|
|
10 Haziran 2008 Salı 00:49
|
Toplum
|
YÜZLEŞTİRME YAPILDI; SONUÇ BU OLDU: Katliam sanıkları birbirine düştü
Zirve Yayınevi katliamının 5 sanığı ilk kez aynı anda hakim önüne çıktı. Hepsi suçu Emre Günaydın'a attı...
Ağbaba İş Merkezi'ndeki ‘Zirve Yayınevi'ne geçen yıl baskın yaparak 1'i Alman 3 kişiyi bıçakla öldüren 7 sanıktan 5'i ilk kez aynı duruşmada hakim karşısına çıkarıldı.
Sanıklardan Emre Günaydın, bütün suçun kendisinin üzerine atılmak istendiğini ileri sürerek, bunları kabul etmediğini söyledi.
Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde daha önceki duruşmalara birlikte getirilmeyen sanıklardan Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir, Salih Gürler ve Hamit Çeker 7'nci duruşmada birlikte hakim önüne çıkarılıp yüzleştirildi. Önceki duruşmalarda Necati Aydın, Uğur Yücel ve Alman Tilman Geske'yi öldürmekle suçlanan sanıklar cinayetleri Emre Günaydın'ın işlediğini ve bu olaya Emre Günaydın'dan korktukları için katıldıklarını söylemişti. Geçen duruşmada dinlenen Emre Günaydın, suçlamaları kabul etmezken kendisinin sadece Alman uyruklu Tilman Geske’ye tokat attığını iddia etmişti.
Yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen tutuklu sanıklar, duruşmanın yapılacağı kata, daha sonra duruşma salonuna getirildi. Duruşmada savunma yapan Emre Günaydın, bütün suçun kendisinin üzerine atılmaya çalışıldığını iddia ederek suçlamaları kabul etmedi.
Duruşmayı Tilman Geske'nin eşi Suzanna Geske ile Uğur Yüksel’in annesi Hatice Yüksel de izledi. Zirve Yayınevi'nde boğazı kesilerek öldürülen Tilman Geske'nin, TED Koleji'nde okuyan oğlu Michal Janına ile kızı Lukas'ın bunalımda olduğu söyleyen ailenin avukatı İbrahim Kalı, çocukların durumlarını öğrenmek için okula yazı gönderdiklerini ve psikolojik danışmandan gözlemlerini anlatmasını istediklerini söyledi. Avukat Kalı, TED Koleji Psikolojik Danışmanı Duygu Geçgel'in gönderdigi yazıyı basın mensuplarına dağıttı.
Psikolojik Danışman Dygu Geçgel'in, öğrencileri Michal Geske ile ilgili yazısı şöyle: “Michal Geske okulumuza geldigi günden beri sorumluluk saygı, paylaşım, kendini ifade etme şekli ve kurallara uyma noktasından örnek öğrenci performansı sergilemiştir. Tüm bunların yanında akademik acıdan da başarılı bir öğrencilik sergilemiştir. Çocuklarda yakın bir kişinin kaybı ile birlikte gelen yas sürecinde aşamalar bulunmaktadır. Bunlardan biri de kaybı yok saymaktır. Michael babasının kaybına karşılık bulundugu yas sürecinde verdiği tepki babasının ölümünü yok saymaktır. Bu aşamada kişi acısını ifade etmez, duygularını bastırır. Normal rutin olaylara hiç bir şey olmamış gibi devam eder. Ancak, bu durumda kendisini içsel olarak büyük bir baskı ile karşı karşıya getirir. Tüm bunların sonucunda yaşanmamış acı ve ifade edilmemiş duygular kişide aşırı gerginlik ve bazı davranış bozukluklarına sebep olur. Michael Geske'nin o dönemde bulunduğu psikolojik durumun daha iyi anlaşılması için yaşadığımı paylaşmak isterim. Babasının vefatından sonraki gün okuldaki bir kaç öğrenten taziye vermek üzere evlerine gitmiştik. Michal orada bulunan bir branş öğretmenine dönüp şu soruyu sormuştu; ‘Öğretmenim yarınki ödevlerin ne?' Bunun dışında bu travmanın yansımaları Michal Geske de kimi zaman derslerde kimi zaman lavabolarda bir türlü dinmek bilmeyen ağlamalar şeklinde ortaya çıkmıştır.”
