|
|
04 Temmuz 2008 Cuma 16:53
|
Toplum
|
Ömer Ulusoy hakim karşısında
Akdeniz Üniversitesi'nde meydana gelen olaylarda tutuklanan toplam 23 kişi yargılanmaya başladı. Elinde silahla ateş eden Ömer Ulusoy, "gazetecilerin orada ne işi vardı" dedi
Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesi içerisindeki Akdeniz Öğrenci Yurdunda önünde 6 Nisan tarihinde öğrencilerin yanı sıra, üniversite dışından tabanca, satır, bıçak gibi aletlerle yerleşkeye gelenlerin karıştığı olaylarla ilgili olarak, tutuklanan yada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şüpheliler Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hakim karşısına çıkıyor.
Bugün sabah saatlerinde Antalya F tipi cezaevinde tutuklu olan, aralarında Ömer U. ve Ahmet B. de bulunduğu 23 kişi cezaevi araçlarıyla Antalya Adliyesi'ne getirildi.
Antalya adliyesinde görülen davada tutuksuz yargılananlarla birlikte toplam 46 kişi "Adam öldürmeye teşebbüs, silahla birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit, suç işlemeye alenen tehdit, kamu malına zarar verme, adam bıçaklama ve 3136 sayılı yasaya muhalefetten yargılanıyor.
Sanıkların yargılandığı ilk duruşma, sanık sayısının fazlalılığı nedeniyle, Antalya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başka davaların duruşması yapılmadı. Ömer Ulusoy duruşmaya sakalsız, bıyıksız, çizgili gömlek, kravat ve siyah takım elbiseli olarak katıldı.
Duruşmaya sadece sanıklar, avukatları ve gazeteciler alındı. Zanlılardan ilk olarak, öğrenci olmadıkları halde olaylara karışan ülkücü oldukları idda edilenlerin ifadesi alıdı.
İlk ifadeyi veren provokatör Ömer Ulusoy, mahkeme başkanının, “6 Nisan günü öğrenci değilsin, ne işin var orada, seni kim çağırdı?” sorusuna, “Bizim arkadaşlarla birlikte, bu olaylar nedeniyle oraya gittik” yanıtını verdi. Hakimin, “Öğrenci değilsin, ne işin vardı senin orada?” diye tekrar sorması üzerine Ulusoy, “Gazeteciler de oradaydı, onların ne işi vardı?” cevabını verdi.
Savunmasına devam eden Ulusoy, “Orada olaylar vardı. Bayram yapmışlardı. Arkadaşlar yardıma çağırınca oraya gittim. Ben havaya ateş ettim. Üniversiteye girer girmez, kendimizi olayların içerisinde bulduk. Havaya ateş etmek zorunda kaldım. Onlar sol grup değil, PKK'lı. Bize doğru saldırdılar. Kaçmak için ateş ettim. Görüntülerde de var. Kaçmaya çalışıyordum. Yaklaşık 7- 8 el ateş ettim. Kastım olsaydı, mutlaka birilerini vurur veya yaralardım. Üzerlerine ateş ederdim. Ayrıca kimseyi suç işlemeye teşvik etmedim. Daha üniversiteye girer girmez olayların ortasında kaldım” diye konuştu.
Hakimin “10 sayfa poliste, 7 sayfa savcılıkta ifade vermişsin. Bunlar doğru mu?” sorusuna Ulusoy, “Belirli kısımları doğru, belirli kısımları değildir” yanıtını verdi.
Fotoğraflarda görülen kişinin kendisi olduğunu kabul eden Ulusoy, polisin kendisini yakalamadığını, 3- 4 gün sonra teslim olduğunu söyledi. Ulusoy, “Olayda kastım yok. Olaylarla alakam da yok. Sonradan gittim oraya. Tabanca bana ait. Hasmım var. Sabıkalıyım ben” dedi.
Kampus içerisindeki olaylarda tabancayla 9 el ateş ettiği tespit edilen Ömer Ulusoy, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle ‘öldürmeye teşebbüs’, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle ‘suç işlemeye tahrik’ ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle ‘silahlı tehdit’ suçlamaları olmak üzere 3 ayrı suçlamayla ilgili toplam 13 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle, olaylara karıştığı iddia edilen öğrenciler ve üniversite dışından gelen zanlılar da ‘kamu malına zarar verme’ ve ‘suça tahrik’ suçlamalarıyla yargılanıyor.
... DİKKAT ÇEKTİ... DİKKAT ÇEKTİ...
Genelkurmay, 4 Ekim'den bu yana altıncı kez Hakurk'un vurulduğunu ve 31 hedefin havadan ve karadan vurulduğunu açıkladı.
Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Aktütün Jandarma Sınır Karakolu'na terör örgütü üyelerince düzenlenen saldırıda yaralanan Piyade Er Veysel Kızılay, tedavisinin tamamlanmasının ardından Antalya'nın Kumluca
''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuklu bulunan emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Silivri Ceza İnfaz Kurumu'na nakledildi.
Erzincan’da 4 katlı iş merkezinin terasına çıkıp iple kendini asan 37 yaşındaki Hüseyin Polat’ı polisler son anda ölümden kurtardı.
Aktütün saldırısı sonrası ekrana çıkıp köyünün sesi olan küçük Çiçek Aysal, ’susması tavsiyesiyle’ verilen onca hediyeye rağmen, susmadı.
|