|
|
24 Mayıs 2008 Cumartesi 11:37
|
Toplum
|
Lefkoşa-İstanbul seferini yapan Atlasjet uçağının biz KAÇIRILDIĞINI sanıyorduk; MEĞER...
BAKIN İKİ HAVA KORSANI, MAHKEMEDE KENDİLERİNİ NASIL SAVUNDU... FIKRA DEĞİL, GERÇEK:
Lefkoşa-İstanbul seferini yapan Atlasjet uçağını kaçırdıkları iddiasıyla, biri Filistin uyruklu 2 sanığın yargılanmasına İzmir'de devam edildi.
İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ikinci duruşmasında, tutuklu yargılanan Mehmet Reşat Özlü ve Filistin uyruklu Mümin Abdül Aziz Talikh ile avukatlar hazır bulundu.
Sanık Özlü, Talikh ile olaydan bir yıl önce KKTC'de diskoda güvenlik görevlisi olarak çalışırken tanıştıklarını, son bir ay da aynı evi paylaştıklarını anlattı.
El Kaide ya da başka bir yasa dışı terör örgütüne üye olmadıklarını belirten Özlü, haklarındaki iddiaları reddederek, şunları söyledi:
"Ben İstanbul üzerinden Urfa'ya gidecektim, Mümin ise ailesinin bulunduğu Cidde'ye gidecekti. Uçağa bindik. Uçak kalktıktan sonra tuvalete gittim. Döndüğümde Mümin'in ceketini hostese uzattığını gördüm.
Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben Mümin'e Arapça bir şeyler söyledim.
Bizim Arapça konuşmamızı yanlış anlayan hostes bağırmaya başladı.
Derdimizi anlatamadık. Daha sonra uçak inişe geçti. İnmesini biz istemedik, uçağı kaçırmadık. Olay yanlış anlamadan ve personelin paniklemesinden kaynaklandı. Yere indiğimizde hostes merdiven istedi.
Merdiven getirilmeyince uçakta bulunanlar panikle aşağı atladı."
Telefonla arayan babasının kendisinden teslim olmasını istediğini anlatan Özlü, "(Ben bir şey yapmadım ki teslim olayım) dedim. Bu nedenle teslim olmadım. 5 saat bekledik. Bir televizyon kanalı da hostesi aramış. Hostes bize, 'Sesinizi duyurmak istiyorsanız, alın konuşun' dedi. Öyle bir şey olsaydı televizyon kanalına konuşurduk" dedi.
Patlayıcı süsü verilmiş oyun hamurları konusunda ise Özlü, "Mümin, oyun hamurlarıyla yılan gibi bir şeyler yapardı. Bu onun hobisiydi. Uçakta neden yanındaydı bilmiyorum" diye konuştu.
Özlü, daha önce polis, savcılık ve hakim karşısında verdiği ifadeleri ise kabul etmedi.
Mümin Abdul Aziz Talikh ise tercüman vasıtasıyla, kendisine avukat tayin edilmesini ve Suudi Arabistan'da bulunan ailesine tutuklu bulunduğunun bildirilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, sanığa avukat tayin edilmesi ve bir sonraki duruşmada ifadesinin alınmasını kararlaştırarak, duruşmayı erteledi.
Atlasjet uçağı 8 Ağustos 2007'de Lefkoşa'dan kalkışından kısa süre sonra El Kaide terör örgütü üyesi olduklarını ve ellerinde bomba bulunduğunu söyleyen iki hava korsanı tarafından Tahran'a kaçırılmak istenmiş, ancak uçak Antalya'ya indirilmişti. Ellerindeki rehineleri bırakan zanlılar, daha sonra teslim olmuştu.
Sanıklar hakkında İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "silahla hürriyeti tahdit ve terör örgütüne üye olmak" suçlarından dava açılmıştı.
Antalya'da bulunan sanıklar, İzmir'e getirilmediği için ilk duruşmada ifade vermemişlerdi.
İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) A.Ş'nin vapur, deniz otobüsü, deniz taksi ve feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Karaköy vapur iskelesinin kullanılmaz hale geldiğini hatırlatarak, ''Riskli bir durum, tekrar kullanmamız çok zor. Oradan çekilecek'' dedi.
ABD'nin Miami kentinde, bilgisayar kamerasıyla internette naklen intihar eden 19 yaşındaki gencin ailesi, intiharı seyredenlere bir şey yapmadıkları için büyük tepki gösterdi.
Sivas Belediyesince atık su problemine çözüm amacıyla yapımına başlanan ''Atık Su Arıtma Tesisi'' tamamlanma aşamasına geldi.
VE BUNLARIN NEREDEYSE TAMAMI, İSTANBUL'DA
İskelenin yerinde olmadığını gören İstanbullular, işlerine başka vasıtalarla gitmek zorunda kaldı.
|