TED Koloji psikolojik danışmanı Duygu Geçgel, Tilman Geske'nin kızı Lukas Geske'deki, durumla ilgili olarak da şunları yazdı: “Birinci dönemin başında anne Suzanna Geske ile yapılan görüşmede Lukas'ın 2006 yılında ‘Hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı' tanısı doğrultusunda terapi alındığı öğrenilmiştir. Ancak, o yıl Lukas'ın duygusal, akademik bilişsel gelişimi ve aile ortamı göz önünde tutuldugunda ilaç kullanımına gerek duyulmamıştır. Var olan içe dönük yapısı nedeniyle duygularını çok az paylaşan Lukas Geske'nin bulundugu yas sürecindeki duygusal dışa vurumları kimi zaman bir ders anında kimi zaman babasının mahkemesinin görüldüĞü günlerde şiddetli bir ağlama krizi ile ortaya çıkmıştır. Ayrıca derslerindeki başarısızlık benlik algısında zayıflamalara ve öz güven kaybına sebep olmuştur.Tüm bu seseplerden dolayı Lukas Geske kendisine tanısı konulan hiperaktivite ve dikkat bozuklugu rahatsızlığında var olan tedavi süresince iyleşme göstermediği için ilaç kullanmaya başlamıştır. Babanın kaybı Lukas'ı duygusal, biliçsel sosyal ve kişilik gelişimi acızından fazlasıyla olumsuz etkilemiştir."
DURUŞMA 8 SAAT SÜRDÜ
Malatya'da 18 Nisan 2007'de ‘Zirve Yayınevi’ni basarak Necati Aydın, Uğur Yücel ve Alman Tilman Geske'yi vahşice öldüren 5’i tutuklu 7 sanığın 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşması 8 saat sürdü. Katliamın zanlıları tutuklu sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir, Salih Gürler ve Hamit Çeker ile tutuksuz sanıklar Kürşat Kocadağ ve Mehmet Gökçe ilk kez birbirleriyle yüzleştirildi. Duruşma boyunca yanlana oturmalarına karşın aralarında mesafe bulunan sanıklardan Yıldırım, Özdemir, Gürler ve Çeker, katliamın planlayıcısı olmakla suçladıkları Emre Günaydın ile yüzyüze gelmeye özen gösterip bakışlarını kaçırdılar. Sanıklar birbirleri ile ilgili konuşurken de yüz yüze gelmemek için sadece hakime bakarak konuştular.
GÜNAYDIN: BABALARI KIZ EVLAT YETİŞTİRMİŞ
Saat 10.00'da başlayıp 18.00'da sona eren duruşmada sanıklar, hakimlerin sorularını yanıtladı. Emre Günaydın, bir önceki duruşmada verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirterek, alehinde olan ifadeleri kabul etmediğini söyledi. Sanıklar, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir, Salih Gürler ve Hamit Çeker’in kendisini suçlamalarına sinirlenen Emre Günaydın, “Benden korktukları için olaya geldiklerini söylüyorlar. Babaları erkek evlat diye kız evlat yetiştirmişler. Etek giyip mahkemeye gelsinler” dedi. Sanıkların mahkemede verdikleri ifadeler tek tek okunarak, başka söyleyecekleri bir şey olup olmadığı soruldu. Bu arada ifadelerdeki çelişkiler de sanıklara sorularak bilgi alınmaya çalışıldı. Sanıklar, suçlamaları kabul etmediler.
BAYAN GESKE, GÜNAYDIN'I İNCELEDİ
Duruşmaya katılan Tilman Geske’nin eşi Suzanna Geske'nin, katliamın planlayıcısı olmakla suçlanan Emre Günaydın’ın her hareketini gözleri ile takip edip, zanlıyı incelemesi dikkati çekti. Emre Günaydın da zaman zaman, başını çevirip izleyicilerin oturduğu bölüme baktı. Ancak, Suzanna Geske ile göz göze gelmemeye özen gösterdi.
YILDIRIM, TEHDİT EDİLDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
Mahkemenin karar için ara verdiği sırada sanıklar birbirleri ile konuşmadı. Duruşma salonundan çıkarılan sanıklardan Abuzer Yıldırım, bu sırada Emre Günaydın’ın, “Dışarda seninle görüşürüz” diyerek tehdit ettiğini öne sürdü.
Malatya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 8 saat süren 7'inci duruşma, eksikliklerin tamamlanması için 4 Temmuz tarihine ertelendi. Duruşma sonrası, sanıklar yoğun güvenlik önlemleri altında cezaevine gönderildi.
İlköğretim ve liselerde okuyan toplam 14 milyon öğrenci ve 662 bin öğretmen 3 aylık yaz tatilinin ardından ders başı yapacak.
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un Güneydoğu ziyaretine ilişkin halkla iç içe olduğu 8 adet fotoğraf, Genelkurmay’ın sitesine konuldu.
Belediyeden yapılan açıklamada, kalitesi ve fiyatı nedeniyle yoğun ilgi gören memba suyu istasyonlarının kapasitesini artırıcı çalışmalara başlandığı, istasyonların çalışma saatlerinde değişikliğe gid
3 gün içinde yaşanan depremler için uzmanlar yine “Büyüğü yolda”, “Tehlike geçti” diye bölündü
Şanlıurfa’da bazı vatandaşlar, "deprem olacak" söylentileri nedeniyle geceyi dışarıda geçirdi.
Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Aşağı Alican köyünde cinnet getiren kişi, babası, ağabeyi ve yengesini öldürüp annesi ile kardeşini yaraladıktan sonra intihar etti.
|