|
|
10 Haziran 2008 Salı 06:45
|
Toplum
|
Babamı bir kez öpeyim, diye YALVARDI çocuk... ÖPTÜRMEDİLER
ADLİYE'de yürek parçalayan sahne... 7 yaşındaki Oğuz Bircan'ın babası Mustafa Gezer, 22 ay önce çete suçundan cezaevine girmişti
AKŞAM gazetesi bu haberi manşet yaptı:
Annesinin resmi nikahı olmadığı için hiç görüşemediler. Baba-oğul, Beşiktaş Adliyesi bahçesinde karşılaştı...
OĞUZ, jandarmaların arasındaki babasına sarılmak için koşmaya başladı. Ama bir jandarma onu yakaladı. Ne çocuğun, 'Babamı bir kez öpeyim' diye ağlaması, ne de babasının 'Bırakın sarılalım' yalvarmaları sonuç getirdi. Kucaklaşma izni verilmedi.
Devlet baba öptürmedi
7 yaşındaki Oğuz, 22 aydır cezaevinde olan babasına koştu...
“Bırakın, babamı öpeyim” diye ağlayan çocuk, jandarma ve polis engeline takıldı. Aylardır görmediği oğlunun gözyaşlarıyla yıkılan babanın “Ne olur izin verin” yalvarışı da fayda vermedi...
Beşiktaş’taki Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nin bahçesi dün bir baba ile aylardır görmediği oğlunun dramına sahne oldu. 7 yaşındaki Oğuz, çete davasından 22 aydır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan babası Mustafa Gezer’i görmek için kuzenleri ile adliyeye geldi. Küçük çocuk, babasının cezaevi aracından indirildiği sırada polis barikatını aşıp, hasretle adliye bahçesine koştu. Babasına ulaşmaya saniyeler kala jandarma tarafından tutuldu. “Ne olur asker abi, babamı sadece bir kere öpeyim” diye feryat eden Oğuz’un gözyaşları fayda etmedi. Yıkılan baba Mustafa Gezer “Aylardır içerdeyim. Bırakın bir kere öpsün. Onu koklayayım” dedi. Ancak izin çıkmadı. Oğuz, iki polis tarafından uzaklaştırılırken, babası ise hızla binaya sokuldu.
“ARTIK POLİS OLMAK İSTEMİYORUM”
‘Babamı öpmek suç mu?’ diyen Oğuz, yaşadıklarını gözyaşları içinde şöyle anlattı: “Soyadım tutmadığı için onu 2 yıldır göremiyorum. Yaşım küçük, duruşmaya almıyorlar. Onu çok özledim. Ancak mektuplaşarak hasret giderebiliyoruz. Geceleri hep babamı düşünerek ağlıyorum. Rüyamda bile olsa onu görmek için dua ediyorum.” Eskiden polis olmak istediğini belirten Oğuz “Bugün polisler beni kolumdan tutup dışarı attı. Artık polis olmak istemiyorum. Asker olsaydım da çocukları böyle ağlatmazdım” dedi.
DRAM İÇİNDE DRAM
ACI tablonun ardından yürek burkan bir aile dramı çıktı. Baba Mustafa Gezer’in cezaevine girmesinin ardından 5 çocuğunun sorumluluğu, evlere temizliğe giden anneleri Gülay Bircan’ın omuzlarına kaldı. İlköğretim 1’inci sınıf öğrencisi Oğuz ve kardeşleri ise anne ve babalarının nikâhsız olması, soyadlarının tutmaması gerekçesiyle cezaevine ziyaretçi olarak kabul edilmiyor. Çocuklar, yaşlarının küçük olması sebebiyle duruşmalara da alınmıyor. Çete davasında yargılanan ve 1 ila 122 yıl arasında hapis cezası istenen Gezer’in tahliye talebi reddedildi. Gezer, adliye çıkışında, gazetecilere ‘Çocuğumu sizin sayenizde göreceğim’ diye bağırdı. Babasının tahliyesini bekleyen küçük Oğuz ise babasına yine sadece seslenebildi.
Dündar Kılıç'ın torunu Onur Özbizerdik hakkında, yürütülen bir soruşturma kapsamında 'yakalama emri' çıkartıldı.
Org. Başbuğ, 'Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm vatandaşlarının bu tip tahrik ve provokasyonlardan uzak kalmalarını özellikle istiyorum' dedi.
Yasa dışı İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği yöneticisi Metin Kaplan müebbet hapse çarptırıldı.
Cem Uzan ile Ayşegül Uzan mahkemede yoktu, davanın tutuksuz sanıkları ve başka dava kapsamında aranan Kemal, Yavuz ve Hakan Uzan da yakalanamadıkları için yoktu...
Fazıl Hüsnü Dağlarca, 91 yaşında hayatını kaybetti.
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, ''Biz İran'dan dizi almayız, almadık ama dizi satarız. TRT dominant bir yayın kuruluşudur'' dedi.
|