tesisi'' tamamlanma aşamasına geldi.
VE BUNLARIN NEREDEYSE TAMAMI, İSTANBUL'DA
İskelenin yerinde olmadığını gören İstanbullular, işlerine başka vasıtalarla gitmek zorunda kaldı.
|