|
|
29 Mayıs 2008 Perşembe 12:42
|
Toplum
|
Sabah, Yeni Şafak, Star, Zaman ve Vakit, Remzi Gür'ün aldığı rüşvete teşebbüs cezasını HİÇ HABER YAPMADILAR
SERDAR TURGUT BU DURUMU AKŞAM GAZETESİNDEKİ KÖŞESİNDE ŞÖYLE PROTESTO ETTİ
Serdar Turgut, Sabah, Yeni Şafak, Star, Zaman ve Vakit'in Remzi Gür'ün aldığı rüşvete teşebbüs cezasına hiç yer vermemesini eleştirdi: Bu hale düşen gazeteler arasında en çok Sabah’ın düştüğü duruma acıyoruz. Onlardan da yapmak zorunda olduklarından gerçekten rahatsızlık duydukları yolunda işaretler alıyoruz.
Yandaş medya
İktidarın kendisine ‘yandaş medya’ yaratma çabası tam gaz sürerken, bir dizi teori ortaya atıldı.
Özellikle kendilerine el atılan medyada çalışan gazeteciler, bu gelişmenin değişikliğe neden olmayacağını, editoryal bağımsızlıklarına hiçbir şekilde darbe vurulmayacağını iddia eden yazılar yazdılar. Ortam müsait olduğu zaman da bu fikirlerini televizyonda beyan ettiler.
Bir iktidarın kendisine yandaş basın yaratma çabasının hem demokrasiye aykırı hem de tehlikeli olduğunu öne sürenler ise, editoryal bağımsızlığın zedelenmeyeceği iddiasının gerçekçi olmadığını ve mutlaka bir etkinin yakın zamanda görüleceğini söylemişlerdi.
Doğrusunu isterseniz editoryal bağımsızlığa hiçbir şekilde karışılmayacağını iddia etmek, yapılan işin mantığına da aykırıydı. Çünkü editoryal bağımsızlığa dokunulmayacaksa, yandaş medya yaratmak için o kadar çaba gösterilmesinin, paralar akıtılmasının da bir mantığı kalmayacaktı.
Eğer medyanın bağımsız olması gerçekten isteniyorsa, bazı gazetelerin belirli işadamları tarafından alınması için neden o kadar özen gösterildiği ve kuralların eğilip büküldüğünü anlatmak da mümkün olmayacaktı.
Nitekim bazılarımızın korktuğu sonunda oldu. Yandaş hale gelen medya haber kullanımında son derece seçici davranmaya başladı.
Bunun son örneği; Başbakan’a en yakın işadamı Ramsey’in patronu Remzi Gür’ün, eski CHP’li Mehmet Yıldırım’a rüşvet vermeye teşebbüs suçundan 10 ay hapse mahkum olduğunun haberi yandaş medyada tek satır halinde bile yer almadı.
Sabah, Yeni Şafak, Star gibi gazeteler bu haberi gazetelerine koyacak kadar önemli bulmadıklarından olacak ki; tek satır yok onlarda.
Bu kendi başına bir skandal da; acaba bu tür haberleri sansürleyenler bu yaptıklarının korumaya çalıştıkları insanlara gerçekten yararı olduğunu mu düşünüyorlar?
Haber akışının bu kadar demokratlaştığı bir dönemde ve dünyada gazeteye konulmayan haberin saklanabileceğini düşünmek için ya çok cahil ya da aptal olmak gerekiyor.
Biz bu hale düşen gazeteler arasında en çok Sabah’ın düştüğü duruma acıyoruz. Onlardan da yapmak zorunda olduklarından gerçekten rahatsızlık duydukları yolunda işaretler alıyoruz.
Örneğin; yazarları son zamanlarda durup dururken içki kültürü üzerine yazılar yazmaya başladılar. Bu yazılarla adeta ‘biz değişmedik, kimse bizi değişmeye zorlamıyor. Bakın içkimizi de içmeyi sürdürüyoruz’ demeye çalışıyorlar.
Tabii ki yeni patronları açısından bunun şu anda fazla anlamı yok.
Patronlar şu an Başbakan’ın ve iktidarın korunup kollanmasına odaklanmış durumda.
Gazeteciler bu görevlerini başarıyla yaptıkları sürece şimdilik içki içmelerine kimse karışmayacak. Bu konuda terbiye edilmelerine sıra sonra gelecek.
Yandaş medya gün geçtikçe kıymetsizleşiyor ve güçleneceği sanılan gazeteler hızla güç kaybediyor. Çünkü okuyucuları artık onları önemsememeye başladı. Olacağı konusunda daha önce uyardığımız her şey tek tek gerçekleşiyor.
Haklı çıktığımız için bu defa üzgünüz.
Serdar TURGUT
|
Yorumlar |
|
Levent Kayalı
-
29.05.2008 16:21
|
|
Serdar Turgut yazısında ZAMAN gazetesinden hiç BAHSETMEMİŞ. Nasıl oldu da, Başlıkta Zaman gazetesi de yer aldı, ilginç. Kaldı ki, Zaman gazetesinde bu haber yayınlandı. Nethaber editörleri, lütfen dikkatli başlıklar kullanın.
|
Çantadan 8.8 kg patlayıcı çıktı.
TSK, evli olmasına rağmen bir başka kadınla da birlikte yaşayan üsteğmene göz yummadı ve ordudan attı.
Istanbul- Ankara seferini yapan Cumhuriyet Ekspresi dün Bilecik'in Osmaneli ilçesi Selçuk köyü yakınlarında duble yol çalışması sırasında demiryoluna düşen kayaya çarptı.
Edebiyatçı ve Ağa Han Mimarlık Ödülü sahibi Nail Çakırhan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
... DİKKAT ÇEKTİ... DİKKAT ÇEKTİ...
Genelkurmay, 4 Ekim'den bu yana altıncı kez Hakurk'un vurulduğunu ve 31 hedefin havadan ve karadan vurulduğunu açıkladı.
|